--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dijital farkındalık

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
33

Dijital farkındalıktan söz ediyoruz, gerçekten gelişmelerin farkında mıyız?

En azından böyle bir başlık altında konunun tartışılması önemli. Eğer gerçekten #DijitalFarkındalık oluşturabilirsek, doğru yönde birtakım adımlar atılması konusunda daha fazla umutlanabiliriz.

Tanıtım kartlarındaki perspektif son derece yetersiz. Ne “Milli Bilgi Merkezi/National Data Center”nden söz ediliyor, ne “Milli İşletim Sistemi”nden. Henüz bir Milli “güvenlik yazılımı”na da sahip değiliz. MBM olmayınca tabii arama motorumuz da yok, sosyal mediamız da. Nasıl olsun ki! Olmaz, olmuyor işte. Bu altyapı yok. Bir el bunu engelliyor. Bu bilgileri tarayacak, analiz edecek güvenli ve kamil bir Süper bilgisayarımız da yok. HW ve SW test merkezlerimiz de yok. Bunlar olmayınca olacak olan belli, ötekilere pazar oluruz. Onların peşine takılırız. 

Türkiye şu hali ile bir HW çöplüğü, evet evet, teknoloji çöplüğü, bu teknoloji çöplüğünü bile doğru düzgün yönetemiyoruz. Bir SW çöplüğü ve bilgi çöplüğü. Ve bütün bilgilerimiz bir şekilde çalınıyor, yağmalanıyor. Ya da kaybolup gidiyor. İstanbul depreminden sonra zaten çok büyük bir kısmı da enkazın altında kalacak. Depremde can ve malın korunması, kurtarılması çok pahalı ve zaman alıcı, ama bilgi çok büyük ölçüde ve çok düşük maliyetle kurtarılabilir ama kimin umurunda. Umarım bu farkındalık sürecinde birileri bu konuyu da gündeme taşır.

Ben bu işlerin ne kadar farkında olduğumuzdan emin değilim. Mesela, para, bankacılık,  sigortacılık, borsa tamamen sanal aleme kayacak ve devletlerin kontrolünden çıkacak bu gidişle, biz bu konuda ne düşünüyoruz, ne yapıyoruz? Blockchain teknolojisi konusunda altyapımız ne durumda?

5G’nin ne olduğunun farkında mıyız?. Bunun sadece teknolojisi ve ekonomisi yok, sosyal hayatımızdaki karşılığı ne olacak, hava, bitki, hayvan ve insan sağlığındaki radyoaktif etkisi. Sakın birileri insanlığı “siber köle” durumuna düşürmek için bu teknolojiyi kullanmak istiyor olmasın. Korona ve ABD’deki iç savaş bunun bir uzantısı olmasın. İnsanlara chip takmak isteyenler, insanları aşı ile kısırlaştırıp, insanların koltuklarına Humanoidleri oturtma planları yapmasın.

Onların engellemeye mi çalışmalıyız, onlarla işbirliği mi yapmalıyız, biz de bu yarışa mı katılmalıyız. Hani şu, alçak irtifa uyduları konusunda, uzayın işgaline destek vermemiz gibi. Mesela bazı şeylerin farkında olduğumuz için mi, farkında olup onlara engel olmak için mi, Uluslararası Aşı girişimine destek veriyoruz. Bill Gates, Elon Musk, Huawei ile tarım, sağlık, savunma, teknoloji konularında anlaşma yapıp, risk analizi yapmadan testlere başlıyoruz. Humanoid gelince, bu kadar askeri, polisi, doktoru, hemşireyi, şoförü ne yapacağız. Hizmet sektöründeki kişileri ne yapacağız. Öğretmenleri ne yapacağız. Ev okul oluyormuş, öğrenme teknikleri de siber ortamda çok farklı olacak. Bu gidişatın farkında mıyız? Çalışma ekonomisi üzerine çalışan uzmanlar, sendikalar, odalar bu konuda ne düşünüyorlar.

Evet, “Dijital dünyadaki yerimizi sağlamlaştırırken teknolojiyi de yakından takip etmek zorundayız”da “dünyada ve Türkiye’de sosyal medya kullanımı” konusunda halimiz ortada. Peki ne düşünüyoruz. Yukarıda saydığım altyapınız yoksa bu konuda yapacak bir şeyiniz yok. “Dijital vatan” Facebook’a teslim olur.  “Dijital farkındalık ve siber vatan” başlamadan biter. “Dijital vatandaş” dediğinizçiplenerek global sistemin biyonik robotuna, Siborg’a dönüşür. Siz de ona Global Health Pass. ID’si verirsiniz. Bu altyapınız yoksa “dijital diplomasi”, “dijital algı yönetimi”, “siber güvenlik” ve “yapay zeka” konularında yapacak bir şeyiniz yok. Bütün projeleriniz çalınır, hiçbir pazar bulamazsınız. Önce bunun farkında olmamız gerekli.

Dr. Alper Özbilen’in bir röportajını okudum. “Uluslararası dijital tekellere karşı bilinçli olunmalı” çağrısı yapan Özbilen  “… Dijital altyapı gerekse dijital uygulama üretiminde baskın ve egemen olan ülkelerin bizleri daha fazla bağımlı kılmak üzere yürütecekleri stratejik satış ve pazarlama faaliyetlerine karşı bilinçli olmamızdır. Uluslararası dijital tekel bizlere, ‘veriniz çalınacaksa biz çalarız, korunacaksa da biz koruruz’ şeklinde yaklaşmakta ancak bunu çok daha estetik bir dille ve yöntemlerle yaptıkları için niyetlerini kamufle edebilmektedirler. Dijital dönüşüm ve farkındalık, ‘daha fazla tüketim ve dışa bağımlı olan’ değil, aksine ‘kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine sahip olmak’ olarak algılanmalı, pratik yaklaşım böyle şekil almalıdır. Böylelikle Türkiye, her gün katlanarak artan veriyi anlamlandıran ve verisine sahip çıkarak kazanan bir ülke olacaktır.”

EvetÇoğumuz bilgi çağını, bilgiye erişim bağlamında değerlendiriyoruz. Halbuki bir sonrakinin hazırlayıcısı olan bu öncü dönem, sadece bilgiye erişimi değil, bilgi ile insanın, insan ile makinenin ve makine ile başka bir makinenin etkileşimini de kapsıyor.” Bunun sadece teknolojisi ve ekonomisi değil felsefesi, hukuku, ahlakı ve hatta teolojisi de bir o kadar önemli. 

Evet10 yıl içerisinde üstünlük dengesi, dramatik ve geri dönüşü olmayacak şekilde değişecek. Birçok mesleğin geçersiz kalacağı yeni dönemde, veri bilimi şu anki öngörülerinin de üzerinde bir öneme sahip olacak. İşte asıl farkında olmamız gereken en önemli gerçek bu! “Veriyi anlamak, ona şekil vermek, yığın ve kalabalık içinde fark edilmeyen birçok bilgiye erişebilmek, şirketlere ve ülkelere öncelikle karar üstünlüğünü getirecektir. Veri üzerindeki hakimiyet, gücün ve devamlılığın ana unsuru olacaktır. Bu ise etkin yöntemlerle üreten ve yön veren vasfına sahip olmak anlamına gelecektir.” Kim bunun ne kadar farkında ve ne yapacağız; yönetenler, muhalefet, media, STK’lar, üniversiteler, iş dünyası, cemaat! İşte asıl cevabını arayan soru bu! Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(33)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali

16 Haziran 2020 16:33

Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, O onları sever, onlar da O'nu severler. O toplum mü'minlere karşı alçak gönüllü, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere karşı, onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah lütfunda sınırsız olup, herşeyi bilendir. Belkide siber toplum boyle olabilir. Mevcut toplumlarin yoneticileri milyarlarca insana cehennemi hir hayat yasatmaya devam ediyor. Insanlar indirilen kurani dinden uzaklastikca yeni bir sistemle vaad

YaseminNur Cemal

15 Haziran 2020 09:58

abdavrupadevletleri birbirlerinin maskelerini çalıyorlar iken abddoktorlarina maske eldiven istemeyin diye belge okuyor iken ingilizdoktoru çöp poşetlerini giyerek ameliyata giriyorlar Ken italyadahastalarkoridor boyubirortu üzerinde taşın üzerinde yatıyorlar iken yiyecek alabilmek için altın bileziklerini rehin bırakıyorlar iken,abdceset koyacak yer bulamısken,gıda kamyonlarına koyuyorlar iken,ABD'de apartmanlarda tuvalet ortak çamaşır makinesi ortak iken,abddefakirlere tedavi , konuşma hakkı yok iken ABD'de sadece ünlü futbolcular ünlü şarkıcılar ünlü zenginler gidebiliyormus iken 17 yaşındaki genç parası yetmediği için hastahane önünde ölmüş yan şekilde yatıyor ABD Hastanesi'nin önünde serdar ortaç abddetrafik kazası geçirdiğini hastaneye almadıklarını söyler iken, Mayıs 2020 de ÜLKEM ile gurur, duyuyorum.

Yasemin

15 Haziran 2020 09:51

Dijital döneme de hazır olduğumuz söylendi, coronada olduğu gibi.

Cevat

15 Haziran 2020 02:39

Biz uyarabildiğimiz kadar uyaracaz çocuklarımıza asla aşı yaptırmıycaz ve devlet bunu yapmaması lazım hele hele dsö gibi çin yanlısı pisliklerin yaptığı ne aşı ne ilaç biz hiç birine inanmıyoruz virüsü onlar bilerek ürettiler sayın dilipak sesimizi duyurun lütfen

Cevat

15 Haziran 2020 02:25

Ölüm ALLAH 'ın emri ama rabbim bu şekilde ölüm vermesin sayın dilipak biz iman ettik doğduk öleceğiz ama pis çinlilerin yüzünden olmasın çocuklarımız a bir gelecek kalmıycak bu gidişle ALLAH için duyurun sesimizi lütfen

Cevat

15 Haziran 2020 02:21

Sayın dilipak siz çok yaşayın çin ve abd insanları köle yapmaya çalışıyo ve insanlara aşı adı altında bunu yapacaklar ilaç da çabası biz 5g yi almamalıyız türkiye ye bu yayın lütfen sesimizi duyursun lütfen zombi yapacaklar insanları ALLAH aşkına ülkemizi bu bu beladan kurtaralım helak olmadan çin den ürün almayalım onlara para kazandırmayalım bakın virüs ordan çıktı bu bir plan insanlığı yok ediyorlar dün daha haber de yayınlandı bir kamyon kedi yemek üzre tutulmuş yakalandılar biz onlar protesto etmeliyiz hiçsuçlama yapılmadı suçlayalım sayın dilipak lütfen sesimizi duyurun lütfen ALLAH adına

Ali rıza bey bir avukat

15 Haziran 2020 00:33

pek tahsilli zamanını ayırıp ülke adınada yazacagını sanmıyom. Ali rıza hukukcu vicdanen acımış olmalıki nutku okuyana pek raslamamış. Okuyunca sanki süper güç olacak en bilgilimiz buysa bu kadar olur ancak.

Yorumcu ali rıza bey

14 Haziran 2020 23:55

Nutku, kuranı okumadımızı ve cumhuriyeti ve nutku anlayamadıgımızı farkına varmış olmalıki çok nazik kibar vakar. Sormak lazım ne yapmamızıda açıklayın şımdiye kadar yasaklar ülkesi kimesenin çikmamış sesi ülke kafesi birdahaki yorumda düşüncenizi açıklayın.

Ali Rıza Aktaş

14 Haziran 2020 20:40

Sevgili ve saygı değer hocam yorumcu arkadaşlar, Yaklaşık 350 yıldır yenilen bir topluluğun. Tersine çevirmek için neler yaptık tarihi azıcık okuyalım. Neden yeniliyoruz?! İslam ı Cumhuriyeti Atatürk ü anlıyormuyuz?! Kaçımız Kur'an ı anlamak için tamamen okudu. Kaçımız nutku okudu?! Şu an İslam ülkelerinin müslümanların durumu ne her yerde sosyal adaletsizlik her yerde canı kanı ucuz nedennnnm?!!!????! İslam'ın temel felsefesi ni anlamıyoruz da ondan. İçimizde o kadar münafık varmı ondan Nefsimize yeniğizde ondan. 

Ali Rıza Aktaş

14 Haziran 2020 20:17

Sevgili ve saygı değer hocam yorumcu arkadaşlar, Biliyorum ki Atatürk'ün inkılapları ve hükmettiği dönemden çok da haz almıyorsunuz. Fakat şu anki durum Atatürk'ün gençliğe hitabesindeki devlet yönetiminin düşebileceği acziyetleri tarifleyen hangi kısımla örtüşüyor sizce!!!!??? Saygı ve sevgilerimle 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle