Sarı Şeytan’dan küfür ve hakaret: Trump’ın bitmeyen Müslüman nefreti
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
ABD’de Michigan Senato ön seçimini kazanan Mısırlı Müslüman aday Abdul El-Sayed’i hedef alan Trump, Las Vegas mitinginde ağzını bozdu. Yahudi lobilerinin dev bütçelerine rağmen sandıktan zaferle çıkan El-Sayed’i hedef gösteren Sarı Şeytan, Rashida Tlaib, İlhan Omar ve Mamadani’nin ardından bir kez daha Müslüman siyasetçileri nefret kusarak, hazımsızlığını ortaya koydu.
TAHSİN HAN
ABD Başkanı Donald Trump, Las Vegas’ta düzenlediği mitingde bir kez daha nefret söylemlerine sarılarak Michigan Senato ön seçimini kazanan Mısır asıllı Müslüman aday Abdul El-Sayed’i hedef aldı.
Siyasi nezaket sınırlarını fersah fersah aşan Trump, halkın iradesiyle sandıktan zaferle çıkan El-Sayed’i “Yahudi ve İsrail düşmanı” ilan ederek ağır hakaretler yağdırdı. Ancak Trump’ın bu saldırısı, ne bir ilk ne de şaşırtıcı; aksine, New York Blediye Başkanı Zohran Mamadani gibi Müslüman siyasetçilere yönelttiği hazımsızlığın ve Beyaz Saray’a çöken Siyonist vesayetin tescilli bir devamıdır.
SARI ŞEYTAN’IN TENAKUZU
Miting kürsüsünden “O nefret dolu bir adam, İsrail’den ve Yahudilerden nefret ediyor” çığırtkanlığı yapan Trump, tam anlamıyla mantık sınırlarını zorlayan bir tenakuza imza atıyor. Yıllardır Washington’da İsrail lobi gruplarının (AIPAC) uşaklığını yapan, Tel Aviv’in Gazze’de yürüttüğü soykırıma açık çek veren ve ülke içinde İsrail karşıtı ses çıkaran her gruptan genç-yaşlı, öğrenci-akademisyene nefret kusan Trump’ın kendisiydi. İsrail’in işgal politikalarını eleştirmeyi “nefret” diye pazarlamaya çalışan Trump, mezhepçi ve ırkçı nefretini örtbas etmeye çalıştı. El-Sayed’in “Yahudi toplumunun güvenliği, kendi kızlarımın güvenliğiyle aynıdır” diyerek sergilediği kucaklayıcı tutuma karşı Trump’ın seviyesizce “Baştan aşağı saçmalık, zırva bir adam” diyerek küfür ve hakaretlere sığınması, aslında kendisinin nefretle hasareket ettiğini de ortaya koydu.
Göreve geldiği günden bu yana kabinesini ve kilit danışman kadrosunu İsrail fanatiği ve Siyonist lobiye göbekten bağlı isimlerle dolduran Trump yönetimi, ABD sisteminde filizlenen her Müslüman siyasi figürü “tehdit” olarak kodlayarak, bir anlamda müslüman nefretini de ortaya koyuyor.
Müslüman Rashida Tlaib ve İlhan Omar gibi Temsilciler Meclisi üyelerine karşı geçmişte başlattığı linç kampanyaları, New York’ta Zohran Mamadani’ye yönelttiği nefret dili ve bugün Senato yolundaki Abdul El-Sayed’e karalamaya çabası, aynı Siyonist aklın ve Müslüman hazımsızlığının ürünü olarak dikkat çekti.
PARANIN GÜCÜ SANDIĞA GÖMÜLDÜ
Siyonist lobilerin (AIPAC) rakibi Haley Stevens’a aktardığı 60 milyon doları aşkın devasa bütçeye rağmen, halkın küçük bağışları ve taban desteğiyle tarihi bir zafer kazanan El-Sayed, Trump ve arkasındaki güç odağını darmadağın etmişti. İsrail’e akıtılan milyarlarca doların Amerikan halkının sağlığı ve altyapısı için harcanmasını savunan bir Müslüman liderin Senato’ya yaklaşması, Trump’ın ve temsil ettiği Siyonist vesayetin en büyük kâbusu haline geldi.