Kurban Bayramı’nın 4. günü PKK’lılar tarafından, önce bıçaklanan, sonra boğazı kesilmeye çalışılan ve 4. kattan atıldıktan sonra üstünden araba ile geçilerek vahşice katledilen lise öğrencisi Yasin Börü’nün ailesi bu bayramda da kan ağladı. Annesi Hatice Börü, “Yasin’in kanı Demirtaş’ın ellerinde duruyor. İnşallah Yasin’in kanında boğulacaklar! Onların yüzünden masum insanlar ölüyor. PKK bu ülkede bitmediği sürece huzur gelmeyecek” dedi.
16 yaşındaki Yasin Börü, Diyarbakır’da yaşayan, bir Kürt asıllı lise öğrencisiydi. Öğretmenlerinin ‘nur yüzlü’ olarak ifade ettiği Yasin, hem çalışkan hem de zeki bir öğrenciydi. İyilik yapmayı kendisine bir vazife bilen Yasin, aynı zamanda fakirlere yardım için kurulmuş bir dernekte gönüllü olarak çalışıyordu. Yasin Börü, 7 Ekim 2014 tarihinde yani Kurban Bayramı’nın 4. günü, PKK’lılar tarafından, 17 kez bıçaklanıp, bir binanın 4. katından aşağı atıldı. Gözü dönmüş saldırganlar, bununla da yetinmeyip gencecik Yasin’in naaşının üzerinden arabayla geçti! Yasin Börü’nün ailesi, haberi alır almaz hastaneye koşmuşlardı. Yüzü ve vücudu paramparça olmuş oğullarını çok zor teşhis eden anne Hatice ve baba Fikri Börü için o gün, adeta bir yıkım olmuştu.
BİR HAFTA ÖNCE MERHAMET ADLI BİR NOT YAZMIŞ
Henüz lise öğrencisi olan Yasin Börü, katledilmeden bir hafta önce merhamet ve insanlara iyilik yapmanın önemini anlatan notlar almış ve bu notları annesi ve kardeşleriyle paylaşmıştı. Yasin’in ölümünün üzerinden nerdeyse bir sene geçti ancak acısı hâlâ yüreklerde…
ANNE BÖRÜ: YASİN’İMİN DAHA SAKALLARI BİLE ÇIKMAMIŞTI
Gazetemize zorlukla konuşan Yasin Börü’nün annesi Hatice Börü, yutkuna yutkuna şu ifadeleri kaydetti: “Onun amacı sadece fakirlere bir parça et götürebilmekti. O kimseye zarar vermek için gitmedi. Hatta evden çıkarken, şakasına ‘Yasin, bize de kurban eti getir’ dedim. Oğlum da bize kızarak, ‘O kadar fakir varken, bize hiç düşer mi?’ demişti. Derdi para değildi, benim oğlumun. Daha 16 yaşındaydı benim gencecik fidanım. Yasin’in sakalları bile daha çıkmamıştı. Kimseye zararı yoktu. Hiç kimseden bir şikâyet almadım ben onun hakkında. Aksine okuluna gittiğimde öğretmenleri övgüyle söz ederdi, böyle bir çocuğa nasıl kıyılır?”
BENİM GÖZYAŞLARIM HEPSİNE VEBALDİR
Ona bu acıyı yaşatanlara hakkını helal etmediğini vurgulayan Hatice Börü şöyle konuştu: “Benim akıttığım gözyaşlarım, Selahattin Demirtaş ve onun gibi düşünen, PKK’nın sözcülüğünü yapan herkese vebaldir. Onlara oy vererek, meclise sokanlara vebaldir. Ben onlara zerre kadar zarar verdiysem; Allah haklarını alsın benden. Büyüğünden, küçüğüne oy veren hepsinin üzerine vebaldir. HDP’ye oy verenlerin bir kısmı ‘barış olsun’ diye oy verirken, belirli bölgelerde de Paralel Yapı’nın oylarını aldılar. Şimdiye kadar HDP’ye oy çıkmamış yerlerde baskıyla, zorla oy aldılar. İnşallah Yasin’in kanında boğulacaklar. PKK’nın ve HDP’nin bu saldırgan tavrı sürdükçe Yasin’in kemikleri sızlayacaktır.”
“DEMİRTAŞ’A İNANANLARIN ALLAH GÖZÜNÜ AÇSIN İNŞALLAH”
Dindar Kürtler olarak can güvenliklerinin tehlikede olduğunu bildiren anne Börü, “PKK, buralarda sokakları kazarak yolları kapatıyor. PKK marşları çalınıyor. Biz bunları duymak zorunda değiliz! Çözüm süreci 6-8 Ekim olaylarında bitmişti. Artık, PKK’ya hadlerini bildirmeleri lazım! Onların yüzünden masum insanlar ölüyor. PKK bu ülkede bitmediği sürece huzur gelmeyecek! PKK yabancı güçlerin kontrolünde çalışıyor. Çünkü Demirtaş, yabancı ülkelere gittiğinde, buralar savaş alanına çevriliyor. O birilerinin maşası, onu kukla gibi oynatıyorlar. Bir dediğini biri tutmuyor. Kürtler de körü körüne Demirtaş’a inanıyor. İnşallah Allah onların da gözlerini açar” ifadelerini kullandı.
OĞLUMUN BAYRAMLIKLARINI HÂLÂ YIKAMADIM ÖYLECE DURUYOR
Yasin’in bayramlıklarının askılıkta durduğunu belirten acılı anne, “Kurban Bayramı geldikçe ben daha çok kahroluyorum. Onlar bayram yapmaya çalışıyor. Biz burada kan ağlıyoruz. Yasin’in bayramlıkları askıda kaldı hâlâ. Yıkamadım bile, o şekilde duruyor. Hangi anne dayanır bu acıya? Benim ne zararım vardı onlara? Beni Demirtaş arayıp özür dilemesin! Bunca insanın kanı elindeyken özür dilemeyle telafi edilir mi? Yasin’in kanı Demirtaş’ın ellerinde duruyor. Ona sebep olanlardan, o sokağa çıkan insanların ellerinde duruyor. Bize bundan sonra tek bir iyilik yapılacaksa gerçek suçluların yakalanması olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun mahkeme süreçlerini takip etmelerini ve hassasiyet göstermelerini istiyorum” şeklinde konuştu.