Vebalinden korkun! Evimizi ocağımızı istikbalimizi söndüren Kara Şubat'ın zulmü sürüyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kendilerini tutuklayanlar, mahkûm edenler, tutuklu hale geldiği hatta bir kısmı mahkûm olduğu halde 28 Şubat mağdurları hâlâ zindanda..
Çocukları babasız, anneleri evlatsız bırakan 28 Şubat.. Kendilerini tutuklayanlar, mahkûm edenler, tutuklu hale geldiği hatta bir kısmı mahkûm olduğu halde 28 Şubat mağdurları hâlâ zindanda..
Eğer bir de onları mahkûm edenler aynı koğuşlara verilirse, dünya tarihi eşine az rastlanır, gülünesi mi, ağlanası mı bilinmez "adalet olayı"na şahit olur.
Geçen yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 Mart 2018'de Senegal'in başkenti Dakar'da 28 Şubat mağdurları için konuşmuştu.
Gazeteciler bir önceki yıl kendisiyle yapılan röportajı hatırlatıp, ‘O zaman verilmiş kararlarla mağdur oldukları için haklarını arayan insanlar var’ demiştiniz, bir gelişme var mı? diye sordu.
Erdoğan, "Yapılanları gördükçe cumhurbaşkanı olmaktan utanıyorum" dedi ve ekledi "Adalet Bakanlığı’nın yaptığı bir çalışma var. Ama bu ne zaman neticelenir, bu tabii ki yargı meselesi. Bunu şu an benim söylemem mümkün değil." Aradan şimdi bir yıl daha geçti. Zerre mesafe alınmadı.
Geçen yıl 14 Şubat'ta Mazlumder üyeleri, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi önünde bir araya geldi. 28 Şubat dönemi mağdurları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri olarak, ‘28 Şubat siyasi yargı kararları iptal edilsin’ talebinde bulundu. “Yapılan hatalar düzeltilmeli” dedi. Ama yine aradan bir yıl geçti değişen bir şey olmadı.
Zindanlarda hâlâ 28 Şubat mazlumları var..
O gün insanların evi barkı yıkıldı. Ocakları söndü. Bugün "iktidar olmanın nimetleri"yle mutlu olanlar, mutluluklarını o günlerde mapus damlarına girmeyi göze alarak direnenlere borçlu olduklarını unutmamalı. Başörtüsü yüzünden çocuklarını dışarıda okutabilenler, yoksullukları yüzünden bunu yapamayıp istikbâlinden olanları unutmamalı.
Hâlâ öğretmenliğine, atıldığı işine dönemeyen mazlumlara rağmen sürdürülecek "mutluluklar" bir gün ayağa dolanır da, kişi "eyvah ben nasıl bir sahte mutluluğun sarhoşu imişim ki, Allah beni böylesine rüsvâ eyledi!" diye feryâd etse ne fayda..