Fetulahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası alınacak tedbirler için Başbakanlık tarafından hazırlanarak TBMM’ye gönderilen Olağanüstü Hal Tezkeresi, TBMM’de yapılan görüşmeler sonucunda, 115 hayır oyuna karşın, 346 evet oyuyla kabul edilerek yasalaştı.
MUHAMMET KUTLU/TBMM - Fetulahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası alınacak tedbirler için Başbakanlık tarafından hazırlanarak TBMM’ye gönderilen Olağanüstü Hal Tezkeresi, TBMM’de yapılan görüşmeler sonucunda, 115 hayır oyuna karşın, 346 evet oyuyla kabul edilerek yasalaştı. Aşağılık darbe teşebbüsünün yaşandığı ve Gazi Meclis’in bombalandığı akşam TBMM’ye gelerek hükümete destek veren CHP, OHAL uygulaması için yapılan oylamada bu duruşunu bozdu ve HDP ile birlikte “hayır” oyu verdi. OHAL’in kabulü sonrasında teşekkür konuşması yapan Başbakan Binali Yıldırım, “15 Temmuz gününü demokrasi şehitlerini anma günü olarak kutlayacağız. Tankın gücü halkın gücü karşısında yetersiz kalmıştır, mağlup olmuştur. Cuntacılar conta yakmış yolda kalmıştır, hepinize teşekkür ediyorum” dedi. Yıldırım, Türkiye’nin notunu düşüren kredi derecelendirme kuruluşlarını da acele ve maksatlı karar vermekle suçladı.
BOZDAĞ: FETÖ’NÜN TEMİZLENMESİ İÇİN GEREKLİ
OHAL’e ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmeleri sırasında hükümet adına konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Devletimizin yapısı içerisinde bir kanser gibi sarılmış ve her tarafta gizlenmiş bulunan bu yapının kısa süre içerisinde devlet aygıtından ayıklanması, temizlenmesi, devletimiz, demokrasimiz, milletimiz, parlamentomuz için bir daha tehlike ve tehdit oluşturmaması için olağanüstü hal (OHAL) kararı gerekli ve zaruri bir adımdır. OHAL kararı, devletin kendi görevlerini olağanüstü hız ve kararlılıkla kısa süre içerisinde yerine getirmesi ve devlet içindeki Fethullahçı terör örgütüne ait bütün unsurların temizlenmesi ve Türkiye’de bundan sonra yeni bir darbenin tekrarlanmasının önlenmesi amacına matuftur. Bu olağanüstü hâl, ekonomik nedenlerle ilan edilmiş bir olağanüstü hâl olmadığı için ekonomiyi, yatırımları, planlamaları da olumsuz etkilemeyecektir. Ekonomiyle ilgili ve diğer alanlarla ilgili herhangi bir düzenleme yapılması da söz konusu olmayacaktır. Olağanüstü hâl bir sıkıyönetim değildir, yönetim askerde olmayacaktır, kolluk yetkileri askerî makamlara geçmeyecektir, bazı suçların yargılanması askerî mahkemelere devredilmeyecektir, yönetim askerde değil sivil iradede olacaktır ve sivil irade daha etkin bir biçimde yönetimi yerine getirecektir. Bu nedenle, olağanüstü hâlin ilan edilmiş olması, vatandaşlarımızın hayatında olağanüstü birtakım değişiklikler meydana asla getirmeyecektir. Esasında, bu olağanüstü hâl, olağan hâlin kalıcılaşmasını sağlamak içindir” ifadelerini kullandı.