• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Uzmanlardan depremin psikolojik etkilerine karşı kritik uyarı: Mutlaka önlem alınması gerekiyor

Yeniakit Publisher
2019-09-26 21:21:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Uzmanlardan depremin psikolojik etkilerine karşı kritik uyarı: Mutlaka önlem alınması gerekiyor

İstanbul’da meydana gelen 5,8 şiddetindeki deprem ve depremin artçıları vatandaşta paniğe sebep olurken psikologlar deprem psikolojisini değerlendirdiler. Psikolog Mehmet Fatih Yiğit, depremin yol açtığı psikolojik travmalar hakkında önemli uyarılarda bulundu.

 Taha Emre Özdemir  Yeniakit.com.tr 

İstanbul’daki 5,8 şiddetindeki deprem ve artçı depremler vatandaşta büyük korku ve endişeye sebep oldu. Psikologlar depremin yol açtığı psikolojik travmalar konusunda önemli değerlendirmelerde bulunuyorlar. Psikologlar ardı ardına gelen depremlerin anksiyete bozukluğunu tetiklediğini belirterek depremin insan psikolojisindeki travmatik etkileri konusunda dikkatli olunmasını istiyorlar. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Psikolog Mehmet Fatih Yiğit “Deprem ve benzeri (Sel, yangın vb.) doğal afetlerin tahribatı sadece yıkım ve ölümlere sınırlı olmadığı gerçeğinin önemini, deprem sonrası insanda görülen psikolojik sorunlarla da değerlendirmek gerek.” dedi.

Deprem ve posttravmatik stres

Psikolog Mehmet Fatih Yiğit, depremin ciddi bir travmatik olay olarak düşünüldüğünde deprem sonrası görünen en yaygın rahatsızlığın Posttravmatik stres bozukluğu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Posttravmatik stres bozukluğu, kişinin ruhsal ve bedensel bütünlüğüne ciddi bir tehdit olarak algıladığı ve kişide derin tahribatlara yol açabilecek her türlü olay olarak tanımlanabilir.

Deprem gibi afetin  neden olduğu posttravmatik stres bozukluğunun insanda yarattığı, huzursuzluk, güvensizlik, her an kötü olayların yaşanacağı kaygısı vb. depresif belirtiler ile yaşam kalitesinin bozulması gibi etkilerde, kişinin üretkenliğinden sosyal yaşamındaki ilişkilerine kadar negatif etkilerin olacağı ve bu yönden de bakılarak önlemlerin alınmasını gerektiren sosyal bir sorundur.

Depreme maruz kalmış  bireyler uzun süre bunu zihninde tekrar tekrar canlandırır ve yaşar. Olayın ilk yaşandığı evrede akut stres tepkisi oluşur ve bu evre ilk dört hafta içinde ortaya çıkar 2 gün ile bir ay sürer. Şok durumu, şaşkınlık, donukluk, ne yaptığını bilememe hali, dehşet, korku, çaresizlik, panik hali görülebilir. Yaşanan artçı sarsıntılar, akut durumun yoğun yaşanmasına, kaygı ve korkunun tekrarına sebep olur.
Daha önce deprem geçmişi olmayan bireyler yaşama ve dünyaya kendini güvenle bağlı hissederlerken deprem gibi ani bir olay sonucunda yaşama olan güvenini kaybetmiş hisseder ve bu durum yoğun kaygıya sebep olur, ölüm korkusu, yakınlarının güvenine dair oluşan korku hiçbir şey yapamama, olanı değiştirme gücüne sahip olamama duygusu bireye çaresizlik hissini en üst düzeylerde yaşatacaktır.”

Depremin psikolojik etkilerine karşı tavsiyeler

Psikolog Mehmet Fatih Yiğit, deprem psikolojisi ile ilgili taviyelerini de şöyle ifade etti:

“Ani seslere karşı aşırı duyarlılık, her an kaygı hali, huzursuzluk gibi semptomlara akut dönemde çok sık rastlanır, yaşanan tüm bu olumsuzluklar düşlerde çok sık yinelendiğinden uyku bozulur  ve bazen kişi sırf bu olumsuzlukları tekrar yaşamamak için kaçınma davranışı olarak uykudan kaçabilir ki bu durum sonraki süreçte ciddi uyku problemlerine sebep olabilecektir. Kişi korku ve çaresizlik içindedir, umutlarını, geleceğini yitirmiştir, yaşadıklarına inanamamaktadır, aşırı sinirlilik ve ani öfkelenme olabilir. Bazen duygularını yitirmiş gibi hissedebilir, ağlayamaz, duygularını ifade edemez. Yaygın vücut ağrıları, taşikardi (çarpıntı), kendinden geçme, nefes darlığı gibi fiziksel       

Depremin olduğu anda kişinin nerede olduğu ve ne şekilde konumlandığı da  sonraki süreçte yaşayacağı psikolojik rahatsızlığın şiddetinde önem arz etmektedir, Örneğin, 1999 Körfez depreminin gece yarısı olması bir çok insanı yatağında yakalamış olması, sonraki süreçte yapılan izlenimlerde yatak odasına girememe, yatağa yatamama gibi fobik davranışların  oluştuğu gözlemlenmiştir. Deprem üzerinden yirmi yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen yapılan bazı çalışmalarda Posttravmatik stres bozukluğu rahatsızlığının yaygınlığı %23-43 aralığında olduğu saptanmıştır. 

Depremin yarattığı Posttravmatik stres bozukluğunun  tahribatlarının onarılmasında neler yapılmalı?

Deprem sonrası yapılacak ilk müdahalenin, gıda, barınma, fiziksel yaralanmaların tedavisi  gibi daha çok hayatta kalmaya dönük birincil ihtiyaçları karşılamaya yönelik olmalı, yaşamın bir an önce normalleştirilmesi ileriki dönemde çıkacak psikolojik sorunların azalmasında yararlı olacaktır.

Travma ve kayıp sonrası duyguların paylaşılması, sıkıntıyı azaltacağından, Depreme maruz kalmış kişilerin üzüntülerini, korkularını, kaygılarını, yakınları ile paylaşmasının zemini hazırlanarak, bu yolla duygusal boşalım ve rahatlama sağlanmalıdır. 
Deprem sonrası akut  dönem (ilk bir ay) atlatıldıktan sonra, kurulacak psikoterapist ekiplerince, yapılandırılmış görüşmelerin, bir takvim çerçevesinde başlanması ve minimum üç yıl izlenmesi sağlanmalıdır.”   

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Türk milleti bilmediği konuda uzmandır. Şimdi bilen bilmeyen konuşur. Deprem konusunda japonlar konuşmuyor iş yapıyor İŞ. BİRAZDA ELLER ÇALIŞSIN.

Eski Türkiye

1 m3'lük kitap balyaları oluşturun ve sıkıca bağlayın. Bu yapı ezilmez. Yanında boşluk kalmasını sağlar. Deprem anında çocuğunuz bunun yanına uzansın. Değişik odalara bunlardan dağıtın. Genişçe gövdeli bir ağaçtan kesilmiş üç karış yükseklikte tomruklar da aynı işi görür. Damarları yere dik bakıyor olacaktır. Etrafını kalın bir halat ile sarıp dekoratif sehpalar elde edebilirsiniz. Bunlar benim uyduruklarım değil. Büyük deprem sonrası Nasuh Mahruki'den... Paylaşırsak makbule geçer.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23