• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Yahudilerin soyu ne İbrahim ne Musa Aleyhisselam’la, onların irtibatı Firavun’la…'

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
'Yahudilerin soyu ne İbrahim ne Musa Aleyhisselam’la, onların irtibatı Firavun’la…'

Handan Özduygu Baran Haber'de yazdı: İnsanlık Âdem Aleyhisselam ile başlayan, kıyamet ile sonlanacak tarih sahnelerindeki yürüyüşünde, ilk günden beri yer yer peygamberlerini yalanlayan, reddeden, birçoğunu öldüren, tüm zamanlarda kötülüğün ve zulmün öznesi olmuş, bu yüzden lanetli arıza bir toplulukla karşı karşıya.

Handan Özduygu Baran Haber'de yazdı: İnsanlık Âdem Aleyhisselam ile başlayan, kıyamet ile sonlanacak tarih sahnelerindeki yürüyüşünde, ilk günden beri yer yer peygamberlerini yalanlayan, reddeden, birçoğunu öldüren, tüm zamanlarda kötülüğün ve zulmün öznesi olmuş, bu yüzden lanetli arıza bir toplulukla karşı karşıya. Normalde kapalı bir topluluk oldukları için, biz onları anlamakta zorluk çekiyoruz, onlar da tamamen algı yönetimi ile oluşturdukları imajlarını muhafaza ediyorlar. Mesela biz şüphesiz nebi olarak Resulü Ekrem Nebiyyi Muhterem Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i Peygamber olarak kabul ediyoruz, kitabımız Kur-an’ı Kerim olduğu gibi onların da peygamberi Musa Aleyhisselam, kitapları Tevrat sanıyoruz. Alakası yok, onlar hayatta yaşadığı zamanda bile Musa Aleyhisselam’a hiçbir zaman net bir kabul göstermediler, bir yerde kabul etseler, diğer mevzuda yarı yolda bıraktılar.


 

Konuyla ilgili ayeti kerimeleri tahsil ettikçe okumalar ziyadeleştikçe irkilerek Musa Aleyhisselam’ın aslında ümmeti olmadığını fark ediyorsunuz. Tefekkür ederseniz ne İsa Aleyhisselam’ın ne Musa Aleyhisselam’ın az bir azınlığın dışında ümmeti olmamıştır. İsa Aleyhisselam’ın malum 12 havarisi vardı, Musa Aleyhisselam için de bazı kaynaklarda O’na hakkıyla inanan 70 kişiden bahsedilir ki o 70 kişinin de Musa Aleyhisselam ile Tur’u Sina’ya çıktığını, gördükleri mucizelere rağmen Allah’ı tam olarak görmedikçe asla iman etmeyeceklerini söylemeleri üzerine helak edildikleri anlatılır. Onların dışında bilahare bir 70 kişi var mıydı, bakıyesi bugüne ulaşmış mıdır, Allahualem?!.. Hristiyan Yahudi diye isimlendirilen o koca koca cemaatler kim, necidir derseniz, kendi siyasi politik çıkarları için o yüce ulul azim Peygamberlerin sadece ismini kullanan, suistimal eden ama onların getirdiği hak nizama asla itibar etmemiş, şaşkın güruhlardır. Yahudiler Musa Aleyhisselam’a ve diğer peygamberlere itibar etmediği gibi İsa Aleyhisselam’a da iman ve itibar edilmesine fırsat ve izin vermediler, işi çarmıha gerilmesine kadar getirdiler, antisemitizmin ilk çıkış noktası da haklı olarak tam burasıdır. Birinci haçlı seferi her ne kadar Müslümanlara karşı idiyse de İsa Aleyhisselam’ın intikamı için binlerce Yahudi, ilk o zaman Hristiyanlar tarafından öldürülmüştü.

Firavunun zulmünden kurtulup, Mısır’dan çıktıkları zaman Sina çölünde, Musa Aleyhisselam Tur Dağındayken Samir’i ile ihanet etmişler, buzağıya tapmaya başlamışlardı.


 

Bugün uğruna katliamlar yaparak işgal ettikleri topraklar kendilerine teklif edildiğinde kutsal topraklara o zaman itibar etmemişler, halkı çok güçlü kuvvetli diye peygamberlerine karşı gayet küstah bir tavırla “Çok istiyorsan sen ve Rabbin gidin savaşın, biz gelmiyoruz” demişler ve bunun üzerine 40 yıl Tih vadisinde tutsak edilmişlerdi. Şimdi ironik bir şekilde kendileri Filistinlileri çöllere sürgün etmek istiyorlar. Yine ne kadar enteresandır, onlara “Holokost” uygulayan Almanya ama onlar Almanya’ya değil, Filistinlilere soykırım yapıyorlar. Musa Aleyhisselam, gelecek iktidarım gidecek korkusuyla binlerce çocuk katleden Firavun’un yerine bugün kendi gelecekleri için tehdit olarak görüp Filistinli çocukları öldürüyorlar.

40 yıl Tih vadisinde sersem sersem dolaşmanın öncesinde yine cumartesi günü balık tutma yasağını ihlal ettikleri için “Ne zaman ki onlar, kendilerine yapılan uyarıları unuttular, biz de azgınlık edenlere: ‘Aşağılık maymunlar olun’ dedik.” hitabına maruz kalarak içlerinde yasağı ihlal eden bir grub nesh edilerek maymun suretine çevrilmişlerdi.


 

Zaten açıkça görmedikçe Allah’ın varlığına inanmayacaklarını belirtmiş olmaları, kurban kesmeleri emredildiğinde sürekli “şöyle mi böyle mi” diye sorular sormaları, hiçbir zaman hiçbir şeyden memnun olmamaları sürekli şikayetlerde bulunmaları her zaman aykırı ve asi olmaları neticesinde kendisine sürekli yapılan eziyetlerden naçar kalarak en sonunda: “Musa: "Ey Rabbim! Ben, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle bu fasık kavmin arasını ayır" dedi.” Peygamber duaları elbette ki kabuldür, böylece Musa Aleyhisselam’la karşılıklı olarak ayrılırlar. Bu travmatik çekişmeli ilişki neticelenmiş olur. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam bugün makamının olduğu Eriha çölünde, sahrada inzivaya çekilmiş ve orada vefat etmiştir. Memluklüler makamını yaptırmış, daha sonra Osmanlı makamı çevreleyen bir kervansaray ve cami ikame etmişler, elan restorasyonu ve bakımı TİKA tarafından yürütülmektedir. Sağlığında zaten itibar etmeyen Yahudiler, kabrini tanımazlar. Bazı kaynaklarda her ne kadar ölene kadar bir arada oldukları söylense de böyle bir duadan sonra birliktelikleri düşünülemez. Yine rivayet o ki, itibar etmemelerinin bir sebebi de Musa Aleyhisselam’ın, kendi soylarından biri ile değil de Arab asıllı olan Şuayb Aleyhisselam’ın kızı ile evlenmesidir.

Kitapları diye bildiğimiz Tevrat’la olan ilişkileri en az peygamberleri ile olan ilişki kadar trajiktir. Musa Aleyhisselam elinde Tevrat levhaları ile Tur-u Sina’dan döndüğü zaman onları Samir’inin yaptığı buzağıya taptıklarını gördüğü zaman yaşadığı kalbi inkisari ile levhalar zaten elinden düşmüş kırılmıştı. O günden sonra da hiçbir zaman o levhalardaki emirler hakkıyla yaşanmadı. Musa Aleyhisselam’dan sonra Yuşa Aleyhisselam ile Kudüs-ü Şerif’te çok kısa bir dönemleri var gibi ama akabinde savaşlar sürgünler her şey toz duman oluyor ve kendi kitaplarındaki kayıtlara göre Samir’i olayında olduğu gibi bir süre hep heves ettikleri putperestliğe geri dönüyorlar. O hevesleri Araf Suresinde: “İsrailoğulları’nı denizden geçirdik; derken kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir kavimle karşılaştılar. Bunun üzerine, “Ey Mûsâ! Onlara ait tanrılar gibi, sen de bizim için bir tanrı yap” dediler. Mûsâ dedi ki: “Gerçekten siz cahil bir toplumsunuz! Şüphesiz onların düzeni yıkılmaya mahkûmdur; yapmakta oldukları da boşa gidecektir.” ayeti ile sabittir.


 

Tevrat’ın akıbetine dönecek olursak Yuşa Aleyhisselam sonrası yaşanan savaşlarda hakiki Tevrat levhaları yok ediliyor, yakılıyor veya kaybediliyor. Çok sonra bir rivayete göre Süleyman Aleyhisselam ahit sandığını getirtiyor ve büyük bir törenle halkın huzurunda sandığı açıyor ama içinden Tevrat çıkmıyor. Ondan sonra muhtelif zamanlarda muhtelif hahamların yazdığı muhtelif kitapların ve bölümlerin bileşkesi kafalarına göre bir kitap oluşturuyorlar. Onların anlayışına göre peygamberlik dönemi sona erdiği için dini ikame eden figür hahamlar. Tüm zamanlarda hahamların sözü peygamberlerin sözünden çok daha etkili ve önemli.

Neticede bu lanetli kavmin hem peygamberi hem de kitabı yok!.. Peki niçin bilgi kaynaklarına sorduğumuzda var cevabı alıyoruz. Zira onlar böyle bilmemizi istiyorlar. Önce istismar sonra yok edecekleri İslâm aleminde bu peygamberlerin büyük bir itibarı ve hürmeti var. İşlerine geldiği zaman İbrahim Aleyhisselam kartı çıkarıyor, İbrahim anlaşmaları yapıyorlar, işine geldiği zaman kuzu postu kabilinden Musevi oluyorlar. Gerçekte dinleri yalan, kitapları düzmece olan bu pedofil adamların kurmuş oldukları sapık düzene sadakatleri ise hayrete şayan. Bu istikrarı tüm zamanların lanetli haymatlosları olmalarına borçlular. Küfr-ü inadinin zirvesi bir durum.

Yahudiler tüm zamanlarda ve tüm coğrafyalarda her zaman istenmeyen kovulan sürülen insanlar olmuş, bunun en bariz sebepleri faize dayalı olarak kurdukları sömürgeci ekonomik düzen ve bulunduğu her yere getirdiği bugün kısaca “LGBT” diye ifade ettiğimiz cinsi sapıklıklar ve her türlü ahlâksızlıklardır. Geniş açılımı ilgili ayetlerin tefsirinden elbette bakılabilir ama cumartesi yasağını çiğnemeleri üzerine “Aşağılık maymunlar olun” hitabına maruz kaldıktan sonra emredilen yasağa uyuyormuş gibi görüntü vererek alaya alır gibi yasağın özünü ihlal etmeleri üzerine bu kavmin bu ırkın ibreti alem olarak asla iflah olmadığını gayet net görüyoruz. Her ne kadar kendilerini çok iyi kamufle etseler de aşağılık olma mekanizmalarını her zaman her dönem devam ettirdikleri ortaya çıkıyor. Amerika’da sinagogların bodrumlarında ortaya çıkan kanlı yataklar, bebek pusetleri çabucak ört bas edildi ama Epstein bataklığından haberler sızmaya devam ediyor. İnsanlık tarihi bu kadar iğrenç olaylar silsilesi ile karşılaşmamıştır. Batı’da Bill Clinton, Donald Trump, Prens Andrew, doğuda Arap prensler, ismi bataklığa batmayan yok gibi. Dünya pedofil sapıkların meydana getirdiği bir yalan rüzgarıyla yönetiliyor. Her türlü medya ve sosyal siteler her şeyi yazıp sorduğumuz yapay zeka onların kontrolünde onlara hizmet ediyor. Yakın zamanda yaptıkları zulüm ve soykırım videolarının tamamının internetten silineceği konuşuluyor şimdi medyada. En son İsrail lehine içerikler üretmesi için ChatGPT’yi satın aldıkları yer aldı basında. İsrail’in yaptığı kötülüklere reaksiyon göstermeyen kim varsa, Epstein ile bağları, irtibatları olduğunu öğreniyoruz. Ekonomi, kültür, siyaset, din ve sosyaliteyi kısaca her alanı kurdukları algı imparatorluklarıyla, manipülasyonlarla yönetiyor gibi görünüyorlar ama bu sapıklık ihanet ve şantaj zorbalıklarıyla daha nereye kadar.


 

“Onlar, korunaklı şehirler içinde veya surlar arkasında olmadıkça, sizinle, toplu olarak karşı karşıya gelerek savaşmazlar. Kaldı ki kendi aralarında da derin ayrılıklar içindedirler. Sen, onların birlik olduklarını sanırsın, oysaki kalben farklı farklıdırlar. Bu, onların akıllarını doğru kullanmayan bir halk olmaları nedeniyledir.”

Olaya Kur-an’ı Kerim açısından baktığımız zaman bu akıllarını kullanamayan halkın ne İbrahim ne Musa Aleyhisselam’la soy ya da iman bakımından bir irtibatları söz konusu olduğunu görüyoruz. Zaman gösterdi ki onların irtibatı, kendi elleriyle yazdıkları ya da vehm ettikleri diyelim, Tevrat’a göre 430 yıl tebası kölesi oldukları Firavun’la.

“Allah sizi âlemlere üstün kılmışken, ben size Allah’tan başka bir tanrı mı arayayım? Hatırlayın ki, size işkencenin en kötüsünü yapan Firavun’un adamlarından sizi kurtardık. Onlar oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardır.”

Mısır’da Firavun’un kölesiyken en ağır, zor şartlar altında yıllarca oğullarının öldürüldüğü bir ortamdan, Musa Aleyhisselam gibi bir rehber, bir peygamber kurtuluşlarına vesile oldu, o kadar mucizelerine şahit oldular ama her şeye rağmen Musa Aleyhisselam’a itibar etmediler. O zaman vadedilen toprakları reddettiler, Allah’ın ihsan ettiği nimetlere tuğyan ettiler. Belli ki Firavun’un mikrobiyotası bunların genetiklerine sinmiş, o gün bugün onun kodlarıyla hareket ediyorlar. Asla iflah olmadılar, olmayacaklar.

Aylık Baran Dergisi 46. Sayı Aralık 2025

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

lkpoı

Lanetli Kavim Yahudiler yer yüzünde bozgunculuk çıkartan Lanetli kavim.

osmanlı kartalı

rabbim bu lanetli keefre kavmin tezde yakında devletlerinin yıkılışını görmeyi nasib etssin
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23