Mardin Milletvekili Kılıç, Mardin ve Nusaybin’den Tek Yürek Mesajı, "Kardeşlik Hukukumuzu Provokasyonlara Feda Etmeyiz"
AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yapılan planlı hain provokasyon saldırıyı sert bir dille kınayarak, “Halkımız bu hain eylemlere karşı en güçlü duruşunu sergileyerek gereken cevabı vermiştir”.
AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafında ki terör örgütü YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına yapılan hain provakasyon eylemine yönelik açıklamalarda bulundu.
MARDİN – Mardin ve Nusaybin’de huzur ortamını hedef alan talihsiz bir hadiseye karşı, bölgenin tüm dinamiklerinden tarihi bir "birlik" cevabı geldi. Yapılan açıklamada, provokasyonlara karşı en güçlü cevabın bizzat Mardin halkı, sivil toplum kuruluşları ve esnafı tarafından verildiği vurgulanırken; bin yıllık Türk-Kürt kardeşliğinin sarsılamaz olduğu ifade edildi.
"Mardin Halkı Fitneye Geçit Vermedi"
Yaşanan olay sonrası kentin gösterdiği vakur duruşun önemine değinilen açıklamada, yerel iradenin gücü şu sözlerle vurgulandı: "Kadim şehrimiz Mardin’in ve huzur ilçemiz Nusaybin’in adının talihsiz bir hadiseyle yan yana getirilmesi asla kabul edilemez. Şunun altını çizmek gerekir ki; Mardin halkı, sivil toplum kuruluşları ve esnafıyla tek vücut olmuş, bu alçaklığa en sert cevabı meydanlarda vermiş ve bu kirli provokasyonu elinin tersiyle itmiştir. Halkımızın bu sağduyulu tavrı, bölge üzerinde hesap yapan odaklara verilen en net mesajdır."
"Bayrağımıza Uzanan El, Ortak Geleceğimize Saldırıdır"
Eski gümrük kapısının ötesinde gerçekleşen bayrak karşıtı eyleme sert tepki gösterilen metinde, kardeşlik vurgusu en üst seviyeye taşındı: "Ortak mukaddesimiz, bağımsızlığımızın sembolü Al Bayrağımıza el uzatma cüretinde bulunan o hadsiz güruhun eylemi; sadece bir kumaşa değil, bin yıllık kardeşliğimize ve ortak geleceğimize yönelik bir saldırıdır. Nusaybin halkı, dün olduğu gibi bugün de bölgede yeniden huzursuzluk çıkarmak isteyenlere fırsat vermemiştir ve bundan sonra da asla vermeyecektir. Bir grup azınlığın yaptığı bu provokatif eylemi tüm bir şehre veya bir kimliğe mal etmek, hakkaniyete sığmadığı gibi toplumsal barışımızı da yaralamaktadır."
"Türk ve Kürt Etle Tırnak Gibidir"
Açıklamada, kardeşliğin siyaset üstü bir vicdan meselesi olduğu belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: "Şunu bir kez daha dünyaya haykırıyoruz: Türk ve Kürt kardeştir. Bu kardeşlik; günlük olayların, sığ tartışmaların çok ötesinde, bin yıllık bir vicdanın ve kader birliğinin sonucudur. Kürt’ün Türk’ten, Türk’ün de Kürt’ten başka dostu yoktur. Birliğimizi zayıflatmak isteyenlere vereceğimiz en güzel cevap; daha çok kenetlenmek, birbirimizin hukukuna daha çok sahip çıkmak ve kardeşliğimizin üzerine titremektir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tarihi Çağrısı Hatırlatıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürt kardeşlerimize yönelik samimi yaklaşımına atıf yapılan bölümde, Türkiye’nin bölgedeki hamiliği hatırlatıldı: "Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, Suriye’deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir. Geçmişin zalim rejimleri altında kimliği yok sayılan, ana dili yasaklanan Kürt kardeşlerimizin haklarını dünya platformunda en yüksek sesle savunan tek lider Sayın Erdoğan olmuştur. Biz, acıda da sevinçte de bir olan büyük bir milletiz."
"Sağduyunun ve Sevginin Dili Hakim Olacak"
Mardin ve Nusaybin halkını bu tür tartışmalarla yormamak gerektiği belirtilerek açıklama şu çağrıyla noktalandı: "Bizim görevimiz; birilerinin bu olay üzerinden yaratmak istediği öfke diline karşı, sükuneti ve sağduyuyu savunmaktır. Provokasyonların rüzgarına kapılmak yerine, bizi birbirimize bağlayan o güçlü tarihsel bağları hatırlatmalıyız. Gelin, ayrıştırıcı dili değil; sağduyunun ve sevginin dilini hep birlikte hakim kılalım. Bayrağımız onurumuz, kardeşliğimiz en büyük gücümüzdür."