--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Bildiğimi bilseydiniz!..”

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
49

Ahir zaman Peygamberi Hz. Muhammed (as) öyle buyurdu: “Bildiğimi bilseydiniz, çok ağlar az gülerdiniz”..

Evet dünya bir oyun ve eğlence yeri değil, imtihan mekanıdır. Boşa geçirecek bir saniyemiz bile yok aslında bu dünyada. Oysa “gâlû belâ” zamanında biz “refah” ve “neşe”yi değil, “hüzn”ü ve “çile”yi seçmiştik. Yani, söz vermiştik, “Mütrefin”lerden ve “keyf” peşinde koşmayacak, “Hedonist”lerden olmayacaktık! Ama olmadı işte. Dünyanın malına, mülküne, parasına, makamına, eğlencesine tamah ettik!

Evet, biz “Ahir zaman” Peygamberinin ümmetiyiz. Fitne zamanıdır. Gelecek günler, geçen günleri aratacak. Allah’ın ipine sımsıkı tutunanlar, iyi şeyler yapanlar, sabredenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna! Biz, sabredenlerden, şükredenlerden, direnenlerden olacağız inşallah!

İnsanlara boş umutlar vermeyelim. Onları zor günlere hazır olmaya çağıralım. Madden ve manen kendilerini zor günlere hazırlasınlar.

2025’e kadar rahat yok. Zaman zaman şartlar kısmen iyileşebilir, birileri bir başkasına göre daha az zarar görebilir. Ama genel gidişat; Allah bilir, çok da iç açıcı olmayacak. Biz bütün ihtimallere karşı havf ile reca (korku ile umut) arasında bir yerde duralım ve hiçbir zaman Allah’tan umudumuzu kesmeyelim.

Hep söylüyorum, yine söyleyeceğim: Ecelinizden önce ya da sonra ölmeyeceksiniz. Rızgınızdan az ya da çok yemeyeceksiniz, kaderinizden başka bir kader de yok ve hiç kimse bunu değiştiremez, ne giden ve ne de gelen! Sonuçta herkes yaptığının karşılığını görecek, misgal ve zerre kadar iyilik ya da kötülük yaptı ise, kitapta yazıldığı gibi eksiksiz olarak.

Kahinlere inanmayın, gaybı kimse bilmez, Allah’ın bildirdiklerinden başka. Kurtarıcı beklemeyin, “herkes için ancak yaptığının karşılığı vardır”..

“Ahir zaman”a ilişkin Peygamberlerin ikazlarının birçoğu gerçekleşti. İçinde yaşadığımız zaman hiçbir anlamda tekin bir zaman değil. 1000 yılda bir olan kozmik zamanın içinden geçiyoruz ve bu süreç 2025’e kadar sürecek. Daha fazla deprem, daha fazla kıtlık, daha fazla hastalık ve açlık, su baskınları, hortumlar, şimşekler.. Su baskınları, insanların ve hayvanların batıdan doğuya, kuzeyden güneye göre göçlerini göreceğiz. Sahiller boşalacak. Çöller yeşerecek, yeşil vadiler bozkırlara dönecek. Manyetik kutup yer ve yön değiştiriyor. Artı kutup eksi, eksi kutup artı olacak. Bunun insan davranışları üzerindeki etkileri, insanları iktisadi, siyasi, toplumsal davranışları bu kozmik çağdan çok etkilenecek. Birileri bu süreci kendi planları için değerlendirmeye çalışacak ki, bu yapay zeka, korona, chip, alçak irtifa uyduları, aşı çalışmaları, insanımsı robotlar, hepsi bu planın bir parçası.

Büyük fotoğrafı görmeden olanları anlamamız mümkün değil. İnsanlık sayısal olarak tarihin en büyük tehlikelerinden biri ile karşı karşıya..

Bakın, bu iş, tek başına iktidarlar ve uluslararası örgütler eli ile çözülemez. Her topluluk layık olduğu gibi idare olunacak. Biz kendimizi değiştirmedikçe, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek. O zaman hesablarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerek.

Geleceğin sürprizlerine hazır olalım. Her şey mümkün. Evdeki hesaplar çarşıya uymayabilir. Değişen şartlar karşısında ayakta kalmayı becerecek bir performans ve fleksibiliteye sahip olmayanlar tasfiye olacaklar. İnsanın tanımı değişecek. Değişen ilim ve teknoloji, siyaset ve ekonomi değil, her şey, din ve ahlak algısı değişecek. Papalığın sonu mesela. Kutsal mekanlar üzerinde din temelli savaşlar ve şiddet olayları mümkün. Rusya, ABD, İngiltere, Fransa, Mezopotamya, İsrail, Arap Yarımadası, Mısır, Çin ve Hindistan, Latin Amerika’da, Afrika’da siyasi bunalımlar, darbeler, toplumsal olaylar, suikastlar yaşanabilir, skandallar patlayabilir.. Bunlar yaşanmazsa sürpriz olur. Çünkü bulanık suda balık avlamak isteyenler çok olur. Bu krizi fırsata çevirmek isteyenler de öyle.

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde buğday hasatı mayıs aylarında yapılırken, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde ise haziran-temmuz aylarında oluyor. Yurdun büyük bir bölümünde yağışlar devam ediyor. Hasad mevsimindeki bu yağmurlar da hayra alamet değil.

Bazı ilim adamları, alçak irtifa uyguları ve 5G’lerin yeryüzündeki ve atmosferdeki radyasyon ve manyetik fırtınalara sebeb olacağını söylüyorlar. Bu da bütün canlıların hayatını etkileyecek.

Türkiye’de de kullanılan Bayer’in ürettiği tarım kimyasalı Roundup’ın kanserojen olduğu açıklandı dün. Daha doğrusu Amerikalı çiftçilerin bu iddia ile açtıkları dava devam ederken Bayer ABD’de bu ürünü kullanan çiftçilerin yüzde 30’luk kısmına 15 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Bakalım bizimkiler ne yapacak?. Bir çiftlik sahibi ile konuştum buna benzer birçok sorunlu ithal ve yerli ürün olduğunu söyledi. Ne yazık ki, ne “Milli” bir Maarif ve ne de “Milli” bir tarım geliştirebildik. Sonuç da ortada. Bakalım bu konuda bakanlık, meslek odaları, üniversiteler ve kooperatifler nasıl bir yol izleyecekler, göreceğiz. Ha! Unutmadan bürokratların önemli bir kısmı bu firmaların tanıtım katoloğundaki bilgilerden daha fazla bilgiye sahip olmayabilir. Tanınmış hocaların bir kısmı da muhtemelen bu firmaların danışmanıdır. Sağlıkta ya da 5G konusunda da durum farklı değil. Selâm ve dua ile. 

 

Yorumlar

(49)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Adalet

28 Haziran 2020 01:39

Hocam rızkınızdan fazlasını yiyemiyeceksiniz diyorsunuz ama Adaletli konuşmuyorsunuz.. Bu ne yaman çelişki böyle..

Ahmed

27 Haziran 2020 18:11

Abdullah'ın yorumlarının yabana atılacak tarfıyok..Ahlaksızlığın zirve yaptığı, evliliğin azaldığı, boşanmaların arttığı, zinanın normal hale geldiği...bütün bunları görüpte çare arayanlar yokmu.çareyi cedaw demi buldunuz.FEEYNE TEZHEBUN(bugidiş nereye)

Siyasiler istanbul sözleşmesinden vaz geçince haksızlık yaptıgı anlasılacak bir haklı tarafı aldıkları karar

27 Haziran 2020 07:54

Hiç önemli deyil kime yarar aile yıkılıyor tutacak bir el arar. İmza bizden avrupa veriyor karar caresiz insanımız Adalet arar.

Vehbi Bingöl

26 Haziran 2020 23:27

Sabırla mücadele etmek müslümanlardan, bizde insanız diyeceklerden. Muhakkak yaratanın da bir hesabı var. O, tuzak kurucuların en hayırlısıdır. Tebdir-takdir meselesi

Rabia

26 Haziran 2020 23:00

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym159. O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.ali-imran süresi ayet meali elhamdullillah.Sayın Dilipak" İsrail tohumlarıyla topraklarımızı zehirledi "diye bir bilgiyi duyduktan sonra gözlerimiz bir ümit topraklarimizdan verim olarak iyi haberler alırız diye bakakaldi.Sayın hanımefendi Emine Erdoğan ve İbrahim Saraçoğlu Ana tohuma dönüş adımlarıyla ogünden bugüne bir ivme kazandırdılar.bu konuda yalnız olmadıklarını da düşünüyorum.bugunlere geldik çok şükür.bundan sonra da bu ithal hukuktu,nizamdi,bu tarz önemli işlerde en çok yabancılara değil de Kur'an'ı Kerime ve sünnete uyarsak huzura erebileceğiz deriz.Hey gidi Dilipak bugünlerde muhalefetin elinde olsaydık ne yapardık.biraz gülün.Allahin bir hesabı ve intikamı vardır,o şeytanların bir bildiği varsa . Allah ol der o şey de olur.Allah yardımcımız olsun,bize sabır versin.çok şükür deriz.Saygılar selam ve dua ile Allaha emanet olun.tesekkurler.hasbinallahu ve nimel vekil deriz.

Rabia

26 Haziran 2020 22:24

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym186. Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.aliimran süresi ayet meali elhamdullillah.Sayin Dilipak benim bildiğime göre de bu dediklerinizin bir çoğu Müslüman camiayı etkilemeyecek.bu açıdan 2025 irtifa kaybettirilebilir bir süre olabilir.ehli kitap arasında da geceleri secde eden Allah'ın ayetlerini tefekkür eden,emanete ihanet etmeyen, şefkatli ve merhametli, kendilerine ve bize gönderilenlere iman eden ler varmış.Allah daha iyi bilir.estağfirullah.Saygılar selam ve dua ile Allaha emanet olun.tesekkurler.hasbinallahu ve nimel vekil deriz.

Abdullah

26 Haziran 2020 21:10

Şenay hanım için müstakil bir köşe ayrılsa..tv de program ayarlansa'da o engin, derinlik dolu fikirlerinden herkes faydalansa.Yenibir Rabi'a hatun doğuyor.Ne günlere kaldık Yarab...senin başka işinyokmu şenay

Ankaralı

26 Haziran 2020 19:15

“Kahinlere inanmayın, gaybı kimse bilmez. Allahın bildirdiklerinden başka.” diyorsun. Hemen arkasından gaibden haberler vermeye başlıyorsun. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Yoksa sana gayb haberleri mi veriliyor.

şenay doğan

26 Haziran 2020 18:20

Allah'ın bir kulu burada ne dediğimin benim için hiç önemi yok....insanların benim için ne düşündüğünün de hiç önemi yok....ben sadece Allahtan dilemekteyim....

şenay doğan

26 Haziran 2020 17:59

benim iyi amelime iki sevap....kötü amelime iki azap var....

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle