• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yılmaz: Barış Harekatı olmasa kim bilir neler olurdu! Rum’un da İsrail’in de zihniyeti soykırım!

Yeniakit Publisher
AA Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Yılmaz: Barış Harekatı olmasa kim bilir neler olurdu! Rum’un da İsrail’in de zihniyeti soykırım!

KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Rum kesiminin son dönemlerde özellikle soykırımdan dolayı uluslararası mahkemeler önünde yargılanan Netanyahu hükümetiyle geliştirdiği ilişkiler, aslında bütün bu meselelere bakış açısını ve zihniyetini ortaya koymaktadır. Böyle bir işbirliği içine girebilen bir zihniyetin 1974 Barış Harekatı olmasaydı neler yapıyor olacağını herhalde tahmin edebiliriz. Güçlü Türkiye her zaman KKTC'nin yanındadır" dedi.

Lefkoşa'ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ı Ercan Havalimanı'nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer ilgililer karşıladı.

Havalimanında, Üstel ile ortak basın açıklaması yapan Yılmaz, Girne açıklarındaki gemi kazası sonrasında ilk andan itibaren KKTC ile çok yakın bir diyalog içinde olduklarını ve bütün imkanları seferber ettiklerini belirterek, "Bu çerçevede özellikle donanmamıza, donanma komutanımıza, savunma bakanlığımıza, adadaki askerlerimize, tüm yetkililere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki tüm otoritelere gösterdikleri yoğun gayret, çaba için yürekten teşekkür ediyorum. Gece gündüz bir fedakar arama kurtarma çalışması yürütüldü, çok büyük gayretler sarf edildi ve bu çalışmalarımız da devam ediyor. Bir an önce kayıplara ulaşmayı temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.


HER TÜRLÜ GAYRETİ GÖSTERİYORUZ

Yılmaz, bir taraftan da hukuki süreçlerin başlatıldığını, adli yardımlaşma kapsamında Adalet Bakanlığının bu çalışmalara destek olduğunu belirterek, "Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap vermesi için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz. Bir diğer yandan da bir daha benzer hadiseler yaşanmaması adına çıkarılması gereken dersler, atılması gereken adımlar hususunda da yine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti otoriteleriyle çalışıyoruz. Bizim üzerimize de ne düşerse bu hususta yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Son dönemde Fiber Altyapı Projesi ve KKTC'ye doğal gazın getirilmesi gibi iki büyük ölçekli inisiyatifi geliştirdiklerini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:


KALKINMA SÜRECİNE GÜÇ VERECEĞİZ

"Bu insani ve son derece hukuki projelere, Rum kesimi başta olmak üzere çeşitli çevrelerden yükseltilen seslerin ne kadar doğru işler yaptığımızın ispatı olduğunu ifade etmek istiyorum. Demek ki birilerini rahatsız etmişiz. Kim ne derse desin, biz doğru olanları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin faydasına olan, Kıbrıs Türk kardeşlerimizin refahını arttıracak işleri desteklemeye devam edeceğiz ve bunları da inşallah, geçmişte nasıl suyu getirdiysek denizin altından, bu projelerimizi de hayata geçirerek buradaki kalkınma sürecine ayrı bir güç vereceğiz. Bu konuları da ele alma imkanımız olacak."

Ada'da iki devletin olduğu bir gerçeklik bulunduğunun altını çizen Yılmaz, "Bu gerçekliği görmezden gelerek hareket eden hiç kimsenin sağlıklı bir politika ortaya koyması ve gerçekleştirmesi mümkün değil. İki devletli gerçeği herkesin görmesi lazım" dedi.


NE YAPSALAR BEYHUDE

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu şu demek değil; iki devlet elbette işbirliği yapabilir, ortak menfaatler olur, ortak meseleler olur. Bütün adayı ilgilendiren konular olur, iki devlet birlikte çalışır ama Kıbrıs Türk halkını azınlık konumuna düşürüp devlet olma vasfını ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir çabanın başarılı olmadığını, olmayacağını ifade etmek isterim. Diğer taraftan da Rum kesiminin son dönemlerde özellikle soykırımdan dolayı uluslararası mahkemeler önünde yargılanan Netanyahu hükümetiyle geliştirdiği ilişkiler, aslında bütün bu meselelere bakış açısını ve zihniyetini de ortaya koymaktadır. Böyle bir işbirliği içine girebilen bir zihniyetin 1974 Barış Harekatı olmasaydı neler yapıyor olacağını herhalde tahmin edebiliriz. Dolayısıyla şundan Kuzey Kıbrıs Türk halkı emin olsun; Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanındadır. Ada'ya yönelik diğer hesap yapan ülkelerin de bu hesaplarının son derece temelsiz hesaplar olduğunu vurgulamak isterim. Yaptıkları işler ancak buradaki huzuru, istikrarı zedeler. Halbuki Barış Harekatı 50 yılı aşkın bir süredir bu adaya huzur getirmiştir, istikrar getirmiştir, barış getirmiştir. Bu ortamda da adanın her tarafında kalkınma hızlanmıştır, demokrasi güçlenmiştir ve insanlar çok daha müreffeh bir şekilde yaşamaya başlamışlardır. Geçmişi bilenler bunun en güçlü tanıklarıdırlar. Dolayısıyla bu yapılan çalışmaların beyhude olduğunu, bunlardan bir an önce dönülmesi gerektiğini de buradan ifade etmek istiyorum."


ANA VATAN’A BİR KEZ DAHA TEŞEKKÜR EDİYORUZ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ise Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin temelinde sarsılmaz bir kardeşlik, güçlü bir güven, karşılıklı sevgi ve derin bir saygı bulunduğunu belirterek, bu bağı geçmişten alınan güçle her geçen gün daha da büyüttüklerini ve yeni işbirlikleriyle geleceğe taşıdıklarını söyledi.

Üstel, Yılmaz'ın 2 günlük ziyaretinde devam eden projeleri değerlendireceklerini, tamamlanan yatırımları halkın hizmetine sunacaklarını ve gelecek 5 yıl için yeni projelerin ilk adımlarını birlikte atacaklarını anlattı.

Girne açıklarında 30 Ağustos'ta yolcu gemisinin batmasının ardından devam eden arama çalışmalarını da değerlendireceklerini dile getiren Üstel, "Bu süreçte Kıbrıs Türk halkının yanında duran, bütün imkanlarını seferber eden ve arama çalışmalarına büyük bir katkı sağlayan ana vatan Türkiye'ye bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.


TÜRKİYE İLE OMUZ OMUZAYIZ

Üstel, Doğu Akdeniz'de yaşanan askeri ve stratejik gelişmeleri değerlendireceklerine dikkati çekerek, "Güney Kıbrıs'taki silahlanma faaliyetlerini, yabancı ülkelerle yapılan askeri anlaşmaları ve bölgede değişen güvenlik dengelerini yakından takip ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin her şeyden önce geldiğinin altını çizen Üstel, bu konudaki hiçbir gelişmeyi görmezden gelemeyeceklerini ve ihmallere izin vermeyeceklerini söyledi.

Üstel, ana vatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin vazgeçilmez teminatı olduğunu belirterek, "Milli davamızı, egemen eşitliğimizi ve devletimizin haklarını Türkiye ile tam bir dayanışma içerisinde savunmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek 5 yıllık dönemin KKTC için büyük bir kalkınma ve dönüşüm dönemi olacağı değerlendirmesinde bulunan Üstel, Türkiye ile birlikte çok önemli projelere imza atarak KKTC'ye çağ atlatacak yatırımları hayata geçireceklerini kaydetti.

Üstel, yeni dönemde de Türkiye ile omuz omuza daha büyük hedeflere yürüyeceklerini dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a Kıbrıs Türk halkına desteklerinden ötürü teşekkür etti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23