--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dur yolcu!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
62

“Yaşayan ölüler” geliyor. Şair der ya; “Nefes alıp vermekle canlı mı sayılır sanki şerir / Demirci körüğü de hava alır ve verir”. Gidişat iyi değil. Biz ahir zaman Peygamberinin ümmetiyiz. Fitne zamanıdır. İhtirasla istediğimiz, iktidar ve servet başımızın belası oldu. Hz. Ömer’in, İran’ın fethinden sonra ganimetle zenginleşen Müslümanların dönüşümünü görüp hayıflandığı gibi bir durumla karşı karşıyayız. Kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyoruz sanki. Acil işleri sürekli erteleyerek zaman kazandığımızı sanıyoruz. Oysa zaman kaybediyoruz ve giden zaman geri gelmeyecek. Aileyi ve gençlerimizi yani geleceğimizi kaybediyoruz.

CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi ile cinsiyetsizleştirilmeyi kabul ettik. Artık “Şahıs”, “Ferd” ya da “Kişi” değiliz. Bireyiz! Soyut, yalıtılmış ve yalnız. Biyolojik bir “var”lık. O sadece “ID”si ile tanınan bir organizma! “Cinsiyet”i de yok, “Unisex”. Üretilen, eğitilen, donatılan, görevlendirilen bir biyonik robot! Baba gen bankasından alınmış, anne de öyle, taşıyıcı anneden sonra bir yapay rahimde olgunlaştırılmış, kuvözde dünya ile tanışması planlanmış, bir robotun memesinden “endüstriyel, programlanmış, hormon, enzim değerleri ayarlanmış sütle beslenmiş”, sonra kreşte biyolojik olgunluk testinden sonra  mental kimlik programına alınarak “üretilmiş bir birey”den söz ediyorum.

Prof. Dr. Hasan Yetim’den bu halimizi anlatan  “Aha çözüm bekleyen meselemiz “ başlıklı bir mesaj aldım geçen gün. İNG Bank’ın korona günleri öncesinde çalışanlarının ve müşterilerinin katıldığı bir “Uluslararası Ticaret Semineri”nde konuşan “E.Hermes”in baş ekonomisti “Ludovic Subran” konuşma yapmış. Yetim de onu özetleyip, yeniden düzenleyip göndermiş. Onun Subran’ın konuşmasına yaptığını, ben de Yetimin mesajına yaptım. (Umarım bağışlar). Evet dünya değişiyor. 19.YY sonunda, savaş yıllarında, Kapitalizm, Komünizm ve Faşizmin gölgesinde oluşan kavram ve kurumlarla 21. YY’ı açıklayamazsınız, anlayamazsınız. Ekonomi, siyaset, toplum hayatı, her şey değişecek. Değişiyor. Peki bu değişim ne yönde ve nereye kadar ve nasıl olmalı. Bu konuda kim nasıl bir hazırlık içinde? Bu konuda, büyük ölçüde tam anlamıyla bir acziyet ve fikri sefalet içinde dünya! Bir emrivaki ile karşı karşıyayız. 2000 sonrası doğan Z kuşağı anne-babasını anlayamıyor, anne-babası da o kuşağı. Alışılmışın dışında reaksiyonlar veriyorlar. Görünen o ki, onları anlamadan dünyanın seyrini anlamamız zor. Gezi parkı olayı yaşandığında Z kuşağı ilkokul son sınıftaydı! Meydanlara çıkanlar X ve Y kuşağındakilerdi.

Bu gençlerin vasıfları ve zihniyeti nedir? İnternet, sosyal medya, kahve, fastfood ve bilgisayar oyunu gibi “bağımlı”lıkları var. Din, mezhep, tarikat, ideoloji, tarih, gelenek, akrabalık, arkadaşlık gibi aidiyetleri neredeyse yok gibi. Onları “kendi” yapan, başkalarından ayıran “alamet-i farika”ları yok gibi. Marka ürünler ve futbol taraftarlığı, moda akımlar, sanal cemaatlar gibi grublara “takılıyorlar”. Kalabalıklar içinde yalnız yaşıyorlar. İçinde yaşadıkları cemiyetten kopuklar. Yalnızlar, bakışları donuk, sanki her şeyden kaçıyorlar, intihardan ve şiddetden çekinmiyorlar. Dünya vatandaşı olmak ve dünyayı gezmek istiyorlar.. Din ve ideolojinin boşluğunu, ihtiyaç duyduklarında vijdanla doldurmaya çalışıyorlar. Bu tavırlarını hayvan, çevre ve insan haklarına konusunda daha kolay dışa vuruyorlar.. Sözde aktivistler. Algı oluşturan merkezlerin güdülediği bir kollektif davranış refleksi ile hareket ediyorlar. Dikkatleri birkaç dakikayla mahdut, düşünmeden ani kararlar alıyorlar, mesleki kariyerleri dışında algı ve tahlil kabiliyetleri çok zayıf, ilgisiz. Okumak yerine resim ve video izlemeyi tercih ediyorlar ve sosyal mediaya takılıyorlar. Emojilerle iletişim kurmayı “(bilişmeyi, tearüf etmeyi, empati yapmayı değil) tercih ediyorlar.. Hangi partiden olursanız olun, bu durum hepimizi ilgilendiriyor.

Bunların çoğu adrenalin tutkunu. Haz peşinde koşuyorlar. Çileyi akıllarına bile getirmiyorlar. Vijdan dinlerinin yerini almış. Kutsala karşı agnostik  takılıyorlar. Geçmiş ve gelecek tasavvurları yok. Mesai olsun istemiyorlar, kapalı yerden sıkılıyorlar. Tik’leri ve alerjileri var. Hobileri, fobileri var. Uzun vadeli iş ve programlardan sıkılıyorlar. Evlenmek istemiyorlar. “Yaşasın birlikte yaşam”!? Kimin ne zaman canı sıkılırsa tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna. Çocuk istemiyorlar. Köpek beslemek daha kolay ve ekonomik. Çabuk boşanıyorlar. Devam evliliklerde mutluluk katsayısı çok düşük

Teknoloji bağımlısıdırlar. İletişimi özgürlük zannediyorlar.. Yeme-içme, eğlence ve seyahate para harcıyorlar. Ama yardım etmek, ev sahibi olmak gibi düşünceleri yok. Uzun vadeli planları yok. Moda trendler, cazib işlerde çalışmak istiyorlar! Bir fırsatını bulup köşe olmak hayalleri vardır. Anı yaşıyorlar. Tasarruf yapmıyorlar, kimseye hesap vermek ya da risk almak istemiyorlar. Bu gibi durumlarda hemen demoralize oluyorlar. Evet, Gezi’dekiler X ve Y kuşağındakilerdi. Şimdi sahneye çıkanlar Z kuşağı dediklerimiz. Konuşmaları, kıyafetleri, davranışları çok farklı bir nesil geliyor. Bunları sadece Amerika’da, Fransa’da, Kore’de, Endonezya’da görmüyorsunuz, İran’da, Türkiye’de ve artık Suudi Arabistan’da da varlar. Kim bunlar dedikleriniz sizin kreş beslemesi, okul yetiştirmesi, din ve ahlak’ı “kültür” diye öğrenen, “değerler eğitimi” verdiğinizi sandığınız, sizin çocuklarınız.

Kim bilir belki de onlar Dr. Yetim’in dediği gibi,  “her yerde karşımıza çıkan, seslerini ve ayak seslerini daha çok duymakta olduğumuz ‘isyan’kâr bir nesil. Önce kendileri değişti şimdi bu değişimi gerçekleştirmeye çalışanların ‘gönüllü ordular’ı onlar.. Kendilerini idare edenlerin maksatlarını anlamak gibi bir dertleri yok. Sonunu göremedikleri maceralara hazırlar. Daima daha fazla hak ve özgürlük talep ediyorlar. Bunlar kim mi? Filmlerde görmeye alıştığımız, Zombiler”.

Bu nesil bizim eserimiz. Övünün övünebildiğiniz kadar! 

Selâm ve dua ile..

 

Yorumlar

(62)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İdris GÜLBAY

28 Haziran 2020 01:34

Z- Kuşağı ile ilgili ''DUR YOLCU ! " makalenizi kaydettim. Z-KUŞAĞI dosyasına benzerlerini kaydedeceğim . Ama hocam keşke ''Bu nesil bizim eserimiz. Övünün övünebildiğiniz kadar!" şeklinde bitirmeyip ALTERNATİF üretseydiniz. İstifade ederdik. Sizi takip etmiyorum. Ancak anladığım o ki bir şeylere küstürmüşler. Arkadaşlarımın paylaşımı sonucu ulaştığım bu makalenin " ÇÖZÜM" şeklindeki devamını bekliyoruz ان شاء الله مع السلام و الدعاء

Medine Yaprak

16 Haziran 2020 00:43

Söyledikleriniz çok doğru.ben de büyük adaletsizliğe uğrayan bir öğretmenim.2014 teki bankasyadaki hesabımdan dolayı işimden atıldım 9 ay cezaevinde kaldım.masumiyetimi kimseye ispatlayamadım.Allah herşeyi bizden daha iyi biliyor.öteki dünya da var.

Albayrak

14 Haziran 2020 13:18

Yok Suriye girmişiz yok Lübnan'a girmişiz adamın YORUM yapısına bak bu Suriye binlerce kilometreden gelen ABD mi yoksa bizmi Fransa nın ingiltenin Avrupa'nin bu ülkede ne işi var diyemiyor da Suriye girdik diyor Suriye girdikte ondan mı milyonlarca sına bakıyoruz Lübnan da ise aynı ülkeler Avrupa bide araplar var mesru hükumeti yok say darbe yap sonra ne işin var de biz her 10 yılda darbe yapan p.. C lerden öyle zihniyetler den çok çektik darbe yapan. O.. Bu çocuklarına ve yapacak veya yapmak isteyen sütü bozuklara da gozdagidir artık bu dirayetli millet masumun yanında dev uyandı hem içeride hem Disarda artık biz varız biz olmadan dünya artık eskisi gibi olmayacak dünyanın neresinde olursa olsun nerede ne masum mazlum ezilen varsa gönüllerinde TÜRK olacak umudu olacak bu millet geçmişte olduğu gibi gelecektede söz sahibi olacaz tekrar bizim parayla pulla işimiz olmaz biz adalet için yasar ALLAH için savaşırız...

Albayrak

14 Haziran 2020 11:51

YORUM başlıklı kanı bozuk haysiyeti olmayan zavallı genelevleri alkol fabrikaları yapan kim senin liderin içmekten siroz oldu camileri müze yaptı senin liderlerin camileri ahırda yaptı senin sütü bozuk liderlerin seçimde kaybettikçe kucaklarda dolaşıp milletin kararına saygı göstermeyip darbeler yaptı doğru benim liderim demiyor ki biz tayip gibi söz verip tutanlardan değiliz diye.. Benim liderim demiyorki biz ALLAH tan korkmayan kulundan utanmayanlariz diye senin zihneyitin senin liderlerin araba üretimini durdurmadi uçak fabrikasını şaibeli şekilde düşen uçakla durdurup siparişleri Red edip üretilen uçakları hurdacilara satmadı...neyse sen ve senin gibi p.. Clerin YORUM larina ihtiyacımız yok..

Hayriye KURT

14 Haziran 2020 11:18

Maalesef inanılmaz ürkütücü ama bir hakikat olma eğilimi var.Rabbim tüm çocuklarımızı doğru yola klavuzladıklarından eylesin.

Süleyman Karakaş

13 Haziran 2020 17:35

Egomu bu??? Yoksa kendini beğenmiş lik mi? Yazarlar, toplumun sesi ihtiyacı sesli düşüncesidir. Dünyamızda şöyle bir kural vardır. "Ne ekersen onu biçersin.", "Fırtına eken tayfun biçer." Buna sunnetullah denir. Müslüman alimler yazarlar iş adamları hacisi hocası kim varsa... müslümanlar.... Endenozya dan ABD ye Türkiye den İslam ülkelerine nerde müslüman varsa hepsi, hepimiz de bir sukursuzluk neticesi nankörlük... Çözüm yerine şikayet, doğrusu yerine yanlışı tercih ettik halende ediyoruz. Müslüman şikayet etmez çözüm üretir. Değerler adına bir adım atılması gerekirken hala şikayet ediyorsunuz. Yazı yazmak icin yazılmaz, yazılmamalı... Yazilarimiz ile fırtına eken adamsınız... Farkindamisiniz...?

Nazım Karaman

13 Haziran 2020 05:56

Dilibaka aynen kayılıyorum

Mehmet kanbur

12 Haziran 2020 19:07

Allah ne emretmşse o. Anayasa kuran dır. Onun hükümlerinin hakim olmasını uygulanmasını istiyorum. Sen de yazında bunu yaz.

Dikkat

12 Haziran 2020 03:51

... Ey fetoculer hem bu dunya da hem de ahir hayatta yeriniz insallah ebedi cehennem olsun. Turkiye ye hep kalleslik ediyorsunuz.

Yorum..

12 Haziran 2020 01:16

Paragöz akpliler şeytan gibi ülkeyi putçu azgın kafirlerın doksan yılda yapamadığı nın yirmi katını yirmi yılda yapıp kafirlikte ne kadar ileri gittiklerini herkesin gözüne sokuyor dümbük münafık akpliler islamın bütün değerlerini ayaklar altına aldılar Allah'ın yasak koyduğu zinayı faizi fuhuşu serbest bırakan akp hükümetlerinden daha lanetli kim vardır hala onları öven ihalelerden ve atılan yağlı kemiklerden nemalanan münafıklardır hala Suriye'ye girdik Libya'ya girdik hastane yaptı yol yaptı ahlaksız namussuz şerefsizhaysiyetsiz kerhaneci pzevenkbaşı dini mübini islam değerlerini tek tek toplumdan kaldırıyor hala kafirler münafıklar ona oy veriyor kripto Gürcü yahudi islamı toplumdan yok etmeye çalışıyor hala dümbük münafıklar uyanmıyor dümbük uyanırmı hiç işine gelmez çünkü Allah münafıklara gazab etmiş en büyük azabı onlara hazırlamış kasım Paşalı münafık kafir Yen'i kamalcı kesinlikle PKK'dan CHP'den lanetli feto dan çok daha sinsi ve tehlikelidir münafıklar dünyanın en tehlikeli şeytanlarıdır bütün akpliler budur işte dilsiz şeytanlar.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle