Derin güçlerin Suriyeli mültecilere saldırmasına tepki gösteren ilahiyatçılar, Ensar ruhunu yaşatmamız gerektiğine dikkat çekerek, Suriyelilere yardım etmenin bir iman borcu olduğunu dile getirdiler.
MUHAMMED UZUN / İSTANBUL - Suriye’deki katliamdan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin misafirimiz olması provakatörleri rahatsız etti. Derin güçler, Suriyelilerin yaşandığı bölgelerde sığınmacılara saldırıyor ve halkı galeyana getiriyor. Siyasiler ve gazeteciler de, söz konusu provokasyona destek veren açıklamalarda bulunuyor.
İlahiyatçılar; Ensar ruhunu yaşatmamız gerektiğini vurgularken, tahriklere gelinmemesi konusunda uyardı.
SİFİL: SURİYELİLERE YARDIM ETMEK İMAN BORCU
Yalova Üniversitesi Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, Türkiye’ye sığınmaya gelen Suriyelilere yardım etmeyi bir iman borcu olarak tanımladı.
“İğneyi kendimize batıralım, çuvaldızı başkasına batıralım” diyen Ebubekir Sifil, “Medineli Ensar, ‘Medine pazarındaki fiyatları ikiye katlayalım da şuradan şunu kazanırız’ diye düşünmüş müdür? Ya da ‘Şu evlerin fiyatlarını artıralım da, kira fiyatları da üçe beşe katlanır’ diye düşünmüş müdür? Yoksa iki odalı evinin bir odasını ‘Al bu senin olsun mu?’ demiştir. Tahriki çıkartanlar önce iğneyi kendine batırmalıdır” dedi.
Ebubekir Sifil, Suriyeliler üzerinden ülkenin istismar edildiğini, toplumsal mükellefiyetlere de zarar verildiğini söyledi.
KALAN: İKİNCİ ESAD VAKASI TÜRKİYE OLUR
Avrupa İslam Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Şerafettin Kalan da, Suriye’den göç edenlerin ülkemize sığındığını belirterek, “Türkiye eğer bu insanları kabullenmez ise, Esad’dan bir farkı olmaz ve ikinci Esad vakası Türkiye olur. O yüzden ev sahibi olarak misafirlerimize görevlerimizi yerine getirmemiz gerekiyor ve kesinlikle tahrike kapılmamız gerekiyor” dedi.