Sosyal medya fiziksel şiddete geçti
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Daha önce birçok sapkın ve ahlaksız düşüncenin popülerleştiği sosyal medyanın son gündemi ise işkence videoları oldu. ‘Kışkırtma’ ve ‘Challenge’ adı altında birbirlerine açıkça işkence eden kişilerin videoları milyonlarca izlenirken, ergenlik dönemindeki birçok çocuk sosyal medya akımlarının kurbanı oluyor.
Özellikle çocukların ruhsal sağlığını ciddi anlamda etkileyen sosyal medya akımları ruhsal boyutu aşarak fiziksel şiddete dönüşmeye başladı. Daha önce birçok sapkın ve ahlaksız düşüncenin popülerleştiği sosyal medyanın son gündemi ise işkence videoları oldu. Konuya ilişkin Akit’e özel açıklamalarda bulunan Sosyolog-Yazar Erol Erdoğan, “Dijital mecralarda ve internette akım olarak zaman zaman özellikle çocukların ve gençlerin ilgi gösterdikleri süreçler, aslında arkasında başka bir pazarlama, ideolojik yönlendirme ya da teknoloji firmalarının belirli ar-ge çalışmaları olan şeyler” diye konuştu.
İşkence videoları çocuklar tarafından milyonlarca kez izleniyor
İnternet kullanımının çocuklar düzeyinde arttığı günümüzde, başta sosyal medya olmak üzere ergenlik çağındaki birçok çocuk durumdan olumsuz anlamda etkileniyor. Ergenlik çağındaki çocukları başta cinsellik ve şiddet olmak üzere birçok anlamda kendine çekmeye çalışan sosyal medya fenomenleri ise çocukları olumsuz yönde etkileyebilecek içerikler üretiyor. Hiçbir denetim mekanizmasının bulunmadığı internet ortamında üretilen söz konusu içerikler ise son dönemde fiziksel şiddete varan akımları beraberinde getirdi. Birbirlerine işkence eden fenomenlerin videoları internette milyonlarca kez izlenirken, videolarda uygulanan şiddet çocukları derinden etkileyebiliyor.
“Çocukların internette önüne gelen şeyin komplo olabileceğini bilmesi gerekir”
Çocuklara akımların arkasında başka emellerin olduğunun anlatılması gerektiğini belirten Sosyolog-Yazar Erol Erdoğan ise, “Dijital mecralarda ve internette akım olarak zaman zaman özellikle çocukların ve gençlerin ilgi gösterdikleri süreçler, aslında arkasında başka bir pazarlama, ideolojik yönlendirme ya da teknoloji firmalarının belirli Ar-Ge çalışmaları olan şeyler. Öncelikle bunun çok masum olmadığını, basit bir eğlenceden ibaret olmadığını, büyüklerin, eğitimcilerin ve ailelerin bilmesi ve farkında olması gerekir. Gençlerimizin, çocuklarımızın psikolojisini göz önüne alarak aile ortamlarında, sosyal kültürel ortamlarda onlara bu durumu anlamamız gerekir. Çocuğun internette eğlence olarak önüne gelen şeyin basit bir eğlence olmadığı arka planında büyük bir komplo olabileceğinin farkında olması gerekir” dedi.
“Bir genç yada çocuğun neden buna yöneldiğini de anlamamız gerekir” diye Erdoğan, “Çocuklar içlerindeki enerjinin getirdiği heyecanla, bu enerjisini kullanabileceği daha uygun bir seçenek bulamadığı için bu tarz şeylere yöneliyor olabilir. Dolayısıyla bu nokta bir kültür ve eğlence politikası ile ilgili bir durumdur. Bu konuda da devletin ve bu konu ile ilgili emek sarf eden STK’ların üzerinde durması gereken bir konudur. Kendisini daha iyi yönde geliştirebilecek bir eğlencesi olan gencin ya da çocuğun bu tarz şeylere yönelmesi daha düşük bir ihtimaldir. Bu noktada bir çabanın ortaya koyulması gerekir. Bu noktada ailelere, devlete ve STK’lara önemli bir görev düşüyor” değerlendirmesinde bulundu.