Dr. Yavuz, sözlerine şöyle devam etti: ''Dünyanın en demokratik ülkelerinde bile özgürlükler sınırsız değildir. Özgürlük, bireyin kendi kişisel alanı içerisinde istediği gibi serbestçe hareket edebilme hakkıdır. Diğer kişinin sınırlarına girildiği an özgürlük biter. Ancak ruh sağlığı bozuk olanlar için özgürlüğün bir sınırı yoktur. Nitekim psikotik tabloda düşünce bozukluğu gösterenler, diğer kişilerin hak ve özgürlüklerini düşünmeden istediklerini yapma eğilimine girebilirler. Zaten bunların da cezai ehliyetleri, maruz kaldıkları ruhsal maluliyet nedeniyle bulunmaz. Dolayısıyla bireyin, ait olduğu toplumun inanç ve değer sistemlerini önemsemeyerek kutsala hakaret etmesi hiçbir şekilde özgürlük olamaz. Mantıklı entellektüel zeka, kabullenmese bile içinde bulunduğu toplumun değer yargılarına, inanç sistemlerine saygı gösterir. Bunu da empatik hayatın vazgeçilmez bir koşulu olarak görür. İnsanların kutsal değerlerine dil uzatmak, özgürlük değil, psikolojik zihinsel şiddet uygulamaktır. Şiddet sadece fiziksel alanda olmaz. Bu nedenle kişilerin inanç değerlerine, onun manevi iklimine saldıran zihinsel şiddet, fiziksel şiddetten daha yaralayıcıdır.''