• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Tehditlere boyun eğmedi yazılarına devam etti

Yeniakit Publisher
2022-01-03 10:43:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Tehditlere boyun eğmedi yazılarına devam etti

Merhum Yayın Yönetmenimiz ve Yazarımız Hasan Karakaya’nın değerli eşi Aysel Karakaya Akit’e yaptığı açıklamada, “Yazılarından dolayı zaman zaman tehditler alıyordu. Ama Hasan Bey hiç durmadı, doğru bildiğinden asla şaşmadı ve aynı şekilde yazılarına ve fikir beyanlarına devam etti” ifadelerini kullandı.

Merhum Yayın Yönetmenimiz ve Yazarımız Hasan Karakaya ülkenin geçirdiği en zor zamanlarda kalemini kılıç gibi kullanan usta bir kalemdi. İnancından dolayı okul kapılarının önünde bekletilen kızların, dindar oldukları için önü kesilen siyasetçilerin, dünyanın dört bir yanında küffar tarafından zulme uğrayan Müslümanların her zaman yanında durdu. O, ümmetin fedaisi olarak basın alanında nasıl korkusuzca cihat edileceğini bize gösterdi. Bu yönüyle kendisinden sonra gelen genç gazetecilere öncülük etti. Darbe dönemlerinde dengeler adına susanlardan, dengeler adına zulme sessiz kalanlardan olmadı. O, zaten hiçbir zaman sıradan bir gazeteci değildi. Sıra dışı bir gazeteci olarak din düşmanlarının korkulu rüyası, Müslümanların umuduydu. İnsan ilişkilerinde kibar ve zarifti. Herkesle dosttu. Lakin milletimizin bütün düşmanlarını düşmanı bildi. Korkmadı, hep kükredi. Mümin yüreklere umut, münafıklara korku saldı. O da Necip Fazıl gibi küfrün buzdağlarını hohlaya hohlaya eritenlerden biri oldu. Türk basın tarihine adını altın harflerle yazdıran Karakaya, vefatının üzerinde yıllar geçmesine rağmen hâlâ hayırla anılmaya devam ediliyor. Bundan sonra da hatıraları nesilden nesile taşınacak. Gazetemizin öncü isimlerinden olan Merhum Hasan Karakaya büyüğümüzü iyi gününde kötü gününde her zaman yanında duran hayat arkadaşı değerli eşi Aysel Karakaya Hanımefendi ile konuştuk.

Hasan Karakaya ile tanışma hikayenizi dinleyebilir miyiz? Nişanlanma ve evlenme süreciniz nasıl oldu?

- Karabük’te oturuyordum. İstanbul’daki akrabamın yanına gezmeye geldim. Zaman zaman İstanbul’a gezmeye geliyordum. Hasan Bey ile zamanında çalışmış olan sevgili Onur Efe’nin müteveffa annesi ile ablam arkadaşmışlar. Hasan Bey, Onur Bey’e, o da annesine Hasan Bey’in evlenme isteğini aktarmış; ablam da arkadaşını arayarak “iyi olacak hastanın doktoru ayağına gelirmiş, Aysel benim yanıma gezmeye geldi” dedi. Sonra bana bazı açıklamalarda bulundu, buna karşın ben de “babamla Karadeniz gezisine çıkacağımı” söyledim. Ablam bana kızdı ve misafirleri kabul etmeye ikna etti. Hasan Bey, Onur Efe ve ailesiyle beni görmeye geldi. Ablam, ısrarla bizi yemeğe gönderdi. İlk çıkışımızda Hasan Bey’in vasıfları, düşünceleri benim istediğim gibiydi, bununla birlikte bir karara varmadan ablama geri geldik. Akşam yemeğini de enteresan bir şekilde ablamın evinde yedik. Aslına bakarsanız evet ya da hayır demeden yani net bir karara varmadan, her şey olumlu bir şekilde kendiliğinden ilerledi ve isteme aşamasına gelindi. 16 Mart’ta nişanlandık ve 16 Mayıs’ta ise evlendik. Takvim 1977 yılını gösteriyordu.

“İşini seven ve korkusuzca yazılar yazan bir insandı”

Evlilik hayatınızda hangi zorlukları yaşadınız hangi imtihanlarla mücadele etmek durumunda kaldınız?

- İşine çok bağlı, çalışmayı çok seven bir insan olarak işten genelde geç gelirdi, bazı zamanlar gece yarısına kadar kendisini beklerdim. Daha sonraki yıllarda dünyaya gelen çocuklarım da kendisini pek göremezdi. Uzun yıllardır izin günü olan Perşembe günü ancak akşam yemeğinde maaile bir araya gelirdik. Çok sonraları çocuklar şehir dışında üniversiteye başlayınca izin gününü Cumartesi’ye aldı da, daha fazla vakit geçirme şansımız oldu. Bu elbette büyük bir eksiklikti.

Bu konuda bir hatıranızı alabilir miyiz?

- Bir anımızı ekleyeyim; bir gece misafirimiz gelecekti, sabah olamadığı tıraşını akşam olurken gazeteden haber geldi, tıraşını bitiremeden diğer yanağını havlu ile sildi ve apar topar gazeteye gitmek zorunda kaldı. İşte böyle işini seven ve korkusuzca yazılar yazan bir insandı.

Yazılarından dolayı tehdit alır mıydı? İftiralar ve tehditler onu yıldırır mıydı?

- Yazılarından dolayı zaman zaman tehditler alıyordu. Yazıları birilerinin kulağına fazlaca kar suyu kaçırıyor olmuş olacak ki, bir gün Kasım Gençyılmaz’ın kurmaca iftirası sebebiyle asılsız olduğunu bile bile yaşadıklarımız bizi oldukça üzdü; çünkü iftira olduğunu bilsek de, bu kurmacayı yapan insanların bir sonraki aşamada ne yapacağını kestirmek mümkün değildi. Hasan Bey sonra durdu mu? Elbette hayır, doğru bildiğinden asla şaşmadı ve aynı şekilde yazılarına ve fikir beyanlarına devam etti.

Merhum Hasan Karakaya mesleğine aşık bir gazeteciydi. Onun işine bağlılığı meslek tutkusu gazeteciliğiyle ilgili neler söylemek istersiniz?

- Hasan Bey işine o kadar bağlıydı ki bir röportajda eşimin ikinci eşi gibiyim demiştim. Hatta sağ olsun Mustafa Karahasanoğlu ağabey bir gün bana “yenge hanım Hasan’ın başarısından dolayı önce size teşekkür ediyorum” dedi. Öyle yoğun dönemleri olurdu ki kızım Ayşenur bazen babasına mektup yazıp bırakırdı. Hasan Bey de, ailesine zaman ayıramamaktan üzüntü duyardı. İşine olan tutkusunu duyduğumuz saygıdan dolayı biz elimizden geldiğince bunu Hasan Bey’e hissettirmemeye çalışırdık. 39 yıllık evlilik hayatımız işte böyle geçti, vefatı her ölüm gibi erken oldu elbette.

Hasan Karakaya’nın memleket meselelerine duyarlılığı hakkında neler söylersiniz?

- Ülkesini çok seven bir insandı, ülkenin içinden geçtiği zorlu dönemleri, problemleri çokça kafasına takar, çözüm bulmak için geceler boyu düşünür, okur, araştırırdı. Bir gecede normalde okunmaz denecek sayfa sayısındaki kitabı bitirdiğine şahit olmuşluğumuz vardır. Memleketin iyi olacağına dair sarsılmaz bir umudu vardı. Gelecekte muasır medeniyetler seviyesine çıkacağımıza, tarihte olduğu gibi çağ açıp çağ kapatacağımıza inancı tamdı.

Müslümanların zorluklar yaşadığı dönemlerde ruh hali nasıldı? Müslümanların dertleriyle dertlenmek konusunda nasıl bir duruş sergilerdi?

- Müslümanlar için dindaşları için, zorda olan müminler için üzülür ve tasalanırdı ancak sadece Müslümanlar için değil, tüm mezalim altındaki insanlar için dertlenirdi. Bunlara çözümler düşünür, çözüm olacağına inandığı fikri tartışmalara katılır, eleştirilerini, çözüm önerilerini sözlü ya da yazılı olarak beyan eder, işin peşini de bırakmazdı. Zorda olanlara yardımcı olmaktan memnuniyet duyardı.

Gözaltına alındığı zamanlarda neler hissettiniz? Sert yazılar yazmaması konusunda uyardığınız olur muydu?

- Tabi ki hiç beklemediğimiz bir anda aldığımız haberle şok olduk. Ona olan inancımdan, doğru yoldan ayrılmadığını bildiğim için, “başını dik tut, sen suçlu değilsin” diye haber gönderdim. Zaten hak edene gereken cevabı hep verdiği için arkasında durdum ve destekledim.

Tayyip Bey ile Hasan Bey yol ve dâvâ arkadaşıydılar

Sayın Cumhurbaşkanımıza olan muhabbetiyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Onlar zaten gençlik yıllarından beri arkadaştılar. Yol ve dava arkadaşıydılar. Mevkileri, görevleri değişse de bu dostlukları baki kalmıştır. Rabbim, Sayın Cumhurbaşkanı’mıza uzun ve sağlıklı bir ömür versin inşallah.

Anma programına Sayın Cumhurbaşkanımızın katılması ve eşinize dair çok güzel cümleler kurması hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Çok çok güzel bir programdı, tabi ki Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleri ve kullandığı güzel sözler için şeref ve mutluluk duyduk. Hele ki, üstat Necip Fazıl ile eş tutması, etkilendiğini söylemesi bizi ziyadesiyle memnun etti. Zat-ı Alilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Hasan Bey’in defni sırasında da Kur’an tilaveti bizi yine çok memnun etmişti, hüzne gark olduğumuz o anlarda. Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, zaman zaman hal-hatır sormak için beni araması da yine çok mutlu ve huzurlu hissettiğim zamanlardır. Organizasyonda emeği geçen başta Akit Medya Ailemize ve Sayın Cumhurbaşkanı’mıza sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

Hasan Karakaya’nın adının yaşatılması adına beklentileriniz nelerdir?

Bizim, ailesi olarak, bir beklentimiz yok aslında, mütefekkir ve müellif insanların en büyük arzusu, eserleriyle ve fikirleriyle halkın nezdinde unutulmamaktır. Hasan Bey’in amel defterinin kapanmadığını ve hayırlarla yad edildiğine inanıyoruz.

“Keşke çiçekten, böcekten bahseden yazılar yazabilsem!”

Geleceğe yönelik hayalleri neydi? Bu konuda neler söylerdi size?

Öncelikle, iyi evlatlar yetiştirmiş olmayı, evlatlarının iyi işler yapan, örnek insanlar olmasını istiyordu, hamdolsun ki utandırmadılar. Dünyadaki ve ülkemizdeki sorunların, tasaların ortadan kalktığını görmek de büyük bir arzusuydu. Bu sorunların ortadan kalkmasını o kadar isterdi ki, tüm mezalimin ortadan kalktığı, insanların hak, hukuk ve adalet içinde huzurla yaşadığı bir dünya hayal eder ve derdi ki “keşke çiçekten-böcekten bahseden yazılar yazabilsem!”

 Akit, Hasan Bey’in mirasına sahip çıktı

Hasan Karakaya’ya vefasını eksik etmeyen Akit Gazetesi hakkında neler söylersiniz?

Akit ailemiz bizi hiç bir zaman mahcup etmedi. Gereken ilgiyi bize başından beri gösterdi. Hasan Bey’in mirasına sahip çıktı. Hülasa, kendilerine de hem bu organizasyon özelinde, hem de her zaman yanımızda oldukları için minnettarız.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hikmet

Allah seni merhametiyle yargılasın güzel insan

hakikat

hasan karakaya başörtüsüyle mücadele etmiş bir mücahidken .....inandığım bir şey var bu millet harbi büyü ile içli dışlı valla insanları cinler yönetiyor çoğunu.büyücülük aldı başını zirvede yol alıyor.bilginize eyy mümin kardeşler uyanın ferikliği bırakıp feraset ehli olan ödlekliği bırakıp cesaretli olun .paraya tapmayı bırakıp allaha tapın bunu özellikle vurguluyorum kalbinizde para sevgisi zirvede olduğu sürece feraset ve cesaretiniz yerlerde olacaktır ey müslüman .dediğimi anlayan anladı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23