• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

PJAK’tan “Hak” Söylemiyle Meşruiyet Arayışı... PJAK’ın “Jin, Jiyan, Azadi” Söylemi: Demokrasi Maskesi mi?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
PJAK’tan "Hak" Söylemiyle Meşruiyet Arayışı... PJAK’ın "Jin, Jiyan, Azadi" Söylemi: Demokrasi Maskesi mi?

Ortadoğu’da İsrail-İran hattında yükselen gerilim sürerken, terör örgütü PKK’nın İran’daki uzantısı PJAK, çatışma ortamında kadın ve çocuk hakları üzerinden meşruiyet arayışına yöneldi. Ancak TUDPAM uzmanı Feyza Kübra Ağırtmış’ın dikkat çeken analizine göre, PJAK’ın Rudaw üzerinden yürüttüğü kadın hakları ve demokrasi vurgulu söylem, örgütün geçmişteki insan hakları ihlalleriyle ciddi çelişkiler taşıyor. Ağırtmış, “kadın hakları savunuculuğu” kisvesi altında propaganda niteliği taşıyan açıklamaların, PJAK’ın gerçek yapısıyla örtüşmediğini vurguluyor.

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL

Ortadoğu’da tansiyon bir kez daha yükselirken, İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıyor. İsrail’in Suriye ve İran topraklarına yönelik hava saldırıları ile İran Devrim Muhafızları’nın misillemeleri bölgeyi adeta bir barut fıçısına çevirirken, PKK’nın İran’daki faaliyet gösteren PJAK, kendine pay çıkartarak zaten gergin olan ortamın daha da germe girişiminde bulunuyor. Bu çerçevede, PKK'nın İran’daki uzantısı olarak bilinen PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi), yaşanan saldırılar hakkında dikkat çeken bir açıklama yaptı. PJAK, mevcut çatışma ortamının “İran halklarına yeni acılar getireceğini” belirterek, özellikle Kürt bölgelerinde muhtemel askeri hareketlilikten endişe duyduklarını bildirdi. Örgüt, İran rejiminin bu krizi “içerideki demokratik muhalefeti bastırmak için fırsat olarak kullanabileceğini” öne sürdü. Açıklamada ayrıca, PJAK’ın herhangi bir bölgesel savaşın parçası olmayacağı vurgulansa da, İran’daki Kürt bölgelerine yönelik bir askeri tehdit durumunda "savunma hakkını saklı tuttuğu" ifade edildi. Bu çıkış, PJAK’ın olası bir İran-İsrail savaşında nasıl konumlanacağına dair soru işaretlerini beraberinde getirirken özellikle kadınlar ve çocukların savaşın en çok zarar gören kesimi olduğu vurgusu dikkat çekiyor. Terör örgütü PKK’nın İran kolu PJAK, bu söylemle İran ve İsrail devletlerini eleştirirken, kendisini alternatif bir demokratik güç olarak lanse ediyor.

ÖRGÜT SÖYLEM VE EYLEMLERİYLE CİDDİ ÇELİŞKİLER YUMAĞI

Diğer yandan, Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi (TUDPAM) uzmanlarından Feyza Kübra Ağırtmış, İsrail–İran savaşı sürecinde PKK’nın İran’daki uzantısı olan PJAK’ın (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) söylemlerine odaklanan dikkat çekici bir analiz kaleme aldı. Ağırtmış, özellikle Rudaw haber sitesinde yayımlanan iki ayrı açıklamayı temel alarak yürüttüğü söylem analizinde, PJAK’ın kadın hakları üzerinden meşruiyet kazanma stratejisini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirdi. Görünürde demokratikleşme ve özgürlük hareketlerini destekler gibi sunulan bu söylemlerin, PJAK’ın PKK ile olan ideolojik ve örgütsel bağı ile geçmişteki uygulamaları dikkate alındığında ciddi çelişkiler taşıdığını vurguladı.

HAK SAVUNUCULUĞU MU, MEŞRUİYET ARAYIŞI MI?

Rudaw’da yer alan iki ayrı haberde PJAK, savaşın en büyük mağdurlarının siviller olduğunu belirterek İran ve İsrail’i bu konuda sorumlu tutuyor. Özellikle 2022 yılında Mahsa Amini’nin ölümüyle simgeleşen “Jin, Jiyan, Azadi” protestolarına gönderme yaparak kadın haklarını savunan bir yapı görüntüsü vermeye çalışan PJAK, kadın öncülüğünde bir demokratik dönüşüm çağrısında bulunuyor. Ancak Ağırtmış’a göre bu söylem, örgütün gerçek yapısıyla örtüşmüyor. Zira PJAK, terör örgütü PKK’nın bir uzantısı olarak, geçmişte çocukları silah altına alma, kadınlara yönelik cinsel istismar, zorla dağa kaçırma ve baskı yoluyla örgütte tutma gibi çok sayıda ağır insan hakları ihlaliyle suçlanıyor. Dolayısıyla PJAK’ın “kadın hakları” söyleminin, örgütün gerçek uygulamalarıyla derin bir çelişki taşıdığı vurgulanıyor.

DEMOKRASİ VURGUSU NE KADAR GERÇEKÇİ?

PJAK, açıklamalarında yalnızca kadın haklarına değil, “Demokratik İran Cumhuriyeti” önerisine de yer vererek İran rejiminin baskıcı yapısını eleştiriyor. Ancak analizde dikkat çekilen nokta şu: Silahlı, hiyerarşik ve ideolojik olarak otoriter olan bu tür yapılar, gerçek bir demokrasi anlayışıyla bağdaşmıyor. Ağırtmış, PJAK’ın “ifade özgürlüğü” ve “çoğulculuk” gibi temel demokratik değerleri retorik düzeyde kullandığını ancak kendi örgütsel pratikleriyle bu kavramları çelişkiye düşürdüğünü belirtiyor.

ARAÇSALLAŞTIRILAN DİRENİŞ

Özellikle Mahsa Amini’nin ardından başlayan kadın hareketinin PJAK tarafından araçsallaştırıldığını savunan Ağırtmış, örgütün bu haklı direnişi kendi meşruiyeti için kullanma çabasında olduğunu ifade ediyor. “Kadın özgürlüğünü değil, kadın bedenini ve emeğini araçsallaştıran bir yapının, kadın hakları savunucusu gibi sunulması büyük bir çelişkidir” diyen yazar, bu tür söylemlerin ikna edici ve samimi olmaktan uzak olduğunu dile getiriyor.

SÖYLEM-EYLEM ÇELİŞKİSİ

PJAK’ın açıklamalarının meşruiyet kazanma çabası taşıdığının altını defalarca çizen Feyza Kübra Ağırtmış, değerlendirmesinde en önemli noktanın söylem ile eylem arasındaki derin uçuruma dikkat çekiyor. Ağırtmış, PJAK’ın açıklamalarında yer alan hak temelli ifadelerin, örgütün pratikteki siciliyle çeliştiği ve bu nedenle propaganda düzeyinde kaldığını belirtiyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

cözüm süreci ve bahceli

pjak zaten iranın bölünmesini kırmansahta kürt bölgesini istiyor amerikada yardım ediuyor isriall kürtler ormal onlar alısmıslar artık köleliğe ama Türkleri sevmezler bahceli bol bol demli caya devam
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23