Milli yazılım ve işletim sistemlerinin önemi bir defa daha ortaya çıktı! Türkiye'de "zombi bilgisayarlar" var
Eray Güçlüer, siber tehditlerin artan tehlikesine dikkat çekti. Güçlüer, Microsoft'un yazılım güncellemesi sırasında yaşanan siber krizden bahsetti. Ayrıca, milli yazılım ve işletim sistemlerinin önemine vurgu yapan Eray Güçlüer, Akşam gazetesindeki yazısında, dijital güvenliğin önemini vurguladı. Güçlüer, şunları kaydetti:
Eray Güçlüer, siber tehditlerin artan tehlikesine dikkat çekti. Güçlüer, Microsoft'un yazılım güncellemesi sırasında yaşanan siber krizden bahsetti. Ayrıca, milli yazılım ve işletim sistemlerinin önemine vurgu yapan Eray Güçlüer, Akşam gazetesindeki yazısında, dijital güvenliğin önemini vurguladı. Güçlüer, şunları kaydetti:
"ABD gerçekten çok garip bir ülke. Yakın zamanda bakın neler oldu? Donald Trump'a suikast girişimi yapıldı. Joe Biden korona oldu. Şimdi de dünyanın en büyük yazılım devi olan Microsoft firmasının yazılım güncellemesi esnasında yapılan sözde istemsiz bir hata nedeniyle dünya kısa süreli siber kaosa girdi. Uçaklar uçmadı, hastaneler çalışmadı, bankalar kapandı, borsalarda soğuk rüzgarlar esti. Bütün bunları görünce insanın dünyada neler oluyor diyesi geliyor. Her gün dünya çapında yaklaşık 2 milyar siber saldırı gerçekleşiyor. Ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika merkezli yapılan bu siber saldırılarda Türkiye Siber saldırı yapan diğer ülkelerdeki kaynakların daha çok kendilerini gizlemek için kullandıkları araç ülke veya aracı ülke konumunda.
TÜRKİYE'DE ZOMBİ BİLGİSAYARLAR VAR
Türkiye'nin dünyadaki siber saldırı ekolojisinde aracı ülke olmasını sağlayan asıl neden Türkiye'deki bilgisayarların korsan yazılımlar kullanılması nedeniyle zombi veya köle bilgisayarlar olarak adlandırılan bir şekle dönüşmesinden kaynaklanıyor. Maalesef ülkemizde korsan yazılım kullanılma oranı oldukça yüksek. O yüzden bizler farkına varmadan bilgisayarlarımız, tabletlerimiz, laptoplarımız başkalarının eline geçiyor. Ve yapılan siber saldırılarda saldırganların silahları haline dönüşüyorlar. Bu durumun yakın gelecekte bizler için de ciddi tehdit üretebileceği konusunda uzmanlar uyarıyorlar. Korsan yazılımlar üzerinden bugün elimizdeki bilgisayarlar başkalarına saldırı için kullanılabiliyorsa yarın doğrudan bize karşı saldırıların da kaynağı olabilir.
TEK ÇÖZÜM MİLLİ YAZILIM
Başkalarının yazılımlarını kullanmak ülkeler için geniş çaplı milli güvenlik sorunları oluşturabiliyor. Başka ülkelerden alınan yazılımlar ve işletim sistemleri kullanan ülkelere birtakım kolaylıklar sağlasa da yazılımın sahibi ülkeye çok geniş dijital casusluk imkanları veriyor. Başkalarının yazılımlarını ve işletim sistemlerini kullanıyorsanız her türlü bilginizin o ülkenin eline geçebileceği ihtimalini kabul etmeniz gerekiyor. Daha da kötüsü verilerinizi bir anda kaybedebilme, hatta kullandığınız ulaşım, enerji, sağlık, ekonomi, borsa, iletişim gibi hayati sistemlerin bir anda çökmesi, hayatın felç olması, buna bağlı toplumsal kaosun ortaya çıkması gibi büyük riskleri göze almanız gerekiyor. Bundan kurtulmanın tek yolu milli yazılım ve milli işletim sistemlerine bir an önce geçmek, sadece devletin değil aynı zamanda özel teşebbüs ve bireysel kullanıcıların veri ve sistemsel yedeklemelerinin milli yazılım ve işletim sistemleri içerisinde yapılmasının sağlanmasıdır.
KIYAMET SENARYOSU
En son yaşanan Microsoft kaynaklı siber kriz dikkate alındığında bu işin aslında çok daha derin olduğunu görebilmemiz mümkündür. Biraz daha kitabın ortasından konuşmak gerekirse sanki kıyamet senaryosunun provası yapılıyormuş gibi bir intiba ortaya çıkıyor. Microsoft'taki siber kriz hibrid bir saldırı yöntemiyle gerçekleştirildi. Önce Microsoft içine sızmış ileri derece mühendislik bilgisine sahip ve üçüncü tarafa çalışan bir yapı veya ajan gurubu içeriden zararlı kod yazılımlarını ana yazılıma yüklediler, sonrasında ise bu yazılımı bütün dünyaya servis ettiler. Sonrasını hep birlikte gördük. Bence bu bir denemeydi. Ya bu denemeyi silah sistemleri üzerinde yaparlarsa ne olacak? Füzelerin kontrolsüz şekilde ateşlendiği, savaş uçaklarının bilinmeyen hedeflere doğru yönlendirildiği, zırhlı ve mekanize unsurların harekete geçirildiği bir ortamı hayal edin. Kıyamet senaryosu değil mi?
CB DİJİTAL DÖNÜŞÜM OFİSİ İŞ BAŞINDA
2018 yılında Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan dijital dönüşüm ofisi Türkiye'de siber güvenlik koordinasyonunu sağlayan en üst birimdir. Bu konuda çok önemli faaliyetler icra eden bu dönüşüm ofisi ülkemizdeki dijital güvenlik altyapısının oluşturulmasında da çok önemli katkılar sunmaktadır. Türkiye'de dijital güvenlik alt yapısı belli bir seviyeye ulaşmış olduğu için en son yaşanan Microsoft krizi kısa sürede aşılabildi. Önümüzdeki yakın dönemde milli yazılım ve milli işletim sistemlerinin oluşturulması Cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisinden en büyük beklentimizdir."