--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ağlasam sesimi duyar mısınız?

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
62

Yok canım, “güleriz ağlanacak halimize”. İş mi şimdi bu!. Habere bak: Terör bağlantılı Mafya bozuntusu bir adamı polis yakalamış, savcı mahkemeye sevk etmiş, yukarının haberi olmuş, bırakın diyorlar. Adam çıksa, sporcu lisansı ile yurtdışına çıkacak. Adamın 40 tarakta bezi var. Terör ilişkisi de iş, ihale ayarlamak da tahsilat da. Herkesin adamı ve her yerde adamı var. Konuşursa yakar. Onun için savcıya adamı bırak derler, hakime baskı yaparlar. Siz bunlar Türkiye’de mi oluyor sandınız, yok canım ben Latin Amerika’daki bir muz cumhuriyetinden söz ediyorum!. Bizde olmaz böyle şeyler. Oralarda niye, nasıl oluyor böyle şeyler, onu da anlamış değilim.

Zaten ben bugün başka şeyler yazacaktım. Aklım karıştı. Nereden başlayacaktım.

Dentat girus içerisine infüze edilen T4’ün uzun dönemli etkinleşme yanıtları üzerine etkisi ve mitojen ile aktive olan protein kinazın rolü / Daha önce yapılan araştırma sonuçları hipertiroidili yetişkin sıçanların hipokampal öğrenme ve bellek işlevindeki azalmanın hipokampal elektrofizyolojide ve NMDA reseptör ifadelenmesindeki bozulma ile birlikte olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, tiroksin hormonunun kısa süreli (non-genomik) etkilerinin hipokampal formasyonun dentat girusunda UDG yanıtlarını değiştirip değiştirmediği; eğer değiştiriyor ise bu etkiden sorumlu yolağın Mitojen ile Aktive olan Protein Kinaz (MAPK/ ERK) sinyal yolağı olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.” Bu ne şimdi? Bizim üniversitelerimizden birinde tıb alanı ile ilgili “bilimsel, ilimsel, akademik” bir makalesi. Türkçe! Bu bunu yazanın suçu değil elbette. Bunun böyle okunup, anlaşılması, yazılmasının eğitimini veriyoruz.

Eğitim eğitim diyoruz sonra gidip en modern eğitim sistemi diye postu “Montessori”ye seriyoruz. Batıdaki  henüz yeni denenen, “kobay” olarak kullanacakları ülkelerdeki birtakım adamları kandırıp, “popüler“ hale getirip pazarladıkları “model”leri kendimiz için bir başarı hikayesi için malzeme olarak kullanıyoruz. NLP’si, “Transandantal Meditasyon”u filan hepsi aynı şey. “Hacamat” olmuyor, adını “Kupa Teraphy”si koyuyoruz. Baharatla tedavinin adı “Fitoterapi” oldu. Baharat deyince kötü gibi kalıyor, “Endemik tür bitkiler” dememiz gerek.  Sülük, “Hrido Terapi”.. Ne günlere kaldık. WHO ve FDI kafalı burnu göklerde siyasetçi ve bürokrat kılıklı, siyasi emellerini bunların emelleri, şahsi çıkarlarını bunları menfaatleri ile tevhid etmiş, ezberlediklerini tekrardan başka bir şey bilmeyen bu müstekbirlerle nereye kadar gidebiliriz ki!

Artık bir de “Social Media”mız var. Mesela bizimkiler “Etno spor culturfestivali düzenliyor. Bilmem kaçıncı “Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Konferansı” düzenliyoruz. “Uluslararası” yerine niye “Milletlerarası” demiyoruz ya da “Beynelmilel”. “İslam Ekonomisi” zaten sorunlu bir tanım. Hem niye “İktisad” değil, “Economi”. “Finansı” yerine “Malî” desek, Konferans yerine “Şûra” desek. Onun yerine kullanabileceğimiz kaç tane kelimemiz var.

-“Şimdi kalkıp koskoca profesör ‘Higien’ varken ‘Tahir’ mi diyecek, yapma be Dilipak kardeşim” diyebilir. “Tahir” deyince bizimkilerin adına “Tahir amca” gelir. Ya da olsa olsa “Kemal Tahir”. Şimdi “Kemal Tahir” kim, koskoca “Temizlik Tanrıçası Higien” dururken onun adı mı olur!

1.5 sayfa, “ve”, “ile” dahil 920 kelimeden, 26 cümleden oluşan bir makale okudum geçen gün. 2 kısa cümle dışında hiçbir cümle yoktu ki, içinde birden fazla yabancı bir kelime bulunmasın. Hem de birkaç kelime. Söz konusu makale Modern dünyanın kavram ve kurumlarını, ihtiyaçlarını değil, İslam toplumunun iktisadiyatı ile ilgili; mütevellisinin dini hassasiyeti yüksek olan bir “Üniversite”mizin dergisinde yayınlanan bir makale bu. “Yabancı” kelimelerden söz edeceğim. Bu makalede 52 ayrı yerde ve tabii bir kısmı aynı kelimenin tekrarı şeklinde  yabanı kelime kullanılmış. En dindar kesimde ve dini bir konudaki ilmi bir çerçevedeki popüler bir makalede %5 yabancı kelime var. Tabii biz onları Türkçeleştirmişiz. Financial olmuş Finansal. Economi, olmuş Ekonomi. İktisadniye kullanılmıyor ki. “Social” olmuş Sosyal, İçtimai değil her nedense.

Rant İngilizce ve Türkçe karşılığı on tane kelime var, Bağırarak atıp-tutmak, Yüksekten atmak, Heyecanla bağırarak konuşmak, Yüksek perdeden konuşmak, bağırarak ve yüz göz işareti ile konuşmak, Söylenmek, boş laf, ağız kalabalığı gibi.

Birtakım forum’lara katılıyoruz. “Geleneksel form”ların Modern dünyadaki karşılıkları için çalışıyoruz. Kaynak Transferinden söz ediyoruz. Vakıf sisteminde, Meşru Krediye kaynak oluşturuyoruz. Bu maksatla Komisyon kuruyoruz ve cari işlemler için Komisyon ödüyoruz. Uygulamaları Formüle ediyoruz, zararları sübvanse etmek için Fon oluşturuyoruz, bu şekilde Alternatif bir rol üstleniyoruz. Bu süreçte temel fonksiyonları tartışıyoruz, riskleri sigorta etmek için inisiyatif üstleniyoruz. İşte halimiz bu. “Dili yok kalbimin bundan ne kadar bizarım”. Eğitime karşı olmamın sebeblerinin bir kısmı bu satır aralarında gizli. Daha 40 ayrı sebebi var tabii.

Peki bunun sorumlusu kim? Ben kendi payıma düşen sorumluluğu kabul ediyorum. Halen 5 bakanlığımızın isimlerinde Türkçe olmayan kelimeler var. MEB, Cultur ve Tourism Bakanlığı, YÖK, TUBA derdimizi kime anlatalım bilmiyorum. Üniversite, Faculte, Institüte, Academi, Rectör, Dekan, Profesör, Docent (Docens), Doctor, Asistan.. Hangisi Türkçe ki! Hal böyle olunca nasıl mutlu olur ki insan. Ha! Bu konuda ben de dil olarak çok arı-duru değilim. Elbette, herkes gibi benim de daha dikkatli olmam gerek. Arz-ı hürmet eder, saygılar sunar, sevgi ve muhabbetle, selâm ve dua ile. 

 

 

 

Yorumlar

(62)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Türk degil Kürd olarak yaratilma bahstsizligina ugramis bir Müslüman

20 Haziran 2020 03:35

Abdurrahman bey güzel diyorsunuz da biz Kürdçe hakkinda böyle seyler konusmak degil, bizim ve dilimizin varligi bile hâlâ resmiyette suç, maslahat geregi, simdilik gayr-i resmî serbest. Kürd olup kendi ülkemizde verdigimiz vergiyle kendi dilimizde neden resmî egitim hakkimiz yok? Ülke bölünür diyorlar. Türklügü herseyin önüne geçirirseniz elbette ürkersiniz. Ne mutlu Türküm diyene "kelime-i sahadeti" insanlarin genlerine ilahî partiküller mi ekiyor ki, dindari-dinsizi ve dahî %80'i gayr-i Türk olan bu Türk halki bizim valigimiza iman rüknü gibi düsman? Allah askina, dindarlariniz dinsizleriniz, damarinda gram Türk kani tasimayan Türk kafatasçilariniz neyin pesindesiniz? Siz de bu cografyadaki fitnenin temel kaynagi olan ve en dindar Türk'ün bile genlerine islenmis bu Türk kafatasçiligini hiç "düsünmeyi düsündünüz mü"? Umarim editörler bunu silmezler ve siz de okursunuz

Cengiz

19 Haziran 2020 13:57

Devlet yönetiminin en önemli kademesi bürokrasidir. Bürokrat konusuna vakıf, ehliyetli, liyakatlı ve vicdanlı olursa o devlette herhangi bir adaletsizlik ve zulüm yaşanmaz. 

Ouzo

19 Haziran 2020 11:19

Iktidar bozar mutlak iktidar mutlak bozar maalesef su anki iktidar mutlak iktidardır. Bu gun iktidar cenahinda kuvvetler ayrılığının hangi siyasal toplumsal süreclerle ortaya çıktığını yani hangi ihtiyaçlara karşılık olarak ortaya çıktığını bilen vardir muhakkak ama idrak edeni yoktur. Islami literatürde kuvvetler ayrılığının bir karşılığı var mi ya da bir tahlili yapılmış mi bilmiyorum duymadım da. Demem su ki eğer islama gore yonetiliyorsak veya bu arzu ediliyorsa güç paylaşımı nasıl olacak pardon kuranda her şey vardı

Koray

19 Haziran 2020 10:01

Allah razı olsun. Kral çıplak deme cesaretini gösterenler var hala içimizde. Yolsuzluk rant peşinde koşmayı bırakmadan bu ülke düzelmez. Biz Müslüman gibi yaşamaktan vazgeçtik.

Bir öğretmene

19 Haziran 2020 00:18

İslam dünyasında iman, takva, ihlas, ilim, güzel ahlak ve hassasiyetin artması müslümanlar olarak hepimizin istediği bir durumdur. Siz de dahil bu yolda gayreti olanların yolu açık olsun.

Rabia

19 Haziran 2020 00:01

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym4 Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yapmakta olduklarını süsleyivermişiz; böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşmaktadırlar.'neml süresi elhamdullillah Sayın Dilipak haklısınız.sizin makalelerinizi anlayabiliyoruz.ben ilkokuldayken yabancı kelime kullanma zorunluluğu gibi bir durum söz konusuydu ve şaşırmıştım.peygamber efendimiz sav anlamı olan kafiyesiz şiirleri severmiş.turkce Osmanlı ca, Farsça,latince.nerde Türkçe.osmanlica bir satır oku anlarsın hemen derler.fakat Türkçe yi bir sayfayı hızlı okursun fakat anlamazsin derler.yazılis şekli düşündürmeye elverişli değil.. hayırlısı.saygılar selam ve dua ile.Allaha emanet olun.tesekkürler.hasbinallahu ve nimel vekil deriz.

sıla

18 Haziran 2020 22:44

BİR ÖĞRETMEN... im; durduk yere BENDENİZi deşifre ettiniz! ! tühh, OLACAK iş Mİ bu? NAsıl yorum yazarım bundan sONRA? Neyse; tavsiyelerinizZ güzel. felak-nas ETKili AYETlerdir. . .

BİR ÖĞRETMEN

18 Haziran 2020 21:51

BEN NAÇİZANE ŞİRK TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKTİM. İNANMAYANLAR, İKNA OLMAYANLAR CAMİİ HOCALARINA, MÜFTÜLÜKLERE, ALO FETVA'YA DANIŞABİLİRLER. sıla ve Bir Öğretmene RUMUZLU YORUMCULARLA MUHATAP OLMAK ZORUNDA KALDIM. MÜSLÜMAN VE MÜMİN KUL YALAN SÖYLEMEZ. REKTÖR ARKADAŞIM VE TEZ HOCAMI İKNA EDİYORUM DA ŞUNLARI EDEMİYORUM. BİR ALİMİN DEDİĞİ GİBİ '' ALİMLERLE YAPTIĞIM HER TARTIŞMAYI KAZANDIM, CAHİLLERLE YAPTIKLARIMI İSE HEP KAYBETTİM.'' ALLAH CC KUR'AN-I AZİMÜŞŞAN'DA '' CAHİLLERDEN YÜZ ÇEVİRİNİZ'' BUYURUYOR. BEN DE MEZKUR CAHİL YORUMCULARDAN YÜZ ÇEVİRİYOR, MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİN CUMA AKŞAMINI KUTLUYORUM. ALLAH'A EMANET OLUNUZ.

BİR ÖĞRETMEN

18 Haziran 2020 21:42

6 yaşındaki çocuk aklını, psikolojisini bilmeyen tabii ki şaşırır sizin gibi sayın anne. Dikkat ediniz; arkadaşları demiş, öğretmen dememiş! Çocukların mantığıyla sizin yaşınızdakilerin mantığı aynı olur mu hiç! Siz ya sıla rumuzlusunuz, basitçe bana laf yetiştiriyorsunuz ya da dediğim gibi çocuk psikolojisinden habersizsiniz. Kalkıp burada ne demek istediğimi en azından ilmihal okumuş olan Müslümanlar anlar.  

Onur

18 Haziran 2020 20:52

Arparslan adli okuyucunun tesbitine aynen katiliyorum. Diyor ki” Kafanı karıncalandırma Dilipak. Bak FETÖ iktidara gelmek için nasıl da çırpınıyor gece gündüz. Nasıl mı? CHP HDP İP DEVA SAADET GELECEK Partilerinin içine sızarak...Biraz bu tehlikeye kafa yor.” Hatalari bile olsa Cumhur ittifaki bu duruma karsi desteklenmelidir. Sn Yazar, siz ise ya dusmani sevindirecek sekilde ya saldiriyorsun ya da kendi alaniniz olmayan islerle ileri - geri almaya dayali Hak a uygun olmayan deniz dalgasi stratejisi uyguluyorsun. Cok yazik ve uzucu. Onunuzdeki dogruyu neden gormek istemez siniz? Selam ve Dua ile

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle