• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Suriyeliler bu coğrafyanın insanı

Yeniakit Publisher
2016-07-08 07:43:00 - 2016-07-08 02:01:38
Suriyeliler bu coğrafyanın insanı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Suriyeli kardeşlerimize vatandaşlık imkanı vereceğiz” sözlerine akademisyenlerden tam destek geldi. Akademisyenler, mazlum milletlere tarihin her döneminde ev sahipliği yaptığımızı ve Suriyelilerin bu coğrafyanın insanı olduğunu söylediler.

HARUN SEKMEN / İSTANBULCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Suriyelilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı imkanı verilecek” yönündeki açıklaması kamuoyunda olumlu karşılandı. 214 milyon göçmen ile 10 milyon vatansız bireye çemkiren ırkçılara, binlerce insanı ölüme terk eden Avrupa Birliği’ne (AB) verilecek en iyi cevabın Suriyelilere vatandaşlık hakkı tanımak olduğunun altını çizen akademisyenler, mazlum milletlere hiçbir çıkar olmadan tarihin her döneminde ev sahipliği yaptığımızı ve Suriyelilerin bu coğrafyanın insanı olduğunu ifade ettiler.  

SOFUOĞLU: BİZ BUNU TARİHİN HER DÖNEMİNDE YAPTIK

Türkiye’nin bu davranışı ilk defa yapmadığını hatırlatan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Kaybettiğimiz topraklardan gelen Arnavutlar, Boşnaklar, Gürcüler, Abazalar, Çerkesler; bunların hepsi başka topraklarda yaşayan bizim kardeşlerimizdi. Türkiye bu davranışı ilk defa sergilemiyor. Osmanlı’da da ayın şeyi sergiledi. Daha geriye gidersek Selçuklular’da aynı şeyi sergiledi. Yoksa siyasi çıkar için değil. Biz tarihimizde sadece Müslimlere değil gayrimüslimlere de kucak açtık. Aksini biz yapamayız” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın medeni olmadığını vurgulayan Sofuoğlu, “Avrupa Medeniyeti diye tanımlanan medeniyetin aslında medeniyet olmadığı ortada. Mültecilerin ihtiyacı olan ufak şeyleri bile paylaşmadıklarını dünyaya bir daha gösterdiler. Tarihte de paylaşmamışlardı. Avrupa medeni değil. Akdeniz’in serin sularında mültecileri gömerek geri göndermeye çalışan, paylaşmayan Avrupa medeniyeti medeniyet olamaz” şeklinde konuştu. Bizans zulmünden kaçan Ermenilere Selçuklu’nun ev sahipliği yaptığını ifade eden Sofuoğlu, “Daha gerilere gidersek Hazarlara sığınan Yahudileri bizim atalarımız misafir etti. Bu etkileşim sonucunda Yahudi oldular. Biz bunu Türk tarihinin çok eski dönemlerinden beri yapıyoruz. Ağırlıklı Macar mülteciler ile Polonyalı mülteciler bize sığındığında Ruslar, o mültecileri geri vermezseniz sizinle savaşırız tehdidine rağmen o zamanın padişahı Sultan Abdülmecid, her bir Macar için elli bin Osmanlı’yı feda eder de bir tane Macar vermem. Bu namusu padişahi olmuştur” demiştir” dedi. 

SURİYELİLERE GÖSTERDİĞİMİZ MERHAMET DÜNYADA İLGİ UYANDIRIYOR 

Bu vatandaşlığın siyasi bir çıkar uğruna verilmeyeceğinin altını çizen Sofuoğlu, “Mülteciler beş altı yıldan beri buradalar. Vatandaş değiller, Suriye savaşının ne zaman biteceği belli değil. Bunlar hayatlarını sürdürmek zorunda. Dolayısıyla bunlara vatandaşlık statüsü verilerek bağrımızın açmak gereklidir. Bizim bunlara yapmış olduğumuz ev sahipliği İslam ülkelerinde Türk mallarının daha fazla alıcı bulmasını sağlıyor. Mültecilere göstermiş olduğumuz merhamet, İslam dünyasında bizim aleyhimizde misyonerler tarafından oluşturulmuş kirli propagandanın da yıkılmasını sağlıyor. İngiltere mülteciler nedeniyle AB’den çıkarken Osmanlı’nın torunları 3 milyon mülteciyi bağrına basabiliyor. Bu da bütün dünyada bize karşı müspet bir ilginin doğmasına bu da Türk mallarının dünya piyasasında geniş yerler bulmasına sebebiyet veriyor” dedi. 

“TÜRKİYE’NİN SURİYEFOBİA’YA İHTİYACI YOK”

Suriye savaşının Türkiye’de önemli etkilere sebep olduğunun altını çizen Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Sambur, “Bunun en ciddi sonuçlarından birisi 3 milyona yakın Suriyelinin ülkemize gelmiş olmasıdır. Birçok Avrupa ülkesinin bir milyonun altında olduğumuzu düşünürsek bu rakamın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar. Vatandaşlık tartışmasına her şeyden önce Suriyeli insanlarımızın bizden farklı olmadığı, bizim bu coğrafyanın insanı olduğu gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor” dedi.  “Suriyeliler üzerinden bir ırkçılık dalgası oluşturmamak gereklidir” diyen Sambur,  Nasıl Avrupa’da İslamofobia’yı eleştiriyorsak, aynı şekilde Türkiye’de bir Suriyefobia oluşturmak yanlıştır. Cumhurbaşkanının önerisini bir Suriyeli fobisi oluşturmadan, Suriyefobia oluşturmadan sağduyulu, makul, bir şekilde konuşmamız lazım diye düşünüyorum. Burada esas önemli olan husus; ırkçılığa ve milliyetçiliğe prim verip bir Suriye düşmanlığı meydana getirmemek. Bu hepimizin üzerinde önemli durması gereken bir konu. Türkiye’nin Suriyefobia kavramına ihtiyacı yok” ifadelerini kullandı. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23