Pakistanlı uzmanlar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İsrail’le ilişkilerini normalleştirdikten sonra Pakistan’a da ekonomik gücünü kullanarak baskı uyguladığını ancak İslamabad yönetiminin buna direndiğini belirtiyor.
Ulusal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NUST) Uluslararası Barış ve İstikrar Merkezi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tuğral Yamin, İslamabad yönetiminin Uluslararası Para Fonu’na (IMF) borcu ve Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) soruşturmaları sebebiyle dış siyasi baskılara açık olduğunu belirtti. Yamin, Pakistan’ın geleneksel olarak düşük faizli krediler sağladığı için Suudi Arabistan’a da borçlu olduğunu anımsatarak, Körfez ülkelerinde ise büyük oranda bir Pakistanlı iş gücünün bulunduğunu söyledi. Özellikle Körfez bölgesi dahil olmak üzere, yurt dışından gelen dövizin Pakistan için önemli olduğunu anlatan Yamin, “Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail ile ilişkileri normalleştirmesinin ardından Pakistanlılara yönelik çalışma ve seyahat vizesini askıya alması bir baskı taktiği gibi görünüyor” dedi. Kuaid-i Azam Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. Seyid Kandil Abbas, “Basra Körfezi’ndeki yeni dizayn, Pakistan’ı, ’siyonist’ rejime karşı geleneksel politikasını gözden geçirmeye zorluyor” dedi.
Abbas, ülkedeki herhangi bir dini veya siyasi grubun İsrail’i tanımaktan yana olmadığını ve bunun yakın gelecekte de mümkün gözükmediğini ifade etti.