ATMACA Grubu, faal olduğu sektördeki başarısını gayrimenkulde de göstermek için yeni nesil projelere odaklandı.
1979 yılından bugüne tüketici elektroniği ve dayanıklı tüketim malları sektöründe faaliyet gösteren ATMACA Grubu, bu alandaki başarısını gayrimenkulde de göstermek için yeni nesil projelere odaklandı.
Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya konuşan Atmaca Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adem Atmaca, Sunny markası ve diğer ev aletleri ile her eve girme başarısını gösterdiklerini, Samsung’un Türkiye pazarı üretiminde rol aldıklarını ve yıllık televizyon üretim hedeflerinin 1 milyon olduğunu dile getirdi. Bahçeşehir’e değer katacak 8 projeye de imza attıklarını anlatan Adem Atmaca, çekirdekten yetişerek bugünlere nasıl geldiklerini şöyle anlattı:
MİLLİ YATIRIMCIYIZ
Başlangıcımız bizim rahmetli babam zamanında Ağrı’da 1979 yılında beyaz eşya mağazası ile başlıyor. Yaklaşık 10 yıllık süreçten sonra İstanbul’a işleri taşıyor. Sunny’in başlangıcı da 1990’lı yılların başları. O günden bugüne biz hep bize babamızın en büyük çizdiği hedef şuydu: dün yaptığınız işi bugün yapmayın. Her zaman bugün yaptığımız işin dünkünden bir farklılığı olması gerekiyordu. Biz, hep dayanıklı tüketim mallarında elektronik sektöründe her gün daha çok yerli daha çok milli olması konusunda nasıl bir gelişme gösteririz, onunla alakalı ne yatırım yapmamız gerekiyorsa biz hiç düşünmeden o yatırımı yaptık. Biz, elektronik sektöründe, beyaz eşya mağazacılığından sonra ilk başta müzik setleri montajıyla devam ettik. Bahsettiğim yıllar 90’lı yılların başları hatta evde walkman montajı yaptığımız günler de oldu. Fakat, çok hızlı bir şekilde biz o montajı üretime çevirdik. Üretimden daha sonra tekrar AR-GE yatırımıyla ürünlerin geliştirilmesi konusunda da adımlarımızı attık. Bugün biz şunu rahatlıkla iddia edebiliyoruz; ülkemiz şartlarında üretilebilecek maksimum düzeyde yerlilikteyiz. Bundan bir sonraki adım için farklı bir gelişme olması gerekiyor.
YENİLİK YAPAN KAZANIR
Biz firma olarak teknolojiyi, ürüne çeviren bir firmayız. Yani; mevcut güncel ve gelecekteki teknolojileri çok yakından takip ederek bunları en optimum şekilde tüketiciye bir ürün olarak nasıl sunarız, bizim görevimiz bu… Bu konuda baktığımız zaman artık çok global ve küçük dünyadayız. Bütün teknoloji şirketlerinin arka planında belki rafta, farklı rekabet gibi görünen çevresi varken arka planda çok büyük iş ortaklıkları vardır. Bu ortaklıkların güçlülüğüyle siz daha teknolojik ürünler sunabilirsiniz. Bu konuyla alakalı biz de mümkün olduğunca ilişkilerimizi teknolojiye yakın tutma gayreti içerisindeyiz; en güncel teknolojiyi, en hızlı şekilde ürüne çevirme.
EV ALETLERİNDE İLK ALTIDAYIZ
Biz, özellikle televizyon konusunda şu anda Türkiye’de çok iyi bir noktaya geldik. İlk 6 marka içerisindeyiz. Yüzde 10’un üzerinde pazar payımız var. Üretim olarak da çok entegre bir tesisimiz var. Aslında sadece televizyon üreten bir fabrika değiliz. Küçük ev aletlerinden, ısıtıcılardan, cep telefonundan aklınıza gelen birçok ürünü üretebilecek bir donanım alt yapımız var. Plastik enjeksiyonundan, temiz odasından baktığımız zaman birçok ürünü ürettik ve üretebilir durumdayız. Artık Samsung’a üretim yapıyoruz. Kalite standartları, gelişmişliği ve güncelliği olan bir fabrikamız var. Neredeyse biz Samsung’un iç pazarda sattığı iki televizyondan birisini üretiyoruz. Tabi, ihracat tarafında da bu ilişkiler kademe kademe gelişiyor. Yakın zamanda ihraç ettiği ürünleri de üretir duruma geliriz. Türkiye’de bu üretimi yapacak firma da çok az sayıda. Biz de zaten son 10 yıla yakın süredir televizyon ihracatında, tüketici elektroniği ihracatında ilk 3’teyiz. Hakikaten zorlu bir sektördeyiz. Bu zorlu sektörde sürdürebilirliğimizi ve gelişmemizi tamamen yaptığımız bir dönemdeyiz. Her zaman prensibimiz şudur: İşlerimiz iyiyken her şey yolundayken, yatırım yapmayı adet edindik.
GAYRİMENKULDE DE ATAKTA
Farklı iş kollarında da çalışmalar yürüten ATMACA Grup, son 6 yıldır İstanbul’un uydu kenti olarak bilinen Bahçeşehir semtine odaklandı. Adem Atmaca, Bahçeşehir bölgesindeki projelerini ise, şöyle anlattı: Bölgeye baktığınız zaman kendi civar lokasyonundaki en kıymetli ve en popüler nokta olduğunu tespit ettik. Biz bir arazi stoku ile başlamadık bu işe, o yüzden bizim bir özgürlüğümüz vardı. Yani biz mevcut bir arazimizi geliştirmedik. Biz bir inşaat projesi geliştireceğiz, bunu nerede yapacağımız noktasında arazi satın alarak başladık. O yüzden Bahçeşehir hâlihazırda bir arsayı geliştirerek değil, ilk adım olarak oranın doğru olduğunu düşündüğümüz için başladık.
“GÖLETE ZARAR VERİLMEDİ”
Atmaca, kamuoyunda tartışma konusu olan göletle ilgili şu açıklamayı yaptı: “Son projemizle birlikte Bahçeşehir göleti kullanıma kapanıyor ve inşaata açılıyor gibi bir algı vardı. Benim hep söylediğim konu şuydu: Biz gölette inşaat yapmıyoruz. Gölet’in hemen yan parselinde Gölet’e eklenecek bir yerde atıl bir bölgede bir faaliyet var, bu da çok sınırlı. Zaten rekreasyon imarı olan 0,5 emsali olan düşük emsalli 6,5 kat yüksekliğinde ticari alanlar yapılıyor ve şöyle söyleyeyim; mevcut arazinin sadece yüzde 10’una bile oturmuyor inşaat alanı. Orası insanların kesinlikle ve kesinlikle keyifli bir şekilde ya da yanından geçmek istemediği bir lokasyon haline gelmişti. 2018 sonuna kadar tamamen dere ıslahıyla, peyzajıyla, sosyal alanlarıyla halka açıyoruz. Ben onu defaatle söyledim. Orada daha önce özel bir mülkü belediye satın alarak ve daha sonra parka çevirerek halka hediye ediyor. Projenin aslı bu...”
8 PROJE BİRDEN
Bahçeşehir’de son altı yıl içinde 8 proje geliştiren Atmaca Grubu, bunların dördünü teslim etti. Yakında Bahçeşehir Atmaca projesini de teslim edecek. Bölgede yatırım değeri yüksek projelere imza atan Adem Atmaca, “Biz Bahçeşehir’in en prestijli dairelerini yapma gayreti içerisindeyiz. Gelir gruplarına göre farklı konseptte projeler geliştiriyoruz. En son başladığımız Bahçeşehir Hayat projesi de bunlardan birisi” dedi.
GÖLET BÜYÜTÜLÜYOR
Bahçeşehir’de tartışması devam eden Gölet konusuna da değinen Atmaca, “5 katına çıkarmak gibi bir proje var. Bunun gerçekleşmemesi için hiçbir sebep yok. Çünkü zaten halihazırda proje ile iki katına çıkıyor. Buradan sağlanan finansman, bütçe diğer ikinci etap için kullanıldı. Buradaki proje aslında baktığımızda 5 katına çıkarma. Bunun için de bir bütçe gerekiyor. Aslında nasip olursa başarılı bir şekilde ilerlerse, 2 bin 500 dönümlük bir alandan bahsediyoruz” değerlendirmesini yaptı.


