--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bayrama doğru

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
47

Toplu bayram namazı konusu bu sene Covid gerekçesi ile yine tam olarak uygulanamayacak. Ama şöyle bir fiili durum var, Ayasofya’da bayram namazı fiilen gerçekleşecek. Ayasofya’da ilk Cuma namazı gibi ilk bayram namazı heyecan verici olacak.

Tabii, bu defa protokol olmayacak, cami içi endişesi de olmayacak. Ayasofya önünden Sultanahmed’e uzayan bir alanda bayram ve Cuma namazı kılınacak.

Benim hayalimde, Cuma namazı öncesi, Millenium taşının olduğu yerde bir “ahi evran”, “evrensel kardeşlik duası” da vardı. Bu bayram olmazsa bir sonraki bayram, bütün ülkede eşzamanlı, Cuma öncesi, sonrası fark etmez, bütün ülke evrensel barış ve kardeşlik için duaya durmak. Hatta bunu bütün dünyaya yaymak mümkün. Gece gündüz fark etmez. O saatte bütün dünyada insanlar, barış ve kardeşlik için dua edebilirler.

Bu Cuma’ya yetişebilirse sadece Mudurnu ve İstanbul’da da olabilir belki.

Ve eskiden gelen bir başka arzum vardı; o da Dini bayramlarda tek bir gazete yayınlanması: Bayram gazetesi. Bunu internet ortamında da yapmak mümkün artık.

1993 yılına kadar tam 27 yıl önce bir bayram geleneği son buldu. 46 yıl boyunca her bayramda Türkiye’de çıkan tek günlük yayın olan “bayram gazetesi” 2 Media grubunun  inadı ve Anayasa Mahkemesi kararıyla tarih oldu.. Önce Günaydın gazetesi bu yasayı delmek istedi. Bayramda gazetesini çıkardı ama engellendi. 1993 yılında AYM, dini bayramlarda ‘Bayram gazetesi’ dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasa hükümlerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. 

Bayram gazetesinin kapanmasında asıl sebeb Aydın Doğan’ın Doğan Grubu ile Dinç Bilgin’in Sabah Grubu arasındaki rekabetten kaynaklanıyordu.  Büyük savaş vardı. Dinç Bilgin’in İzmir  grubu, ‘Türk okuru, dini bayramlarda, sadece ‘Bayram gazetesine mahkum edilmemeli’ diyerek bayram gazetesine karşı çıktı. İşin aslı aslında bayramda elde edilecek reklam gelirlerinden mahrum olmamak vardı. TGC Başkanı Nail Güreli’nin aktardığına göre Gazete Sahipleri Birliği Başkanı Aydın Doğan 2000 yılında bir grub gazete sahibi ile Bayram gazetesinin yeniden yayınlanması için  bir protokol imzaladı. Bu protokole Akşam gazetesi katılmadığı için uygulanamadı. Aydın Doğan 2001’de tek taraflı “Biz bayramda yayınlanmayalım” dediyse de bu gerçekleşmedi. Güzel bir gelenek acımasızca sonlandı.

Bu bayram olmasa da bir sonraki bayramda bunu düşünmeliyiz, bana kalırsa. Bu güzel gelenek ihya edilmeli. Bu kopuşa Sabah-Hürriyet kavgası sebeb olmuştu, bugün yeni bir başlangıç için bu iki grub İletişim Başkanlığı, Diyanet, Basın İlan Kurumu ve  basın kuruluşları bir araya gelmeli.

Bu bayramda Ayasofya’da okunacak Bayram ve Cuma hutbelerinin de özel hutbeler olacağını düşünüyorum.

Ayasofya ve Sultanahmed meydanında emniyet, belediye gerekli tedbirleri alacaktır. İnşallah, bizim Vakıf dernek, sendika ve odalarımız da  buralarda standlar oluşturup, en azından bayramlaşmalarının bir bölümünü burada gerçekleştirebilirler.

Bayram gazetesi çıkmasa bile gazetelerimiz Bayram ekleri yayınlayacaklardır herhalde. Bu eklerde ve belgesellerde Osmanlı, Fetih, Osmanlı Milletler Topluluğu, İslam Ümmetinin birliği yanında Doğu Roma Bizans, Ortodoksluk, İstanbul, Millenium taşı ve Ayasofya ile ilgili inşallah herkes okurunu bilgilendirecektir.

Dünün kavgalarını bir kenara bırakıp şimdi daha çok önümüze bakmamız gerekiyor. Yapacak çok işimiz var. Biz alemlere rahmet olarak gönderilen bir ahir zaman Peygamberin ümmetiyiz ve iki günümüz birbirine eş olmadan ilerlememiz gerekiyor. Eğer içinde yaşadığımız zamanın önemini bilsek, boşa geçirecek bir saniye zamanımızın bile olmadığını anlarız.

Bu bayram Cuma’ya denk geldi. Bu özellikle Hac açısından ayrı bir anlam taşır. Bir de bu bayram açısından Ayasofya’da ilk Bayram namazı ve ilk Cuma, ilk Cuma’dan sonraki 2. Cuma’da iki hutbe okunacak olunması olaya ayrı bir anlam kazandırmaktadır.

Ah-i Evran / Evrensel kardeşlik duası bu Cumaya yetiştirilebilir mi, sembolik bir şekilde de olsa yapılabilir mi bilmiyorum ama, dünyaya bir mesaj vermek açısından ve Millenium taşının hem kıbleteyn makamı ve hem de dünyanın sıfır noktası olduğunun dünyaya duyurulması açısından bu konu önemlidir diye düşünüyorum.

Ayasofya’yı şenlendirmek gerek. Mesela ilk “Beraat Kandili”ni beklemeden, ilk kandillerden birinde “Amin alayı” düzenleyebiliriz. 1 Muharrem Hicri yılbaşı 20 Ağustos’ta. 10 Muharrem 29 Ağustos Aşure. Muharrem “Haram ay”, bunu da bir kenara not etmek gerek. 28 Ekim Mevlid Kandili. Berat Kandili 2021’de 28 Mart’a denk geliyor. Mesela Ayasofya’da Ashab-ı Kehf’i anmak! Habibünneccar’ı anmak nasıl olur. Hz. Meryem’i, Hz. Asiye’yi ve Hz. Haacer’i anmak! Yapılıp yapılmaması ayrı bir şey, güzel şeyler düşünelim. Hayal gerçeğin anasıdır.

Neyse yapılacak çok şey var. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(47)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Evet

1 Ağustos 2020 01:26

Adam hakli

Gürcan

30 Temmuz 2020 22:46

YA YA DA nikiyle yazan arkadaşı da tebrik ediyorum, teşhisi çok doğru koymuş 

Abuzer Kılınç

30 Temmuz 2020 07:28

Yani aklını kullanmayanların üzerine 5 G mı yağar.

Vay ki vay

29 Temmuz 2020 23:33

Sn dilipak, artık gülüyoruz,, 

Hacı

29 Temmuz 2020 17:02

Dilipak onları meth edip propagandalarını yapıyorsun

Demir pusat

29 Temmuz 2020 02:29

Hilafet tartismasını acanlardansiniz.Neden sıvıştınız ? Vakitsiz teoriler boyle saçma duruma sokar herkesi.Ne taktik ne zamanlama biliyorsunuz.her konuda yazmayı marifet sayarsınız.bilincli muslumanlarin guclu olmadigini da deizm ve sekulerizm yayginligini da biliyorsunuz zaten.yazarak dünya değişse keşke

Ferhat

29 Temmuz 2020 01:02

Dūşūnūr rumuzlu kardeş ben atalarima dūşman değilim, sadece babadan oğla geçen saltanatin gayri islami bir uygulama olduğuna vurgu yaptim. Eğer bu konuda emin değilsen ve yetersiz bilgiye sahipsen islami kaynaklara başvurmani ve asrı saadet dediğimiz dönemde mūminler emirlerini nasıl tayin ettiklerini araştirmani tavsiye ederim. Babadan oğla geçen saltanat sistemi emevi ve abbasi hanedanliklarindan ūmmete bulaşan ve bir hastalikliktir . Selam ve saygilar

Düşünür.

28 Temmuz 2020 23:57

Ferhat rümuzlu zat seni kim atalarına düşman etti.Atalarına düşman olan benim bildigim kaik seküler ve çagdaş kesim.sende onlardansan sorun yok.fakat hemde kitapdan dinden bahsedersen o zaman bayagı sorun var...Hem ataya düşman hemde dinden bahsetmek birbirine gece gündüz kadar aykırı.yoksa senidemi fetö zehirledi..

Kazım

28 Temmuz 2020 20:44

Hasta, fakir ve işsizlerin bayramları olur mu? Sıhhatli ve zengine her gün bayram zaten

Tam yobaz suslu memo

28 Temmuz 2020 19:29

Jiiyhhuuouhhhhaaaa piyasalarrrrr borsa cokuyooooo 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle