• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sahi o dava ne oldu, Nazmi? Devleti dolandırmaktan yargılanan sözde gazeteciyi kürsüye çıkarttı, milletvekillerine hakaret ettirdi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında kürsüyü başörtüsü karşıtı, devleti ve gazeteciler cemiyetini dolandırmaktan hakkında iddianame düzenlenen Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin'e bıraktı.

Yeniakit Publisher
2022-06-24 10:14:24 - 2022-06-24 10:14:24
Sahi o dava ne oldu, Nazmi? Devleti dolandırmaktan yargılanan sözde gazeteciyi kürsüye çıkarttı, milletvekillerine hakaret ettirdi

 yeniakit.com.tr 

Uzun yıllardır Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapan ve adeta saltanat rejimi gibi hüküm süren ve yıllar önce devleti dolandırmaktan hakkında iddianame düzenlenen ancak sonucu kamuoyuna açıklanmayan, yıllarca "başörtülülere kart vermem" diye açıklama üstüne açıklama yapan Nazmi Bilgin, Genel Başkan Meral Akşener tarafından İYİ Parti'nin grup toplantısında konuşturuldu. 

Yerel gazeteleri en çok destekleyen AK Parti'yi yerel gazeteleri kapatacağı iddiasına bulundu

'Dezenformasyonla mücadele' yasası üzerinden yerel basını cumhuriyet tarihinde en çok destekleyen AK Parti hükümetini hedef alan Nazmi Bilgin "Sayın milletvekilleri hafta sonları veya zaman zaman memleketinize gidiyorsunuz ve gittiğinizde de gazete bürolarını ziyaret ediyorsunuz. Oradaki dostlarınızla görüşüyorsunuz. Bu kanun çıkarsa önümüzdeki 6 ay onları daha sık ziyaret edin. Çünkü 6 aydan itibaren ziyaret edecek Anadolu'da ne gazete, ne gazeteci bulabileceksiniz. Anadolu'daki gazetelerinin kapılarına kilit vurulacak. Kanunun belirli maddeleri gözden kaçırılıyor bu yasayla" iddiasını savundu.

Tehditler ve hakaretler savurdu!

Yasayı çıkaran AK Parti ve MHP'ye 'hain' yaftası vuran Nazmi Bilgin, yasayı destekleyen gazeteleri ise tehdit etti. 

İktidarın değişeceğini ve bu yasayla kendilerinin vurulacağını söyleyen Nazmi Bilgin, "Bu yasayı çıkaranlar en büyük hainliği kendilerine inanan gazetecilere de yapıyorlar. Bu kanun belki bir yıl belki daha da yakın belki daha da uzak bir zamanda değişen iktidarla bizi korkutmaya bize ceza vermeye çalıştıkları yasayla vurulacaklar." dedi.

Suretler değişse de genler değişmedi

"Yaşasın hürriyet, yaşasın özgürlük, kahrolsun istibdat, kahrolsun sansür" diye kürsüden bağıran Nazmi Bilgin'in, Osmanlı Devleti'ni Batılı ülkelere yem ederek yıkıma uğratan, koca bir milleti canıyla kanıyla sefalete sürükleyen, vatan topraklarını Anadolu'ya sıkıştıran, yüz binlerce şehit verilmesine sebep olan İttihatçılar'ın, Sultan 2. Abdülhamid Han'ı iktidardan indirmek için attıkları "istibdat" ve "hürriyet" gibi sloganları tekrarlaması 'genlerinin değişmediğini' ortaya koydu. 

Dolandırıcılık davası ne oldu Nazmi?

Basın Kartları Komisyonu’nda bulunduğu müddetçe başörtülüler aleyhine oy kullanacağını ve bunu sonuna kadar savunacağını açıklayan Nazmi Bilgin'in Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı'yken devleti dolandırdığı iddiası ile hakkında ceza davası açıldığı, ancak dava sonucunun kamuoyuna açıklanmadığı ortaya çıktı.

Nazmi Bilgin, başkan olduğu dönemde, Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nin yıllık 550-600 milyar lira arasında tutan yardımdan yararlanabilmek için sarı basın kartı üye sayısını Basın İlan Kurumu'na ‘fazla’ gösterdiği gerekçesiyle yargılanmıştı

Ankara Gazeteciler Cemiyeti’ne üye olan sarı basın kartı sahibi 716 olmasına rağmen, 2 bin 15 sarı basın kartı sahibinin cemiyetine üye olduğunu iddia eden Nazmi Bilgin, Basın İlan Kurumu'na yanlış bilgi gönderdiği tespit edilmişti.

Kendi cemiyetini de dolandırmış

Nazmi Bilgin'in, kendisinin ve eşinin masraflarını da Ankara Gazeteciler Cemiyeti’ne ödettiği belirlenmiş, bu sebeple de iddianamede cezalandırılması istenmişti.

Başörtülerin basın kartlarını almasını istemeyecek kadar demokrat(!)

2013 yılında Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Basın Kartları Komisyonu üyeliği yapan Nazmi Bilgin, görevde olduğu sürece başörtülü gazeteciler aleyhinde oy kullanacağını söyledi.

Son komisyonda basın kart alamayan bazı başörtülü gazetecilerle görüşen Nazmi Bilgin, İslam'ın emri olan başörtüsünü ideolojik bir simge olarak gördüğünü, bu nedenle başörtülülere basın kartı vermediklerini dile getirdi.

Basın kartının Türkiye'nin resmi bir kartı olduğunu belirten Bilgin, resmi bir kartta başörtülü bir resmin yer alamayacağını iddia etmişti. Başörtüsü düşmanlığı yapan Bilgin, başörtüsünün Türkiye Cumhuriyeti'nin ilkelerine aykırı olduğunu öne sürmüştü.

Dindarların sakalına, ülkücülerin bıyığına da karşı çıkmıştı 

"Bana göre, aşağı doğru uzatılmış bıyık ve sakalla başörtüsünün bir farkı yok. Bunların hepsine kart verilmesine karşıyım" diye konuşan Nazmi Bilgin, Müslüman gazetecilerin devletin imkanlarından da faydalanmasını istemediğini açıkça beyan etmişti. 

Bilgin, devlete vergi veren bir başörtülünün devlet imkanlarından yararlanmasında ne gibi bir sakınca olduğuna ilişkin bir soruya ise "Bu kart profesyonelliği gösterir. Bu karta sahip olan kişi devletin bir kısım imkanlarından yararlanır. Bu kişilere telefon indirimi yapılır, uçak indirimi yapılır. Başörtülü birinin bu kartı alarak bu imkanlardan yararlanmasına karşıyım" şeklinde cevap vermişti.

İlk defa 1992 yılında olmak üzere 1997 yılına kadar başörtülülere basın kartı verildiğini de inkar eden Bilgin, "Hiç vermedik. Vermemiz mümkün değil" şeklinde yalan ifadede bulunmuştu.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ercan

2023 sonrası bu yasayla başı en çok derde girecek gazete başta Akit olmak üzere yandaş basın, biri söylemişti dersiniz.

Seçmen

İyi partide derhal olağanüstü kurul olmalı. Destekliyoruz. Meral hanım partiyi iktidara taşıyamıyor yapamayacak maalesef. Hemen değişim olmalı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23