Şehit yakınları ve gaziler tanısınlar bu Çölaşan ile Coşkun’u!
Seçim sonuçlarına üzülmüştüm..
Özellikle de, İstanbul’daki sonuçlara..
Yüzyıllık hayal Marmaray’ın hizmete girdiği bir ilde..
En hızlısı 45 dakikada gidebildiğin karşı kıtaya.. Denizin dibinden 5 dakikada geçtiğin bir ilde..
Bu “hayal”i başaran partinin oyu azalır mı?
Suların tersinden akması gibi bir şeydi bu..
Ama oldu..
Üzüldüm.
Şimdi seviniyorum.
Niye?
Ulusalcı dinozorların maskeleri düştüğü için..
•
Emin Çölaşan’ı okuyorum..
Ne kadar ikiyüzlü olduğunu gösteren yazılarını okuyunca, seçim sonuçlarına dün üzülmüş olsam da, şimdi seviniyorum.
Çünkü eski yıllarda da ben, Emin Çölaşan’ın PKK karşıtı olduğuna inanmıyordum.
Bugün de kendisi, bunu ispatlıyor zaten..
Dün niçin inanmıyordum?
Çünkü Yargıtay, Abdullah Öcalan’ın cezasını onayladığında, bu adam çıkıp, “Asmayalım” diye yazı yazabilmişti..
Çünkü kendisinin tuzu kuru..
PKK ona bir acı yaşatmamış..
Ancak edebiyatını yapmış..
Çünkü o tarihte, halaoğlu Hüsamettin Cindoruk, “Aman ha.. MHP bastırırsa, ‘baba’ da gider, biz de mahvoluruz... Sen de bir katkı sun da.. MHP’nin direncini kıralım!” demişti.
O da.. Bir gün “Kundaktaki bebeği katleden eli kanlı terör örgütü” diye yazdığı PKK’nın başını.. Ertesi günü, “Asmayalım” diye, koruma görevini üstlenmişti..
2000’leri boşverin.. Biraz daha bugüne yaklaşalım. 9 Ağustos 2006’da şöyle yazıyordu aynı Çölaşan:
“PKK isimli terör örgütünün günümüze kadar pek çok marifetini (!) izledik. Pusu kurar, mayın döşer, yol keser, köy basar...”
“PKK’nın yaptıklarını bilmeyen yok ki”, diyeceksiniz..
Biraz daha yakına gelelim.. Ve Çölaşan; PKK ile irtibatlı siyasileri nasıl tanımlıyor görelim..
22 Temmuz 2007.. Yazısının başlığı: “PKK Meclis’te”
Giriş cümlesi de şu: “Sevgili okuyucularım, 22 adet PKK’lı milletvekili şimdi Meclis’te.”
Daha daha yakın tarihe gelelim:
31 Mayıs 2015:
“(HDP) Barajı aştığı takdirde neler olabilir?
AKP-HDP arasında hemen pazarlık başlayacağı kesindir:
‘Al sana başkanlık, ver Güneydoğu’ya özerklik.’
Diğer koşul ise tartışmasız şöyle olacaktır:
‘Al sana başkanlık, Apo’yu hemen tahliye et. Bize bunları sağlarsan başkanlık konusundaki anayasa değişikliğinde sana destek veririz.’ ...”
•
Geldik bugüne..
Şimdi ne yazıyor bu adam?
Dünkü yazısından aktarıyorum:
“Şimdi bu üç partiyi (CHP-MHP-HDP) bekleyen çok önemli bir görev var: Asgari müştereklerde en kısa zamanda birleşmek.”
Ne oldu?
Hani HDP ile AK Parti anlaşmıştı.. Güneydoğuya özerklik verme konusunda pazarlık başlayacaktı?
Hani Apo’yu serbest bırakmanın hazırlıkları yapılacaktı?
Ne oldu? Niye hemen döndünüz? Bu kadar mı yüzsüzsünüz? Yazdığınız yazının üzerinden daha bir ay bile geçmemiş. Çıkıp bir özür dilemeden, nasıl HDP’yle hükümet kurulması önerisinde bulunursunuz?
“Bu konudaki düşüncelerimiz doğru çıkmadı.. Yanıldık. Artık bu konuda konuşmayacağız” deyip, kenara çekileceğinize.
Dün “AK Parti, HDP ile anlaşma yapacak” diye yazdığınızı unutturup.. Şimdi hiç utanmadan, hiç sıkılmadan “CHP ve MHP’nin, HDP ile anlaşmasını” nasıl önerebiliyorsunuz?
Yuh size.. Yuh topunuza!.
•
Sözcü gazetesinde yazan, Hürriyet’ten transfer ikinci isim Bekir Coşkun da..
Önceki gün MHP’yi ziyaret eden Emin Çölaşan’lı grupta yer aldığı gibi.
“HDP ile anlaşın” baskısına soyunan takımdan olduğu gibi..
Dünkü yazısında, bir de, küstahça ifadelerle oruç ibadetini aklı sıra makaraya alıyor..
İfade şu: “Göz damlası orucu bozar.. Ama Türkiye’yi çal ye.. Orucun bozulmaz.. Müslüman adam diye başlarına taç yaparlar seni..”
Bu adama ne diyelim?
Be ahlaksız adam.
İspat et birisinin hırsızlığını.. Hırsızlığı ispatlandığı halde, baştacı edileni ispatla..
Sonra konuş..
Ama biz senin hırsızlığını ispat ediyoruz..
Bak, seçim öncesinde ne yazıyordun..
Şimdi ne yapıyorsun!
Milletin oylarını çaldınız.. Çaldırdınız..
Kendi okurların bile..
“Niye HDP’ye oy istiyorsun” diye seni topa tuttu.
Ertesi günü, “Açıklamanın açıklaması” diye bir yazı daha yazdın.
“Ben CHP’ye vereceğim, ama..” dedin..
Dün “tu kaka” dediğiniz HDP ile, şimdi MHP gibi amansız PKK düşmanı partinin koalisyon kurması için kur yapıyorsunuz..
Seçim sonuçlarına üzülürken, bu ikiyüzlülerin maskelerinin inmesi bize teselli oldu..
Artık kendi okurları bile, “Bir gün düşman ilan ettiğinizi, ertesi günü nasıl iyi ilan edebiliyorsunuz?” diyecek ve bunlara isyan edecektir..
Binlerce şehidimizin yakınları, gazilerimiz..
Onların “kanları” üzerinden yıllardır istismarda bulunan bu Çölaşan ve Coşkun’u, artık gerçek yüzleri ile tanımış olacaklardır.