"Şimdi al, sonra öde" tuzağı: Gençler borç sarmalına sürükleniyor
E-ticaret dünyasında hızla yayılan “Şimdi Al, Sonra Öde” (BNPL) sistemi, özellikle düzenli geliri olmayan gençleri hedef alarak ciddi bir finansal risk oluşturuyor. Uzmanlar, kolay erişilebilir görünen bu modelin, Z kuşağını kontrolsüz harcamaya teşvik ederek kısa sürede icra ve yüksek faiz kıskacına bıraktığı konusunda uyarıyor.
"Gölge limitler" ile sahte konfor
Geleneksel bankacılık denetimlerinin dışında, “alternatif veri skorlaması” ile çalışan bu sistem, gençlere düşük limitlerle başlayıp kademeli olarak artırılan “gölge limitler” tanımlıyor. Başlangıçta cazip bir seçenek olarak sunulan “vade farksız taksit” imkanı, ödemelerin bir gün dahi gecikmesiyle birlikte ağır ceza ve faiz yüküne dönüşüyor.
Gelir modeli ödenemeyen borçlar üzerine kurulu
E-ticaret uzmanı Levent ASLAN, sistemin gelir modelinin büyük oranda ödenemeyen borçlar ve gecikme cezaları üzerinden şekillendiğine dikkat çekiyor. ASLAN, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hiçbir geliri olmayan gençler, kolay kredi algısıyla bu sisteme dahil oluyor. Ancak gecikme durumunda uygulanan fahiş cezalar, kısa sürede ağır icra süreçlerine yol açıyor.”
Borç kapatmak için yasa dışı yollar
Artan borç yükü ve icra baskısı, gençleri daha büyük risklerin kucağına itiyor. Uzmanlara göre, borçlarını kapatma telaşına düşen bazı gençler yasa dışı bahis veya yüksek riskli kripto işlemlerine yönelerek daha derin bir finansal çıkmaza sürükleniyor. Ayrıca, “senetle kredi” vaadiyle hareket eden illegal yapıların da bu durumdaki gençleri hedef aldığı belirtiliyor.
Tek tıkla icra kapıda
Dijital ortamda SMS doğrulamasıyla onaylanan sözleşmelerin ıslak imza hükmünde olduğuna dikkat çeken hukukçular, gecikme durumunda icra süreçlerinin çok hızlı başlatıldığını vurguluyor. Özellikle gelir kaydı olmayan gençlere yönelik uygulanan e-haciz işlemleriyle, ailelerin gönderdiği küçük miktardaki harçlıkların dahi bloke edilebildiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, gençlerin finansal sicilini ömür boyu olumsuz etkileyebilecek bu yeni nesil borçlandırma sistemine karşı, acilen daha sıkı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini hatırlatıyor.

