Oksitosin hormonu, cömertliği, şefkati, güveni ve merhameti düzenliyor. İnsan olmanın gereği bu hormon sayesinden yerine getiriyoruz, desek yeri.
Fakat, çok önemli bir gerçeği de unutamayız. Hayvanlar dünyasında dahi, anneler, yavrularını, kendi canları pahasına korur ve savunur. Bu davranış da oksitosin hormonu ile olmakta. Bizde isen çok daha geniş kapsamlı sosyal ilişkileri düzenlemekte. Hayatımızı tüm yönleri ile kolaylaştırıyor oksitosin.
Birbirimize, diğer canlılara, çevremize ve hatta kendimize bağlanmamızı sağlar. Birlikte yaşamayı kolaylaştırır. Sevginin, fedakarlığın, merhametin ve şefkatin yaşamın devamlılığı açısından bu şekilde garanti altına alıyoruz. Empati, güven, dostluk, cömertlik veya fedakarlık gibi duygular, bu hormondan türemekte.. Bizi başkalarına duygusal manada bağlamak ile kalmaz, aynı zamanda, kendimizle daha iyi bağlantı kurmamıza yardımcı olan psikolojik ve duygusal mekanizmaları da teşvik eder. İçsel dengemizle ilgilidir.
Aile olmanın olmazsa olmazı bu hormon.
"BESLEME" İLE ÖZ ÇOCUK ARASINDAKİ FARK
Yapılan araştırmalarda biyolojik çocuklarla, eskilerin "besleme" dedikleri evlatlık edinilen çocukların duygusal yapıları karşılaştırılmış.
Varılan sonuç çok hüzün verici. Siz ne kadar evlâtlığınıza öz çocuğunuz gibi davranıyor olursanız olun, ondaki "yıkık" yönü asla gideremiyorsunuz.
Çocukların idrardaki oksitosin ve onunla bağlantılı vasopresin hormonunun oranları karşılaştırıldığında şu görülmüş: çocuklar biyolojik anneleriyle iletişim kurduğunda oksitosin oranını artırmakta, evlâtlık edinilen çocuklarda ise oksitosin oranı sabit kalmakta!. Bu çalışma ile evlatlık edinilen çocukların güven problemi yaşamalarının sebebinin oksitosin hormonu eksikliğinden kaynaklandığı ortaya konmuş. Yani çocuğa ne denli yakınlık kursanız, asıl anadan yoksun büyümek onun bir yanını eksik bırakıyor!
Özlem acısının yararı varmış!
Oksitosin hormonunun salgılanmasında dokunma, ses ve koku etkilidir.
Bununla birlikte, başkalarına iyilik yapmak da bu hormonun seviyesini artırır. Bireyin içindeki cömertlik ve güven duygusunu ortaya çıkarır.
Bu hormon sarıldıkça, sevgi gördükçe, arzulandıkça, hatırlandıkça ve dokundukça artar.
Eskilerin "firkat acısı" dedikleri kişinin ayrı kaldığı sevdiğine olan özleminin verdiği acı bir anlamda oksitosin hormonunun artması ile oluyor ve "vuslat/kavuşma" umuduyla hayata tutunmayı, zorluklara direnmeyi sağlıyor.
Doğumu kolaylaştıran hormon
Doğumu kolaylaştıran bu hormon aynı zamanda anne ile bebek arasındaki bağı da kuvvetlendirir. Ayrıca emzirme döneminde sütün akmasını sağlar. Kadınlar bu hormon sayesinde bebek büyütmenin zorluklarını sabırla ve sevgiyle aşar. Ayrıca yapılan araştırmalarda, oksitosin seviyesi yüksek hamile kadınların, ilk üç aylık dönemlerinde bebeklerine çok daha bağlı oldukları gözlenmiştir. Bu hormon sadece anne ile bebek arasındaki bağı değil aynı zamanda eşler arasındaki bağı da kuvvetlendirir.
STRESİ YOK EDEN HORMON
Oksitosin hormonu; ilişkileri sağlamlaştırır, bireylerin haz duymasını sağlar, bağlılığı ve sadakati geliştirir, hoşlanma duygusunu ortaya çıkarır, gerginliği ve stresi ortadan kaldırır, koruyucu güdüleri ve sosyal yetenekleri geliştirir.
Aile bireylerinin birbirine sarılması, el ele tutuşması oksitosin seviyesini artıran etkenlerden biridir.
Az önce vurguladığımız özlemle hayal kurmak da oksitosin seviyesinin artırmakta. Kuzey Carolina Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma sonucunda, ev kadınlarının akşam eve dönecek kocalarını düşündüklerinde hızla oksitosin salgıladıklarını ortaya çıkarmıştır.
Hediyeleşmenin ve huşu ile ibadetin faydası
İbadet etmek, dua etmek, birinin hayır ve selametini dilemek, vücuttaki oksitosin seviyesini artırmaya yardımcı olmaktadır.
Ayrıca sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek de sevgi hormonunu artırır. Birine iyilik yapmak veya hediye vermek: Sevdiğiniz insanlara iyilik yapmak veya onları mutlu edecek hediyeler vermek sevgi hormonunuzun artmasında etkilidir.
Oksitosin hormonunun salgılanmasında kurabiye kokusu, kuş cıvıltısı, müzik dinlemek, yemek yemek, doğayla iç içe bir yürüyüş ya da sizi alıp geçmişe götüren görüntü veya ses gibi faktörler de etkilidir. Bu faktörler kişiyi rahatlatır, sakinleşmesini sağlar ve vücuttaki oksitosin seviyesini artırır.