• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘Süresiz nafaka’ Yargıtay üyesini isyan ettirdi

Yeniakit Publisher
2019-08-12 16:12:00 - 2019-08-12 16:16:04

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Aile yapısını dinamitleyen ‘Süresiz Nafaka Kanunu’nda değişiklik olacağı yönündeki umut sürerken, feminist kesimler ise itiraz yükseltiyor. Bu itiraza karşılık Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan’ın geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşma yeniden gündeme geldi.

 yeniakit.com.tr 

Türkiye’deki aile yapısını dinamitleyen 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un “süresiz nafaka” ile alakalı maddeleri tartışma konusu olmaya devam ederken, yetkililerden yasanın yeniden düzenlenmesine yönelik verilen sözler mağdurlarda umut ışığı oldu. Erkek üzerinden köşeyi dönmeye çalışan feminist kesimler ise yeniden düzenlemeye itiraz ederken sosyal medyada Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan’ın geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşma yeniden gündeme geldi.

Gençcan, süresiz yoksulluk nafakası ile ilgili olarak, 'Şimdi yeniden süreye dönülme çalışmaları var. 'Kadınların kazanılmış haklarını alıyorsunuz' deniliyor. Ya siz erkeklerin 80 senelik kazanılmış hakkını aldınız elinden' diye konuştu.

Gençcan, şöyle konuştu:

“Türkiye’de yoksulluk nafakasının 1988 yılına kadar 1 yıl verildiğine dikkat çeken Gençcan, "2'nci Özal hükümetinde bayram değil seyran değil 3444 sayılı yasa ile bunu süresiz hale getirdiler. ‘Kadınlara yazık değil mi’ 80 senedir böyleydi. Şimdi yeniden süreye dönülme çalışmaları var. ‘Kadınların kazanılmış haklarını alıyorsunuz’ deniliyor. Ya siz erkeklerin 80 senelik kazanılmış hakkını aldınız elinden. O zaman hiç cümle yoktu. Ben hakimim ben doğruyu söyleyeceğim. Ben vicdanıma göre karar vereceğim. Bayram değil seyran değil süresize çevirdiler. Şimdi şefkatle bazı bildirileri yayınlayanlar var. ‘Süresiz olduğu doğru değil’ Sanki biz kandırıyoruz. Süresiz olmadığı hal tabii ki var. ’Adam ölünce alamıyor. Tabii ki alamayacaksın. Rahmetlinin mirasçıları sana mı verecek? Bak gördün mü süreli işte. Ölünce bitiyor. E tabii ki bitecek canım. Yeniden evlenince bitiyor. E tabii ki bitecek. Sen elin adamıyla evlen bende sana ödemeye devam edeyim. Sen elin adamıyla gayrı meşru yaşa ben de sana her akşam içki paranı gönderim. Var mı böyle bir şey? Bunları örnekleyerek bu sürelidir denilir mi ya. Tabii ki bitecek bu haller. Bu hale düşmezse, kocan ölmezse, kötü yola düşmezse, evlenmezsen ölene kadar alıyorsun. Ben 1988’den bu yana bu nafakanın süresiz olmasını içime sindiremedim. Ben yatmışım biriyle sen de yatmışsın biriyle. Ben sana bir ömür boyu nafaka. Ben tükürdüm sen tükürdün. Bir ömür boyu nafaka. Böyle bir şey mi olur?"

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ebu Harun

Ağzına sağlık.. Doğru söze ne hacet.. Vesselam

Abdullah Murat

Süresiz nafaka ve diğer evlilik ile ilgili yargısal düzenlemeler resmi nikahın ve onunla başlayan küfre boyun eğmenin yan etkileridir Tümü laiklik yüzçevirişe dayanır. İslam resmi nikahı fasit sayarken müslümanlar bunu yaparken bu resmi nikanın sonuçlarını tanıyorlarmı tanıyacaklar ve boyun eğecekler mi Asla boyun eğilmemelidir Laiklik dini özgürlük değildir Tüm insanları dinsiz kendi küfür yasalarına boyun eğdirme girişimidir Büyük bir zulümdür Evlilik bizzatihi Allah tarafından kuran ile düzenlenmiştir Kimlerle kaç eşle evlenilebileceği tekrar evlenme evlenme aşamasında geline verilen hibe mihr evlenmede itaatsizlik ve aranın bozulması durumu boşanma iddet süresi bu dindir Bu hükümler başörtüsü gibidir. Allahın tüm buyrukları ve emrileri itaat ve imtihan konusudur. Allahın bu hükümleri varken insanları baskı yoluyla dinsiz zulme boyun eğdirmek Allahın doğru yolunun bozgunculuğudur Evliliğin kuranda olan ve olmayan tüm kısımlarında ise örnek peygamberdir Maide 44 göre Allahın hükümleriyle bu adalaet ve yasama yürütme yargıyı yapmayanlar kafirlerdir. Demokrasi altında tüm bu ve dahası zulme müslümanlar alet edilmektedir. bu şekilde hükmedeni veya hükmedecek olanı görevlendirmek vekil tayin etmek küfürdür Küfür demek ebedi cehennemlik oldun demektir yani müslüman değilsin Asla hiçbir ilim adamı küfre cevaz veremez Peygamber sav şüpheliden kaçınmayı öğütler Domuz bile ölmemek kaydıyla günaha meyletmeden yenebilir Ama küfür ona bulaşmamak için hicret edilir mağaraya sığınılır yada cihad edilir O gerçek bir savaş için bir sebeptir bu kurtuluş yollarını zorunlu kılar. Allahın hükümlerini istemeyen o hükümlere teslim olmuş anlamındaki müslüman değildir. Müslümanım demekle müslüman olunmaz ve müslüman ile imanlıda aynı şey değildir İslamın yani müslüman olmanın şartları vardır Allahın hükümlerine boyun eğmek namaz kılmak ve zekat vermektir ve dinden çıkmamak için büyük günah demilen küfürden Allahın bildirdiği büyük suçlardan uzak durmak gerekir Mesela cinayetin hükmü lanetlenmek ve ebedi cehennem azabıdır Bu katil namaz kılsa zekat verse ne fayda kimse ona sen cennete gidersin diğer müminlerle berabersin diyemez Fiiller yani suç dinden öyle çıkarırki bidaha giremezsin Bu büyük suçlardan uzak durmak şarttır Bu gerçek namus ve şereftir Allahın hükümlerini getirmek zorunludur Küfre tabi yaşamak küfre sebep haramdır Bu Allahı bırakıp Allahın hükmüyle hükmetmeyen modern papaz ve hahamlar olan yasa çıkarıcılara (milletvekili meclis yasama yürütme yargı mercileri) tabi olmak şirke sebep verirki bu Allahın affetmeyeceği Dünyadaki en büyük suçtur bir diğeri firavunluktur ve şeytan
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23