• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘Mısır’daki idamları asla kabul etmedik ve etmeyeceğiz’

Yeniakit Publisher
2021-07-12 10:34:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
‘Mısır’daki idamları asla kabul etmedik ve etmeyeceğiz’

Türkiye’nin İhvan konusu ile ilgili görüşünün ve duruşunun belli olduğunu söyleyen, Avukat Bülent Demir, “Türkiye, Mısır’da seçilmiş iktidarların darbe ile alaşağı edilmesini ve masum insanların zindanlara atılmasını ve idam ile şehid edilmesini asla kabullenmemiştir ve kabullenmeyecektir” dedi.

Kara Harp Okulundan Teğmen olarak mezun olduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde görev alarak Terörle Mücadele birliklerini emir komuta eden, sonrasında 28 Şubatçılar tarafından haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen Avukat Bülent Demir ile Mısır’daki idamları ve Türkiye Mısır arasındaki diplomatik ilişkileri konuştuk.

“Türkiye - Mısır İlişkileri sürdürülebilir olmalı"

Efendim Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var” açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz. Diplomatik düzeyde Mısır ile yeni bir döneme mi giriyoruz?

- Türkiye ile Mısır iki kadim uygarlığın temsilcisi ülkelerdir. İslam ülkeleri içerisinde de önemli konuma ve potansiyele sahip iki ülkedir. Hem jeopolitik hem de jeostratejik önemde olmaları, her iki ülkeye de gerek Ortadoğu gerekse Dünya ekseninde vazgeçilmez konum sağlamaktadır. Ancak Mısır’da yaşanan darbe ve devamında yaşanan son hadiseler iki ülke arasında kopma noktasına gelen ilişkilerin ana sebebidir. İlişkilerin dışişleri ve istihbarat seviyesinde normalleşmeye başlamış olduğuna dair Dışişleri Bakanımızın açıklamalarını memnuniyetle karşılıyorum. İlişkilerimizin sağlıklı ve sürdürülebilir olması gerek. Ülkemiz, gerek coğrafyamız gerekse İslam alemi için çok önemli ve değerlidir.

Peki efendim Türkiye ile darbeci Sisi yönetiminin yakınlaşması, İhvan’a yönelik zulmün azalmasında bir etkisi olur mu?

- Türkiye gerek Ortadoğu’da gerekse tüm Dünya ölçeğinde “İnsan Hakları” konusunda marka olmuş bir ülkedir. İnsan hak ve özgürlükleri konusunda tüm dünya ülkelerine örnek seviyededir. Mısır ile müzakere zeminin yakalanması ile Mısır’ın yapmış olduğu insan hak ve ihlallerine karşı Türkiye’nin tavsiye ve telkinlerinin faydalı olabileceğini, Mısır yönetiminin Türkiye’nin de yardımı ve katkısı ile insan haklarına ve hürriyetlerine saygılı ve duyarlı girişimler yapabileceğini umuyorum.

Mısır, kendisini hem sahada hem de masada varlığını kabul ettiren Türkiye ile barış yolunu denemek zorunda hissediyor mu ?

- Mısır ve birçok Arap ülkesi, Batılı sömürgeci emperyal güçlerden destek alıyorlar. Tabi bu destek karşılığında ciddi diyetler ödüyorlar. Batılı sömürgeci emperyalistler, başta Türkiye olmak üzere hiçbir İslam ülkesinin bölgede güçlenmesini ve kendi hegemonyalarından çıkmalarını istemiyor. Bunun için de İslam ülkelerinin aralarında nifak ve ayrılık oluşturacak her türlü etnik, mezhep, siyasi unsurları sürekli kaşıyor ve canlı tutuyorlar. Mısır’ın Türkiye ile barışı tesis etmesi, yakınlaşması ve müttefik olmasını emperyalistler istemez. Bunun için ellerinden gelen her türlü engelleyici kulisi yaparlar. Mısır yönetiminin bu fotoğrafı görmesi ve gerçek dost olan Türkiye ile el sıkışması ve her alanda iş birliğine gitmesi gerekir. Ancak bunun bugünden yarına hemen olabileceğini düşünmüyorum. Mısır’ın etki altında kaldığı emperyalist/siyonist cepheye tavır alabilecek dirayette olduğunu düşünmüyorum.

Türkiye’deki İhvan mensupları sorunun neresinde? Türkiye’deki İhvan mensubu Mısırlı sığınmacıların, Türk dış politikasının manevra kabiliyetini kısıtlayacak önemde ve sayıda olduğunu düşünüyor musunuz? Normalleşme adımlarının Mısır’da Müslüman Kardeşlere yönelik bir yumuşamaya yol açtığı söylenebilir mi?

- Türkiye’nin İhvan konusu ile ilgili görüşü ve duruşu bellidir. Türkiye tüm dünya Müslümanlarının insan hak ve hürriyetleri bağlamında yanındadır. Müslümanların zulme uğramaması ve insan onuruna yakışır bir hayat sürmeleri konusunda ilk günden itibaren net ve kararlı duruşunu ortaya koymuş ve gerek Mısır gerekse tüm dünya halklarına Mısır’daki darbeye karşı olduğunu açıkça göstermiştir. Türkiye seçilmiş iktidarların darbe ile alaşağı edilmesini ve masum insanların zindanlara atılmasını ve idam ile şehid edilmesini asla kabullenmemiştir ve kabullenmeyecektir. Ancak uluslararası kamuoyu, Mısır’daki darbeye ve idamlara karşı üç maymunu oynamış, gerek gizli gerekse aşikar olarak çoğu kez darbecilere destek vermiştir. Uluslararası hukuka göre darbe ve sonrasındaki yargılamalar hukuka uygun kabul edilemez. Bariz bir şekilde zulüm ve insan hakkı ihlalleridir. Ancak söz konusu Müslüman hayatı, müslüman kanı olunca Batılı tüm uluslararası kuruluşlar kör ve sağırdırlar. Biz Mısır’daki idamları ve Müslüman kıyımlarını asla kabul etmedik ve etmeyeceğiz.

Muhalefette FETÖ ile mücadele etmelidir

Son olarak 15 Temmuz’un seneidevriyesindeyiz. 15 Temmuz işgal girişimi sonrası emperyalistlerin taşeronlarına sahip çıkmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fetö, emperyalist ülkeler tarafından kurulmuş bir terör örgütüdür. 15 Temmuz, bu emperyalist ülkelerin yerli iş birlikçisi olan Fetö tarafından yapılmış ihanet kalkışmasıdır. Bu kalkışmadan sonra bu emperyalist dış güçler iş birlikçilerini kendi ülkelerinde sığınmacı olarak korumaya ve kollamaya devam etmektedirler. Çoğu şu an bu ülkelere sığınmışlar ve ihanetlerine devam etmektedirler. Mısır gibi Müslüman ülkelere de  yerleşen fetö’cüler, hala bu ülkelerde de Türkiye aleyhine faaliyetlerine devam etmektedirler. Bu ülkelerin fetö gerçeğini görmeleri ve gerekenleri yapmaları için Türkiye çalışmalarına tüm hızıyla devam etmelidir. Sadece iktidarın değil muhalefetin de Fetö mücadelesi sürmelidir.

“CHP, İP ve HDP uluslararası arenada iktidara destek olmalıdır’’

Türkiye’de aslında muhalefet sorunu var. Yerli ve milli perspektifte bir muhalefet yok. İYİ Parti ve CHP, HDP ile birlikte Libya tezkeresine “Hayır” demişti hatırlarsanız. Muhalefetin bu kadar meselelere uzak tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Türkiye’de muhalefet, Türkiye’nin ulusal ve uluslararası çıkarlarına karşı iktidarın yanında yer almalıdır.  Özellikle Türkiye’nin hem Ortadoğu’da hem dünyada süper güç olması yolunda kat ettiği ve tüm insanlık için yaptığı barış girişimleri konusunda klasik muhalefet refleksini terk etmelidir. CHP, İP ve HDP’ye tavsiyem, Türkiye’nin uluslararası arenadaki misyonunu iyi kavramaları ve İktidara destek olmalarıdır. Libya Tezkeresine hayır diyen bu partilerin Türkiye’nin Uluslararası misyonunu iyi okuyamadıklarını ve kavrayamadıklarını düşünüyorum.
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

FAKİR

Olanlar olmuş, kabul etseniz ne yazar, etmeseniz ne yazar avukat bey
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23