İslam ne güzel bir din. Kulluk görevlerimizin her biri ayrı bir güzellik. İslam’a girişte getirilen şehadet, en başta teslimiyet terbiyesini aşılıyor insana.
Sonra “Hamd sadece Allah’a mahsustur. Ancak sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz…” öğretisini özümsüyor. Bu teslimiyet ve kabulle, öğrenilen her bir esas hayata yansıtılıyor.
İslam’ın beş ana esası var onlardan biri namazdır.
Hz. Peygamber (s.a.s.); “İslam, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna tanıklık etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirebilirsen Ka’be’yi ziyaret (hac) etmendir” buyuruyor. (Buhârî-Müslim, Îman)
Mesela Ramazan orucu ve mali imkânımız varsa zekât da yılda bir kez mükellef olduğumuz bir ibadet.
Ama namaz öyle değil, her gün beş kez devamlı olan bir ibadet.
Rabbimiz (c.c.), “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” (Hicr 15/99) buyuruyor.
Evet, namaz, günde beş kez Allah ile buluşmadır, hasbıhaldir. Huzursuzluğun ilacıdır. Her gün kıldığımız namazlarımızda her rekâtta Fatiha suresinde rabbimizle diyalog kuruyoruz; “…Yalnız senden yardım isteriz. Bizi nimet verdiğin kullarının yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil.” deriz.
Peygamberimiz (s.a.s) de, “Sizden biri namaz kılarken aslında Rabbiyle konuşuyordur” buyurur (Buhârî, Salât). Bazen müezzini Bilal’e (r.a.) “Ey Bilal, kalk namaza (çağır da) bizi namazla rahatlat.” (Ebu Davud, Edeb) buyururdu (Ebu Davud, Tatavvu’).
Peygamberimiz bu sebeple olsa gerek namazı gözünün nuru olarak tavsif etmiştir. (Nesai, İşretu’n-Nisâ)
Bir keresinde Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?” Sahabeler: “O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz” deyince. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder.” (Muttefekun aleyh)
Yüce Allah müminleri vasıflandırırken “Kurtuluşa eren müminler, namazlarını titizlikle kılmaya devam ederler. İşte Firdevs cennetinin vârisleri onlardır. Orada ebedi kalacak olanlar da onlardır” (Mü’minûn 23/9-11) buyurur.
Sonuç olarak mü’minin namazsız bir hayatı düşünülemez.
Ayette “Ancak namaz kılanlar başka; (Onlar) Namazlarını devamlı kılanlar… (Me’âric 70/22, 23) diye buyrulur.
Allah ile hasbihâlde bulunmak, huzuru yakalamak, maddi manevi kirlerden arınmak ve dahası kurtuluşa ererek Firdevs cennetlerine varis olmak için namazlarımızı hakkıyla, huşû içinde eda etmeli, asla ihmal etmemeliyiz.