Provokasyona gelmeyelim
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye’de yaşamak zorunda kalan yabancılar için başta siyasiler ve kanaat önderlerinin başlattığı, “Ülkemizde mülteci istemiyoruz” şeklindeki provokasyon söylemler, ülkede istenmedik görüntülere neden olmaya başladı. Ankara’nın Altındağ ilçesinde Salı gecesi yaşanan bir olayda Suriyeli bir grup ile mahalleli arasında çıkan bir kavgada bıçaklanarak yaralanan iki kişiden 18 yaşındaki Emirhan Yalçın’ın hayatını kaybetmesi, olayları daha da tırmandırdı.
Çarşamba gecesi tekrar bölgede toplanan kalabalık gruplar bu sefer İstiklal Marşı okuyup sloganlar atarak Suriyelilerin oturduğu evleri ve işlettikleri işyerlerini taşladılar. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı bölgede gergin atmosfer devam ediyor. Gerilimin Suriyeli ve diğer sığınmacıların bulunduğu bölgelere sıçramaması için çalışmalar yürütülüyor.
Amaçları gündem oluşturmak
Ankara Altındağ’da yaşanan olaylara ilişkin Akit’e değerlendirmelerde bulunan ASSAM Yöneticisi Emekli Albay Ersan Ergür, “Ülkemizde son günlerde basın yayın organları marifetiyle gündeme taşınan ve ülkemize gelen sığınmacıların artık ülkelerine dönmesi gerektiği, ekonomiyi olumsuz etkiledikleri kargaşa ve huzursuzluğa fırsat verdikleri gerekçesiyle tartışılmakta ve canlı gündem oluşturulmaktadır” dedi. Sığınmacı konusundan medet umanların bu durumu sürekli kaşıyarak buralara kadar getirdiklerini belirten Ergür, şöyle devam etti:
Sığınmacı konusu kasıtlı kaşınıyor
“Türkiye’nin dış politikasını önlemek isteyen bu emperyalist zihniyet Türkiye’ye olan sığınmacı akınını olumsuz bir duruma geçirmek ve Türkiye’yi zora sokmak isteyenler, kasıtlı olarak kaşımakta ve iç muhalefetten aldığı destekle olumsuz bir hava oluşturma yoluna gitmektedir. Medya marifeti ile tüm muhalefet bu sığınmacı konusunu ülkede gerginliğe sebep olacak şekilde gündeme taşımış ve adeta hedef gösterecek açıklamalarda bulunmuştur. Bu durum ister istemez sosyal medyada olumsuz bir propaganda anlamında yayılmış ve sığınmacılarla Türk halkını karşı karşıya getirmiştir. Hatta bir provokasyon ve gizli kışkırtma olduğunu değerlendiriyorum. Son olay vuku bulmuş ve maalesef medyada gündeme gelen kışkırtmaların sonucu Suriyeli ve Türk iki grup karşılaştıklarında birbirlerine belki kasıtlı olarak sözlü dalaşma ile sonu ölümle sonuçlanan bir provokasyona imza atmışlardır. Kanaatimce bu olayı bireysel ya da münferit bir olay olmaktan çıkarıp ülke geneline yaymak için kışkırtmalar artarak devam edecekti. Ancak gerek İçişleri Bakanlığımız ve gerekse Dışişleri Bakanlığımız bu provokasyona gelmeyecek ve önleyici yapıcı tedbirleri almakta gecikmeyeceklerdir. Ben halkımızı itidal ile hareket etmeye davet ediyorum. Ülkemiz asırlardır bu toprakların sahibi olarak kardeşlerine bölge insanına kucak açmış ve birlikte barış ve güven içinde yaşamayı başarmışlardır.”