Apus Kablo Güdümlü İstihbarat Gözetleme Keşif Sistemi, ASELSAN Atmaca ve Ural 4x4’le geliştirilen özgün yazılımların yeteneklerini birleştirerek gerek askeri gerekse sivil alandaki ihtiyaçları karşılayacak.
EMT Savunma ve Havacılık Genel Müdürü Mehmet Can Küçük, kameralar ile anten grupları gibi faydalı yükleri sistemle kullanabildiklerini ifade etti. Küçük, “Sisteme Apus ismini verdik. Apus, havada en uzun süre duran ebabil kuşunun Latince ismi. Amacımız yurt dışına da açılabilmek. Onun için böyle bir isim kullandık” dedi.
Başarılı bulundu
Apus’un farklı savunma sanayii şirketleri ve sivil doğal afetle mücadele birimleri tarafından denendiğini dile getiren Küçük, şu bilgileri verdi: “Sistemle kara ve deniz platformlarında görev yapabiliyoruz. Kara platformlarına yönelik uygulamaların bir örneğini Ural aracıyla çalıştık. Ural bize zor ve tehlikeli saha koşullarında operasyon kabiliyeti sağlıyor. Araç 4x4 kabiliyetiyle jeneratör, akıllı vinç ve haberleşme gözetleme sistemimizin yükünü taşıyor. İstenirse tüm bu sistemler sivil bir araç platformuyla da kullanılabilir. Sivil amaçla sabit olarak ya da ticari bir araca monte edilerek görev yapabilir. Kullanım konsepti müşteri istekleriyle değişebilmektedir. Deniz platformuyla adalar gözetlenebilir, limanlar gözetlenebilir, göçle mücadelede kullanılabilir.” Küçük, sistemin platform, gözetleme ve haberleşme sistemi ile taşınan faydalı yüklerden teşekkül ettiğine dikkat çekti. Oluşturdukları konfigürasyonda ASELSAN’ın Atmaca elektrooptik gözetleme cihazına yer verdiklerini belirten Küçük, kullanıcının operasyon alanına intikal ettikten sonra 1 dakikada 100 metre irtifaya ulaşıp araç içinden çıkmadan sistemi kullanılabildiğini anlattı. Küçük, bunun hem personel hem de operasyonel güvenliği sağladığını vurguladı. Küçük, sistemde kullanılan hava platformunun bir drone olmadığı için pilotaja gereksinim duyulmadığınırn ve kablo güdümlüyle kara aracının bir bileşeni olarak değerlendirildiğinin altını çizdi.
Testler gerçekleştirildi
Küçük, Apus’la askeri alanda üs, sınır ve liman güvenliği uygulamaları, deniz operasyonları yapılabildiğini; sivil alanda ise doğal afet, yangın, sele karşı mücadele edilebildiğini bildirdi. Küçük, ayrıca yer sistemlerinin yetersiz kaldığı koşullarda haberleşme hizmetinin kesintisiz devam edebilmesine yönelik testlerin de başarıyla tamamlandığını açıkladı. Küçük, sistemin akıllı vinç sistemiyle hareketi sönümleyip faydalı yüklerin verimli bir şekilde çalışmasını sağladığını aktardı. Geliştirdikleri arayüzler sayesinde sistemin sürücü ya da farklı bir personel tarafından kullanılabildiğine işaret eden Küçük, “Kullanıcının odaklandığı nokta, elektrooptik ya da taşıdığı haberleşme ünitesinin detayları. Uçarken uçuş parametreleri, cihazın kontrolü ya da pilotajla ilgilenmemektedir. Bu anlamda oyun değiştiren bir teknolojidir” diye konuştu.
Yangınla mücadeleye destek
Ankara Nallıhan’daki yangında sistemin kapasitesini gösterme fırsatı bulduklarına dikkat çeken Küçük, şunları kaydetti: “Enteresan bir deneyim oldu. Ne kadar zor koşullarda çalışıldığını gördük. Bu koşullarda operasyon yapmanın ne kadar zor olduğunu anladık. Sahada bunu tecrübe etmiş olduk. Ural aracı ve Atmaca kamerasıyla yangın tespitinde kullanıldı. Sistem, yangının ısı noktalarını tespit edip oralara odaklanmamıza imkân veriyor. Yangın söndükten sonra ise kalan ısı merkezlerinin yeni yangınlara yol açmasını engellemek için lokasyon bildiriminde bulunuyor.”