• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel: Gazetecinin Helal Kazancı Sorgulanamaz, Gazetecilik Onurlu Bir Duruştur

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel: Gazetecinin Helal Kazancı Sorgulanamaz, Gazetecilik Onurlu Bir Duruştur

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, gazetecilik mesleğinin itibarı, ekonomik sürdürülebilirliği ve meslek onuruna ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Geçgel, gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil aynı zamanda bir duruş olduğunu belirterek, kamuoyunda özellikle gazetecilerin kazanç elde etmesine yönelik oluşturulan olumsuz algılara sert tepki gösterdi. Gazeteciliğin eğilip bükülenlerin değil, dik duranların mesleği olduğunu vurgulayan Geçgel, kalemini şahsi menfaatine göre yönlendirenlerin yalnızca kendilerine değil, tüm mesleğe zarar verdiğini ifade etti.

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, gazetecilik mesleğinin itibarı, ekonomik sürdürülebilirliği ve meslek onuruna ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Geçgel, gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil aynı zamanda bir duruş olduğunu belirterek, kamuoyunda özellikle gazetecilerin kazanç elde etmesine yönelik oluşturulan olumsuz algılara sert tepki gösterdi. Gazeteciliğin eğilip bükülenlerin değil, dik duranların mesleği olduğunu vurgulayan Geçgel, kalemini şahsi menfaatine göre yönlendirenlerin yalnızca kendilerine değil, tüm mesleğe zarar verdiğini ifade etti.

Açıklamasında gazeteciliğin ağır bir sorumluluk taşıdığına dikkat çeken Geçgel, “Gazetecilik; hakikatin peşinden gitmeyi, doğruyu savunmayı ve gerektiğinde bedel ödemeyi gerektirir. Bu meslek, kişisel çıkar hesaplarıyla yapılacak bir iş değildir. Gazetecilik toplumun vicdanıdır, hafızasıdır, denetim mekanizmasıdır. Bu şuurla hareket etmeyenler mesleğe en büyük zararı vermektedir” dedi. Gazetecilik mesleğinin şerefini zedeleyen her davranışın, binlerce onurlu basın emekçisinin emeğine gölge düşürdüğünü belirten Geçgel, birkaç olumsuz örnek üzerinden tüm gazetecilerin zan altında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Toplumda gazetecilerin kazanç elde etmesine yönelik çifte standartlı bir yaklaşım bulunduğunu dile getiren Geçgel, her meslek grubunun geçimini sağlamak için çalıştığını, gazetecilerin de ailelerine ekmek götürmek zorunda olduğunu vurguladı. “Siyasetçi kazanır, iş insanı kazanır, esnaf kazanır; herkes kazanınca takdir edilir. Ancak gazeteci para kazandığında farklı bir algı oluşturuluyor. Sanki gazetecilik gönüllü yapılan bir faaliyetmiş gibi değerlendirme yapılıyor. Bu son derece yanlış ve adaletsiz bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Gazeteciliğin ağır çalışma koşulları altında icra edilen bir meslek olduğuna dikkat çeken Geçgel, depremde, selde, yangında, kriz anlarında ve seçim süreçlerinde sahada olanın gazeteci olduğunu hatırlattı. “Toplum evinde gelişmeleri takip ederken gazeteci olayın tam merkezindedir. Soğukta, sıcakta, risk altında görev yapar. Gecesi yoktur, gündüzü yoktur. Ailesinden ve özel hayatından fedakârlık eder. Böyle bir mesleği icra eden insanın helal kazancını sorgulamak hangi vicdana sığar?” diye konuştu.

Gazetecilerin kazancının alın teri, emek ve fedakârlık olduğunu belirten Geçgel, “Gazeteci de herkes gibi nafakasını kazanmak için mücadele eder. Kimse yalnızca alkış için çalışmaz. Gazetecinin kazancı emeğinin karşılığıdır. Helal kazancı günah saymak, gazeteciyi farklı bir kefeye koymak doğru değildir” dedi. Ekonomik olarak ayakta kalamayan bir basının özgür olamayacağını ifade eden Geçgel, bağımsız medya için ekonomik sürdürülebilirliğin hayati önem taşıdığını vurguladı.


Basın camiası içinde zaman zaman yaşanan çekişmelere de değinen Geçgel, meslektaş dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gazetecilerin birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalışmasının mesleğin itibarını zedelediğini söyleyen Geçgel, “Bir gazetecinin başarısı diğerini rahatsız etmemelidir. Gereksiz rekabet ve kırıcı tutumlar, mesleğin gücünü zayıflatır. Gazeteciler birbirine zarar verdiğinde aslında kendi ayağına sıkmış olur. Mesleğin itibarı zedelendikçe herkes zarar görür” ifadelerini kullandı.

Etik ilkelere bağlılığın gazeteciliğin temel taşı olduğunu dile getiren Geçgel, şantaj, iftira ve kişisel hesaplarla yapılan yayıncılığın gazetecilik olarak tanımlanamayacağını belirtti. “Gazetecilik güven inşa etmektir. Güven bir kez sarsıldığında onu yeniden tesis etmek yıllar alır. Bu nedenle mesleğin ağırlığını ve sorumluluğunu kavrayamayanların gazetecilik yapmaması gerekir” dedi.

Gazeteciliğin ne dokunulmaz bir zırh ne de aşağılanacak bir meslek olduğunu ifade eden Geçgel, basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu söyledi. “Basın özgürlüğü güçlü demokrasilerin temelidir. Gazetecinin emeğine saygı duymak, aynı zamanda demokratik değerlere sahip çıkmaktır. Gelir kaynakları daraltılmış, ekonomik baskı altında bırakılmış bir medya yapısından güçlü bir kamu denetimi çıkmaz” değerlendirmesinde bulundu.


Açıklamasının sonunda gazeteciliğin onurla taşınması gereken bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Geçgel, “Gazetecilik emektir, mücadeledir, risk almaktır ve hepsinden önemlisi onurdur. Kalemini satmayan, hakikatten sapmayan, mesleğinin şerefini koruyan her gazeteci kazandığı her kuruşu sonuna kadar hak eder. Gazetecilik ancak dik duran insanların omuzlarında yükselebilir” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23