• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Nihat Genç: İnsanlık kıyımdan geçiyor, şehirlerimize kıran girdi…

Yeniakit Publisher
2020-03-30 13:11:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Nihat Genç: İnsanlık kıyımdan geçiyor, şehirlerimize kıran girdi…

Yazar Nihat Genç ‘Milli siyaset hareketi’ başlıklı yazısında koronavirüs salgınına değinerek, ‘Kardeşlerim, salgın kapıyı çaldı, insanlık kıyımdan geçiyor, şehirlerimize kıran girdi ve hala biri çıksa bir yalan söylese de peşine düşsek diye yine şarlatanlara mı bel bağlayacağız?’ dedi.

Yazar Nihat GençMilli siyaset hareketi’ başlıklı yazı kaleme aldı.

ABD’ye göndermede bulunan Nihat Genç, ‘nükleer bombayı akıl ettiler ama bir solunum cihazı üretmeyi akıl edememişler’ ifadelerine yer verdi.

İşte o yazının ilgili kısmı,

Artık ya insanlık ya ‘yok oluş’la karşı karşıyayız.

Virüs gösterdi ki hepimizin aynı ve tek bir bedeni var, o tek vücut: insanlık. Virüs gösterdi ki ruhumuzu arayacağımız yer: İnsanlık!

Birimiz korkarsa insanlık korkar birimiz sevinir mutlu olursa insanlık sevinir. 

Benden sana ne, senden bana ne, çağları sona erdi.

‘Para’nın çağı bitiyor, çıkarın hırsın tapınakları yıkılıyor.

Eğitimden sağlığa hepimizi eşitleyen Allah’a bin şükür Allah’ın lütfu işte yepyeni kamucu siyasetlerin arefesindeyiz.

Bir düşünün, salgından bir gün önce bir apandist ameliyatını elli milyara yapan özel hastanelere mahkum edilmiştik, işte Amerika’yı çaresiz bırakıp batıran sağlık sisteminin ‘özel hastaneler’ üzerine kurulu olması, nükleer bombayı akıl ettiler ama bir solunum cihazı üretmeyi akıl edememişler.

Bir düşünün, on yaşındaki çocuklarının okulu için her ay beş bin liraya yakın masraf yapan aileler, üstelik her sabah okulları beş-on km. uzakta arabayla minibüsle gidiliyor, oysa, her mahallede pekala hepsinin gidebileceği en ücra köylere kadar okulları vardı. 

Kardeşlerim, salgın kapıyı çaldı, insanlık kıyımdan geçiyor, şehirlerimize kıran girdi ve hala biri çıksa bir yalan söylese de peşine düşsek diye yine şarlatanlara mı bel bağlayacağız?

Vahşi kapitalizmin tanrıları öfke saçıyor, salgın hepinizi-hepimizi artık istesek de asla aldanmayacak şekilde tımar ediyor, şu anda tecrit edildiğiniz evlerde beyinleriniz tornadan geçiyor. 

Vahşi kapitalizmin çok bilmiş sıcak paracıları şehvetlerine yalanlarına öylesine tutkuyla bağlıydılar ki bizlerin isyanını acılarını trajedilerini hiçbir zaman duymadılar ne doğanın can çekişmesini ne insanlık trajedilerini bir saniyecik görmek anlamak istemediler.

Kardeşlerim, unutmayın, ölmez de ayakta kalırsak, şehvet ve çıkarlarının oyuncağı vahşi kapitalizmin bu siyasetçilerinin şimdi unufak olan tapınaklarını şirketlerini siyasi kimliklerini, önce beynimizde kalbimizde yargılamadan, hiçbirimiz ve hiçbir ülke, kendini mutlu ve özgür asla hissetmeyecek. 

Bu itibarla, başta Veryansın Tv yazarları, uzun zamandır oturup seri toplantılarla üstünde döne döne çokça tartıştığımız yeni bir siyasetin tohumlarını şimdi bugün atmak için çalışmalıyız. 

Yeni ve milli bir anayasa hazırladık ve kamucu politikaların aciliyeti konusunda fikir birliğine varmıştık.

‘Bir şey yapmalıyız’ demiştik, öncelikle, holding medyasının boğup yok saydığı sesini çıkartıp siyaseten öne çıkartılmayan temiz çalışkan mesleklerinde yetkin birçok aydın akademisyen ve yazarlar ve siyasetçileri SİYASET SAHNESİ’ne el birliğiyle taşıyabilmeli, siyasete yepyeni bir kapı açabilmeliyiz, diye aramızda kararlaştırmıştık. 

Ve mesela, bugün siyaset sahnesindeki hiçbir partiye ve adaya oy vermemek konusunda fikir birliğine varmış kendi yatağımızı kendimiz sereceğiz diye birbirimizin elini tutmuş yeminler etmiştik. 

Artık zerre kuşku yok siyaset sahnesine yepyeni yerli kendine güvenen kamu politikalarını ve milli anayasayı teklif edecek yeni adaylar yeni bir siyaset gökten vahiy iner gibi Allah’ın da emri, şart oldu. 

Bir parti kurmanın kırtasiyesi ve gereksiz aşırı yükü altında boğulmanın da alemi yok, demiştik.

Yapabileceğimiz ilk şey, Milli Siyaset Heyeti, Milli Siyaset Hareketi ya da Milli Siyaset Partisi (kısaltılmışı: Mis Parti) Türk siyasi sahnesine yeni bir ‘siyasi hareket’ hazırlamak. Ve cumhurbaşkanlığı ve belediye başkanlıkları vb. seçimlerde kendi adaylarını aydınlarımız eliyle milli iradesini cesaretle koymak diye aramızda söz kesmiştik. 

Bırakın salgın lezzetle ibreti alem yiyip bitirsin vahşi kapitalizmi. Bu satırları sessizce izlemekten vazgeçin, bırakın virüs, insanlığın ve doğanın sırtında asalak yaşayan borsaların sonunu getirsin.

Virüsün ilk saldırısı değil bu, savaşlarda savaştan çok kurban verdiğimiz, verem tifo sıtma kolerayla yokluklar içinde öksüre titreye can verenlerin torunlarıyız, biraz hayal gücünüzü kullanın, bu virüs ilk değil son da olmayacak, üstesinden gelebiliriz değil, üstesinden kaç kez geldik!

Asıl virüs iradesizlik ve başkalarının ağzına bakmaktır. Asıl virüs dünyayı batırıp bitirip sonra hala ekranlarda yüzsüzlükle aynı şeyleri utanmaksızın konuşmaktır. Tecrit edildiği solunum odasında sessiz nefes alışına kulak dayamış korkudan başka elinde başka bir şey kalmamış insanlara bakın hala aynı martavalları hiç utanmadan hiç suçluluk taşımadan söylüyorlar. 

Kardeşlerim, hazır ordumuz, cana yakın gözü kara fedakar insanlarımızdır, umut, dünyanın öbür ucunda değil, umut, nam salmış coğrafyamızın üretimidir, yepyeni bir yolculuğa hazırlıktır, üstüne bastığımız bu yer çok namlı ve gururlu bir toprağın adı, Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Akdeniz Ege binlerce sıcacık sahiline, Çukurova, Konya, Biga, Sandıklı, Niksar, Silvan, binlerce ovasına, Toros, Karadeniz binlerce yaylasına, mest olmamış tek bir insanoğlu yoktur, sonuncusu bağımsızlık ve varolma savaşı, yüzlerce savaştan geliyor, bir yenisi insanlık ve vatan görevi. 

Yeniden arı karınca yeniden kelebek olacağız.

Zaten kelebek değil miydik, kelebekler gibi üç gün yaşayan.

Çocuklarımız ve geleceğimiz için, her dakikası onurla yaşanmış, bir yeni üç gün’e daha hazırız!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tr.

Nihat efendi geç bunları...İnsanlarımızın çıkmak zorunda olanları müstesna...diğerlerini tasmalasan durmuyor,kuduz olmuş gibi ipini koparıp kaçıyor.Yasak diyor adam bıçak çekiyor.Asıl kıyım 1 nisandan sonra...Allah doktorlarımıza,sağlık tesislerinde çalışan bütün personellerimize,askerimize,polisimize,yardım hizmetlilerimize yardım eylesin.

Ali Turan

Kiptaş eski Pazarlama Müdürü Fatih Borhan kardeşimiz dün vefat etti. 21 Ocak 2020 de İmamoğlu, arkadaşımızı işten kovmuştu. Ancak dün yalan haber yayınlayan Cumhuriyeet ve Yeniçağ ı kınıyorum. Gerçek haber ve manşet şu olmalıydı: "İmamoğlu'nın işten çıkardığı Kiptaş eski Pazarlama Müdürü coronadan vefat etti.", Her şeyiniz yalan... http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kiptas-pazarlama-eski-muduru-fatih-borhan-koronavirus-nedeniyle-hayatini-kaybetti-1730059
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23