--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bankacılık Yasası deyince

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
23

Bu konuda bir yasa çıkarılacaksa tek başına İş Bankası ile ilgili bir yasa olmamalı bu.

İş Bankası hisselerinin bir bölümü hazineye devri konuşulurken, Mustafa Kemal dışındaki kişiler üzerindeki hisselerle birlikte, Hilafet fonu, İtibarı Milli, Afyon Terakkiden aktarılanlar, 12 Eylül sonra sermaye tezyidi sırasında Çankaya’dan aktarılanlar yanında tek parti döneminde Anadolu eşrafından toplanan ama karşılığında hisse senedi verilmeyen ya da hisse senedi verilip de daha sonra banka kasasında tutulup varislerine verilmeyen hisselerin de izi sürülmeli.

Bankacılıkla ilgili ele alınması gereken başka konular da var. Mesela Kooperatif Bankacılığı, daha doğrusu finans kooperatifi kurulması ve sigortacılıktan varlık yönetimi, döviz bürosundan Factoring’e, hatta Leasing’e (Kiralama) kadar bütün finansal enstrümanların bu kooperatifler tarafından kullanılmasına imkan tanınması konusu başlı başına önem taşıyor.

Ayrı bir konu olarak altın karşılığı sanal para ile kripto para konusunun bu çerçevede yasal bir teminata kavuşturulması gerekir. Sanal para aslında izlenebilir ve muhasebeleştirilebilir hale de getirilebilir. Özellikle altına-gümüşe bağlı para için bu daha da kolay. Ve bu para, “Altın para, gümüş paradan daha güvenli, kullanılışlı olacaktır. Tabii bu sisteme bağlı olarak bir de sanal cüzdan oluşturmak gerek. Bu işin bir de sanal çerçevesi gerek.

Serbest finans bölgesi, bu süreçte son derece hayati öneme sahip başka bir konu. Para, değerli taş, maden gibi değerlerin Türkiye’ye kontrollü girişi ve re-exportu, özellikle değerli taşlar ve madenlerin işlenerek katma değerli projeler için bu konu büyük önem taşımaktadır.

D8 Ülkeleri zirvesinde bu ülkeler arasında ortak banka kurulması, mevcut kredi kartlarının ortak kullanımı için bir sistem kurulması da gündemde. Barter ve yerel paralarla ticaret konusunda bu konu hayati bir önem taşıyor.

Bu konuda bir de takas bankın kurulması gerekecek. Aslında bu konu sadece D8 için değil, Türkiye’nin taraf olduğu tüm uluslararası ekonomik topluluklar için düşünülebilir ve Türkiye’deki bu yasal çerçeve diğer ülkeler için de model oluşturabilir. Merkezi kayıt sistemi, Türk Parasının kıymetini koruma kanununun bu anlamda yeniden düzenlenmesi gerek.

D8 bankası, bu ülkelerin halk ya da ticaret bankaları ile faizsiz finans kuruluşlarının ortaklığı ile kurulabilir ve gişe işlemleri bu bankalar üzerinden yapılabilir.

HSBC biliyorsunuz Hong Kong Merkez Bankası. Türkiye Merkez Bankası yoğun ticari ilişkilerin olduğu belli ülkelerde niye şube açmaz. Karşılıklı teminat ve krediler oluşturmaz. Yerel paralarla nakit döviz rezervini çeşitlendirmez!

Avrupa, ABD, Latin Amerika, Rusya, Çin, Hindistan, Afrika, Türk devletlerinden bazıları, Pakistan ve Malay grubunda en az bir düzine şube açabilir.

Hatta madem Azerbaycan ile iki devlet tek milletiz, Nahcıvan’la sınırları kaldıralım. Egemenlik Azerbaycan’da kalsın ama burada ekonomik birlik oluşturalım. Karşılıklı serbest ticaret yapılsın. Ortak bir banka kurulsun.

KKTC’deki Off-Shore bankacılık sisteminin de hem KKTC’de yeni esaslara bağlanması gerek ve hem de Türkiye ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi gerek.

Sahi, biz niye, isteyen bankalar üzerinden “Ribasız gişe” uygulaması yapmıyoruz. Bunların bağlı olduğu merkez bankası, takas işlemlerinin yapıldığı bankalar faizle işlem yapmıyor mu? Parayı üreten kurum bu anlamda “tahir” mi? Bu yasa değişikliği sırasında bu konuda bazı düzenlemeler yapılamaz mı?

En azından bu konularda, hukuki anlamda bir fasıl açılmalı. Doğru yönde ileri doğru küçük bir adım, bundan sonrası için yön gösterici olacaktır. 

Belki Borsa ile ilgili olarak da yeni düzenlemeler yapmak gerek. Borsa parasını bankaya yatırıyor, banka da o parayı Borsada nemalandırabiliyor. Ama Borsa bankada kendi parasını değerlendiremiyor. Bu anlamda brokerlik konusu yeniden gözden geçirilemez mi?

Diğer para birimleri sanal paraya dönüştürülerek hedef şehir veya ülkede muhabir finans kuruluşu tarafından lokal para birimine ya da herhangi bir dövize dönüştürülerek yerel ya da uluslararası para transferi yapılamaz mı?

Sanal para üretimi ve bankacılık sistemi ile entegrasyonu, borsasının hukuki güvenceye kavuşturulması, kredi kartı ile entegrasyonu sağlanamaz mı?

Aslında benim eskiden beri savunduğum bir önerim var. Bütün kişisel kamu ödemeleri ve zorunlu ödemelerin tek bir ödeme sistemine bağlanması. Merkezi hükümet, belediyeler, oda, sendika, okul, DASK, zorunlu trafik sigortası, elektrik, su, doğalgaz, atık su, çöp vergisi, ev vergisi gibi işlemler bankalar tarafından verilecek Kamu Ödeme Kartı / KÖK-TR’den otomatik olarak ödenir, hesap ekstresi adresine gönderildikten sonraki hafta için bu para ödenmediği takdirde borç kartın alındığı bankanın alacak/kredi borç hesabına aktarılır. Ödeme, alacaklı kurum tarafından belli maliyet hesabı ile ya da banka tarafından taksitlendirilebilir. Bu uygulamada devlet her yurttaşa, kamusal borç bildirimine göre 45 günlük kredi açmış olacaktır. Kamu da bu şekilde tahsil edilemeyen ya da gecikmeli borç yükünden kurtulmuş olacaktır.

Zaten borçlunun bankadaki hesabında parası varsa bu borç otomatikman ödenecektir. Bu konuda aslında hem kamu hem de yurttaş zarara uğramaktadır. Oysa bu sorunun çözümü hiç de zor değildir.        

Belki bankacıların cari işlemler karşısında karşılaştıkları birçok sorunları vardır. Finans sektöründen de bu konuda talep toplanması gerekir. Bu kuruluşların da doğrudan çağrı beklemeden kendi taleplerini parlamentoya iletmeleri gerekir.

Türkiye’nin bu yönde atacağı adımlar hem bizlere yeni ufuklar açarken, hem de İslam dünyası, Türk dünyası, dost ülkeler için model oluşturacaktır.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

k-yakalı

19 Şubat 2020 22:25

İyi fikir iyi düşünüyorsunuz ama biraz da fikirleri fakirler için üretseniz sonuçta işiniz bu.Mesela fakirler için devlet bi havuz oluştursa varlığı belirli rakamın üstünde olanlardan her ay veya her yıl biraz bu havuza aktarsa..Adaletli bir şekilde dağıtılsa...Ölümlü dünya değil mi?..

Murat derin

19 Şubat 2020 14:33

Kendini bu dünyanın sahibi sananlar aslında,hem bu dünyanın hemde bütün mahlukatın sahibinin kim olduğunu anlatan ve bütün insanlığa bunu eninde sonunda yaşatacağı, köstereceği güzel bir anladım.zalimler için yaşasın cehennem.

Urfa

18 Şubat 2020 23:47

Kamu ödemeleri güzel birfikir .

İLBEYHAN

18 Şubat 2020 21:00

BURASI ÇOK ÖNEMLİ, diyorlar.... EKONOMİ ŞAHLANDI diyorlar... Aile bakanı , AVRUPANIN EN İYİ DURUMDA EMEKLİLERİ BİZDE, diyor.. BİR YANDAN DA İnsanlar açım, işsizim, geçinemiyorum diyor ... YOK DİYORLAR , GERÇEĞİ SÖYLEMİYORSUN , GERÇEĞİ BİLMİYORSUN DİYORLAR.... GERÇEĞİN NE OLDUĞUNA BEN KARAR VERİRİM., diyor... DOĞRUYA YANLIŞA, BEN KARAR VERİRİM diyorlar .... Meşhur olmak için , intihar etti diyorlar.... BİZ NE DERSEK O diyorlar....

bay abdurrahhman

18 Şubat 2020 16:27

Bu açıklama ile ilgili bir yazı lütfen. Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

batan gemi

18 Şubat 2020 16:06

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut: Sevgili dostlar, hayatımda hiçbir siyasi partiye ilgi duymadım

Akif

18 Şubat 2020 15:41

Yaparlarmı. Zemginden almak istemiyorlar.herşeyi dolaylı vergilerden yapıyorlar. Siz osman altuğ un sistemini .anlatıyorsunuz.ama nerde. Şatafat israf diz boyu değil artık kafa boyu. Devletin personel giderleri şişmiş üç buçuk milyon memurun yediğini onbeş milyon emekli alamıyor.nerdesin adalet.

AHMET

18 Şubat 2020 15:16

Abdurrahman Bey Sizi Tenzih Ederim Fakat Türkiye de Yeni Bir Furya Başladı Tüm Yazarlarda Uzmanı Olmadığı Konularda Fazlaca Yorum Yapıyorlar Evet Yorum Herkes Yapabilir Ama Önerileri Bırakın Uzmanlar Yapsın. Araştırmadan Böyle İsteklerde Bulunmamak Lazım Hayal Güzel Bir şey Gerçekleşmesi Zor Olan Hayaller Kurmamak Lazım. Birde Olabilirliği Olmayan Konular Var Yazdıklarınızın Arasında D8 Bankası Çıkararak Birincisi Konvansiyonel Bankacılıkla İslami Bankacılığı İçe İçe Soktunuz Faiz Karıştırdınız İkincisi Bu Bankada Hissedar Kim Karı Kim Nasıl Alacak Her Ülke Koyduğu Sermaye Kadar mı Pay Alacak ki Dahi Faiz Kar Payı Hadleri Neye Göre Belirlenecek Bu İşten Zararlı Çıkılabilir Güçlü Sermaye vs Önemlidir Uzmanlar Ne Der Acaba Zaten Varlık Fonu Var Kooperatife Ne Gerek.... Bence Konvansiyonele Hiç Karışmayalım İslam Ülkeleri Kendi Arasında Faizsiz Katılım Bnakası Kursun Faize Rakip Olarak Vesselam

Ali Zabun

18 Şubat 2020 14:14

Çok mantıklı KÖK-TR uygulanabilirse ve hayata geçerse sevindirici Yanlız üstat bu konuları araştıracak,bilgi ve belge sunacak hiçmi danışmanı yok cumhurbaşkanının veya ilgili kurumların

turgut ertav

18 Şubat 2020 13:43

Şirk konusuna ektir: ŞİRKİN KISIMLARI: Kur'an ve sünnetten deliller, Allah Teâlâ'ya ortak koşmanın (şirkin) ve O'na ortak (denk) edinmenin kimi zaman dînden çıkardığına, kimi zaman da dînden çıkarmadığına delâlet etmiştir. Bu sebeple İslâm âlimleri şirki, büyük şirk ve küçük şirk olmak üzere iki kısma ayırmışlardır. Şirkin her bir kısmının kısa açıklamasına gelince, bunlar: Birincisi: Büyük Şirk Kulun, rububiyet, uluhiyet, isim ve sıfatlar gibi, sadece Allah Teâlâ'ya yapılması gereken ve O'nun hakkı olan şeyleri Allah Teâlâ'nın dışında bir yere sarfetmesidir. Bu şirk kimi zaman, putlara tapanların (putperestler), kabirlerde yatan ölülere ve gayptaki kimselere yalvaran kimselerin yaptıkları gibi, açık şirk olur. Kimi zaman da, Allah Teâlâ'dan başka ilahlara tevekkül eden (onlara güvenen) kimselerin veya münâfıkların şirk ve küfrü gibi, gizli şirk olur. Zirâ onların şirki dînden çıkaran ve sahibinin cehennemde ebedi kalmasına sebep olan büyük şirktir. Fakat bu şirk gizli şirktir.Çünkü münâfıklar müslüman olduklarını göstermekte, küfür ve şirklerini gizlemektedirler.Dolayısıyla münâfıklar, dış görünüşüyle değil de iç görünüşleriyle müşrik kimselerdir. Büyük şirk, kimi zaman şu itikadî meselelerde olur: -Allah Teâlâ ile birlikte yaratan, dirilten, öldüren, bu kâinata sahip olan veya  bu kâinatta tasarruf hakkına sahip başka birisinin olduğuna inanmak. -Allah Teâlâ tarafından gönderilen peygamberlerin dînine aykırı olsa bile, dilediğini helâl ve dilediğini de haram kılma konusunda kendisine itaat edilen kimseler gibi, Allah Teâlâ ile birlikte mutlak anlamda itaat edilmesi gereken başka birisinin olduğuna inanmak. -Allah Teâlâ'yı sever gibi, O'nun yarattığı bir varlığa sevgi ve muhabbet besleyerek sevgi ve tâzim konusunda o varlığı Allah Teâlâ'ya ortak koşmak. Bu,Allah Teâlâ'nın asla bağışlamayacağı büyük şirktir. -Allah Teâlâ ile birlikte gaybı bilen başka birisinin olduğuna inanmak da büyük şirktir. Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi . SAYGILAR.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle