--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fe eyne tezhebûn?

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
45

“Gelecek çok farklı olacak, geçmişe hiç benzemeyecek” diyoruz ama, yeni dünya için ne gibi bir hazırlığımız var.. Birilerinin kapımıza getirdiği projelerin altına imza atmak mı? 5G mi, alçak irtifa uydusu projesine destek vererek siz 20.000-40.000 yapın 20 bize yeter mi diyeceğiz, bu suça ortak mı olacağız? Uzayın işgaline göz mü yumacağız. Korona komplosunun 2. Adımı olan “Aşı kumpası”na balıklamasına dalmak nasıl bir şey? Orada global kısırlaştırma komplosuna karşı durabilecek misiniz!

Robotlar geliyor; bu kadar öğretmeni, şoförü, işçiyi, memuru ne yapacaksınız? Bu kadar okula ne gerek var. Çocuklara ezberlettiğimiz bilgiler çöp oldu ve öğrenme-öğretme teknikleri değişti/değişiyor. Pazar değişti. AVM’ler ne olacak. Emek ve enerji artık sudan ucuz. Peki biz bu işin neresindeyiz, neresinde olmalıyız. Bu gidişattan memnun muyuz ya da karşı mı çıkmamız gerekiyor. Bu konuda kim ne diyor? Hangi parti, hangi üniversite kimin derdi var bu konuda. Bunun teolojisi, felsefesi, hukuku, ahlakı ne olacak. Ekonomisi, siyaseti, üretim teknolojisi, pazarlaması, evet bunlar konusunda hangi meslek örgütü bir çalışma yapıyor. SİAD’ların, Odaların, Sendikaların bu konu ile ilgili bir gündemleri var mı? Sanatçılarımız, STK temsilcileri, Diyanet, cemaat ve kanaat önderleri, basının bu konuda söyleyecek bir sözü var mı?

Yeni süreçte insan Siborg’a dönüşürken Homo Sapiens geçmişte kalan bir tür olarak mı hatırlanacak. Yani insan Noah Harari’nin dediği gibi türünün son örnekleri mi? İnsan yeniden mi inşa ediliyor. Ekonomi, Siyaset, hayata dair her şey “veri”den bir ibaret! Para, piyasa ekonomi, her şey yeniden yapılandırılacak. Farkında mısınız, batı eski sistem yeni teknolojiler üretmiyor. Çünkü her şey değişecek. Yeni kırallar, veri aristokrasisi içinden seçilecek. Artık beyninize yükleme yapılabiliyor ve düşünceleriniz kaydedilebiliyor.

Eskiden sermaye küçük bir gruba aitti. Toprak ağaları vardı, peki şimdi ne olacak?. 

Sahi nüfus politikamız ne olacak? 

Yeni bir aristokrasi doğuyor: Bilgi aristokrasisi. Bilgi guruları olacak. Bakın, yasama, yürütme, yargı değişecek. Artık canlı hücrenin içine girildi, maddenin yapısı çözüldü ve uzayı fethe çıktık. Artık organizmalara da müdahale edebiliyor, onları bir anlamda ‘hack’leyebiliyoruz. Makineler değil artık insanları ve hayvanları da hack’leyebileceğiz, Chip’ledikten sonra.. Artık hiçbir şeyimiz gizli kalmayacak. Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik aleminde modellenebileceğiz.

Genom icad olduktan sonra artık organizmalar birileri için bir algoritmadan ibaret. Harari’nin dediği gibi biyokimyasal verileri elektronik sinyallere çevirerek bilgisayarlarda analiz edilip dönüştürülebilecek. Birileri bırakın söz ve davranışlarımızı bizim farkında olmadığımız zihinsel ve biyolojik reflekslerimizi raporlayabilecek. 5G bunun için gerekli, alçak seviye uydularına bunun için ihtiyaçları var. Oradan bütün dünya büyük gözaltına alınacak, yeraltına kadar her şey, sadece insan değil, hayvanlar, bitkiler, partikül, hava, gaz, akışkanlar her şey izlenebilecek. Böyle giderse ‘dijital bir diktatörlüğe hazır olun. Demokrasi, Cumhuriyet, Laiklik, Ulus, bunların unutun, bu gidişle yeni dünyada bunların karşılığı olmayacak. Harari öyle diyor: Bu tasarı, göklerdeki Tanrı’nın değil; bulut sistemlerini kullanan şirketlerin aklının eseri..

Organik ya da inorganik, ne fark eder, artık ikisi bir arada. İnorganik maddelerin dengesi, organik yapıları dönüştürebilir.. 

Yasama, yürütme, yargı her şey değişecek. Bir kez bu yolculuğa çıktığınızda, geri dönüş nerede ise mümkün değil. Ya bütün insanlık ortak bir kararla bu teknolojileri yok edecek ya da bu teknolojilere sahip olanlar diğer insanları teslim alacaklar. Bu konu maalesef toplumda konuşulmuyor. Yığınlar kendilerini nasıl bir dünyanın beklediğinden habersiz. Gözümüze Korona maskesi takıldı, eve hapsedildik, uzay işgal ediliyor, yeni dünyanın temelleri atılıyor. Siber ordular için altyapı hazırlanıyor. Bu süreç tamamlandıktan sonra “Hayır” demenizin bir faydası olmayacak. 21.YY bitmeden bugünkü insanlık ve medeniyet, şehirler Nuh tufanı öncesi kadar eskilerde kalmış bir uygarlık olacak.  İnsanlığın değil tüm yaşamın geleceğini ilgilendiren bir açmaz. 

Yeni teknolojinin hedefinde insan beyni var. Bu yeni dönemde insan mı robotların biyonik parçası haline gelecek, robotlar mı insanın elektronik protezi olacak. Kim kimi yönetecek.  

Artık kişi, topluluk, devletler, örgütler, hiç kimse güvende değil. STK, Media, sağlık alanında çalışanlar kendi yok oluşlarına giden yolun parke taşlarını döşüyorlar. İnsanların bu tehlikeli sürüklenişlerine dur demeleri gerekenleri suni gündemlerle oyalıyorlar. Size sağlıklı bir dünya vaad edenler, yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat vaad edenler aslında cehennemin yollarını kendi yalanları ile döşemeye devam ediyorlar. Sorsanız onlar “ıslah ediciler” ama onlar aslında bozguncuların tâ kendileridir.  Biz, bir yandan dünün silah ve endüstrisi ile ilgili olarak başarılarımızla övünürken, bir yandan onların açtıkları kapıdan yürüyerek, onlara meşruiyet kazandırmak isteyenlerin kazdıkları tuzaklara düşüyoruz diye endişe ediyorum. Zira son pişmanlık fayda vermez!.

“Durun kalabalıklar, bu sokak çıkmaz sokak / Haykırmak istiyorum kollarımı makas gibi açarak / Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden”.. Selâm ve dua ile. 

 

Yorumlar

(45)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa Rasi Uysal

19 Haziran 2020 17:36

Abdurrahman hocam fevkaladenin de fevkinde bir isabetle muazzam bir tespitte ve gelecek öngörüsünde bulunmuş. Ancak, maalesef corona virüs meselesi salt bir hastalıktan ibaret görülmekte ve "maske", "el dezenfektanı" ve "fiziki mesafe" kavramları havada uçuşuyor. Elon Mask, dünyada internet daha iyi çeksin diye mi yakın atmosfere 42 bin adet uydu göndermeyi planlıyor. Yakın atmosfere hakim olmak iklime, telekomünikasyona ve insan beynine hakim olmak demektir. Camilerimizde sela vermek dışında hiç böyle bir uyarıda bulunan imam gördünüz mü?! Tıp doktoru gördünüz mü?! Siyasetçi gördünüz mü?! Bürokrat duydunuz mu?! Keza, Abdullah ÇİFTÇİ ve Ertan ÖZYİĞİT gibi değerli stratejistler de Abdurrahman Hocamız gibi kaliteli tespit ve gelecek öngörüsünde bulunuyorlar. Hocamızın bu kıymetli tespitlerini paylaştığımız yakın çevremiz bile beyinleri uyuşmuş gibi aval aval bakıyorlar yüzümüze...

mavii

13 Haziran 2020 02:11

yazılarınızda hep bir uyarı hep bir sorun çözüme dair bir tek öneri yok . Karamsar bir inançtan öteye gidememekte . Sonuçta dünyada tüm olacaklarda bir kader degil mi ? Bütün herşey sınav dünyasına dahil o zaman bu kadar karamsarlığa gerek yok .

Senay dogan hanım bilir nede olsa kayserili

11 Haziran 2020 12:14

aklım yetiyor gücüm yetmiyor. bir filimde baba ogluna, gözünde canlandırdıgı hayalini bak oglum ben görüyom sende görüyormusun dediginde, ancak baba serap misali çölde su görüyordu. belki akp farklı hizmet vermek amacıyla ihtidara talip oldu. fakat bunu başkandan başkası onun gibi düşünmeyip kimi emekliligi kimi tahsilinin karşılıgı kimi hangi kuruluşa yardım amacıyla acısıyla tatlısıyla hızlı giden sayın erdoganı kendi karekter seviyesine çekerek, akp kimyası degişti olansayın erdogana fatura kesildi evlatlar şımarık hırf ihtidarın nimetlerinden faydalanıp, akp resmi kendini anlatamadı okuyanda tersinden ve işine geldigi gibi okudu nasıl özalı anar olduksa. sayın erdoganı da fark ettigimizde O olmaya bilir, kim bilir gayıbı Allah bilir. buna düşman sevinir.

Dertli

11 Haziran 2020 01:16

Allah razı olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun. Destekliyoruz sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz inşallah. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacak

Sayın dilipak

10 Haziran 2020 23:20

bugünki makale hepsinden, farklı ben begendim. belki başkaları ben dahi çok denedik, bizimksi neden dandik?

Cenk

10 Haziran 2020 23:02

Aşıyla kimseye çip takılamaz bu bir. Anladığım kadarıyla çip nedir bilen yok. 5G insana zararlı değil, tersine daha paylaştırıcı ara birim yerleştirileceği için kısa dalganın etkisi daha azalacak. 

Ali

10 Haziran 2020 21:07

Biz sadece ayak uyduracağız, Allah’ın izniyle

emre

10 Haziran 2020 16:27

“DİYANET KENDİ DEĞERLERİNE YABANCILAŞMIŞTIR” Diyanet İşleri Başkanlığı’nın manevi değerleri yaşatacak bir yapıda ithal ürün talep etmesine anlama anlam veremediğini belirten ... şunları kaydetti: * Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Elazığ’da 58 milyon 700 bin lira ihale bedeliyle yaptırdığı Harput Külliyesi’nin bahçesinde kullanılacak yüzlerce peyzaj bitki ve ağaç için yapılacak ihale şartnamesine “ithal” şartı koyulmuştur. Kendi değerlerine yabancılaşan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Harput Diyanet Külliyesi inşaatında ekonomik kriz içerisinde üretim yapmak için büyük zorluklarla mücadele eden ağaç ve peyzaj ürünleri üreticilerimizin ürünlerinin tercih edilmeyip, yerli ürün yerine -her fırsatta ‘'yerlilik ve millilik'' vurgusu yapan hükümete ve 2018'de Cumhurbaşkanı'nın yayımladığı Tasarruf Ve Yatırım Genelgesine rağmen- yabancı ürün ısrarında bulunması anlaşılabilir değildir. * Diyanet İşleri Başkanlığı gibi ülkemizin milli ve manevi değerlerini temsil eden bir kurumumuzun yerli malı kullanmaması, gereksiz ve anlamsız harcamalar yapması milli ve manevi değerlerimizle örtüşmemektedir.

Egeli

10 Haziran 2020 15:33

Hiçbir şey aynı kalmaz.ilk insanların tipine bakın bide şimdiki insanların.teknolojide maalesef cook gerilerdeyiz.ileri gitmeye de niyetimiz yok 

özlem

10 Haziran 2020 15:27

Biz ne yapabiliriz? Devlet, hükümet 5G ye karşı durmalı. Bu kadar tehlikesi biliniyorken izin vermemeliler. Cumhurbaşkanına 5G ye karşı raporunuzu sunun akil yazarlar vb. Vatandaş olarak sizi destekleriz.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle