• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Macron'un hevesi kursağında kaldı! 'Asla kabul edemeyiz'

Lübnanlı tarihçi ve uzmanlar bağımsızlığının üzerinden 77 yıl geçmesine rağmen ülkenin hala Fransa'nın etkisi altında olduğunu ifade ediyor. Lübnanlı tarihçi Prof. Dr. Halid el-Cundi, Fransa sömürgeciliğinin ülkede acı izler bıraktığını belirterek, "Fransız sömürgeciliğinin 30 yılda yaptığını, dünyada hiçbir ülke yapmadı. Fransa'nın geri gelmesini asla kabul edemeyiz." dedi.

Yeniakit Publisher
2020-11-22 18:33:00 -
Macron'un hevesi kursağında kaldı! 'Asla kabul edemeyiz'

Lübnan'da 1920-1943 seneleri arasında "böl ve yönet" siyaseti ile etki kuran Fransa'nın, toplumdaki bölünmüşlük ve mezhepsel ayrışmayı derinleştirmesinin etkileri bugün de görülüyor.

22 Kasım 1943 tarihinde bağımsızlığına kavuşan Lübnan, 77. yıl dönümüne siyasi, ekonomik ve toplumsal krizlerin gölgesinde giriyor. Ülkede, vatandaşlar birçok temel hizmetten mahrum kalırken, bağımsızlık günü pandemi kapsamında alınan önlemler nedeniyle kutlanamıyor.

Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip olan Lübnan'ın ekonomisi, 1975-1990 senelerindeki iç savaştan beri en büyük krizlerden birini yaşıyor.

"Sömürgecilik, mezhepçiliği ve bölünmüşlüğü derinleştirdi"

Lübnanlı tarihçi Prof. Dr. Halid el-Cundi, Fransa'nın sömürgeci politikasının Lübnan'a günümüzdeki etkisi hakkında konuştu.

"Fransa müdahalesiyle birlikte, bir grubu diğerinden ayırarak kasıtlı olarak ülkeyi mezhepçilik temelinde kurdu." ifadesini kullanan Cundi, sömürge döneminde yerleşen mezhepçiliğin mevcut mezhep ayrılıklarına neden olduğunu belirtti.

Cundi, şunları kaydetti:

"Fransa, Lübnan'ı Marunilerin idaresi altına alma çabalarıyla mezhepçiliği bugüne taşıdı. Lübnan'da sömürge döneminde yalnızca Maruniler cumhurbaşkanı olabildi ve böylece Fransa Lübnan'ın kendi kontrolünde kalmasını sağladı. Ortodoks Hristiyanlar, bile cumhurbaşkanı olamadı."

Osmanlı döneminde Lübnan'da mezhepler arasında ayrımcılık olmadığını bildiren Cundi, Fransız sömürgesi döneminde ise mezhepçiliğin güçlendirildiğini ve Fransızcanın empoze edildiğini söyledi.

Sömürgeciliği tekrar canlandırma çabaları

Fransa'nın Lübnan'a yönelik son dönemdeki girişimleri hakkında da konuşan Cundi, "Cumhurbaşkanı'nın (Emanuel Macron) başlattığı girişim insani değil, Fransız sömürgeciliği bir hayır kurumu değil." dedi.

Cundi, Fransa sömürgeciliğinin ülkede acı izler bıraktığını belirterek, "Fransız sömürgeciliğinin 30 yılda yaptığını, dünyada hiçbir ülke yapmadı. Fransa'nın geri gelmesini asla kabul edemeyiz." ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 4 Ağustos'ta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamanın ardından 10 Ağustos'ta istifa eden Hassan Diyab hükümetinin yerine 31 Ağustos'ta Mustafa Edib'e yeni hükümeti kurma görevi vermişti. Edib'in hükümeti kurmakla görevlendirilmesi süreciyle eşzamanlı olarak Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un denetleme şeklindeki Beyrut ziyareti, ülkedeki siyasi çevrelerce iç işlerine müdahale şeklinde değerlendirilerek, bu girişim, "Paris'in Lübnan üzerindeki nüfuzunu koruma çabası" olarak nitelenmişti.

Macron, Edib hükümetinin 15 gün içinde kurularak reformları hayata geçirmesi halinde ekim ayında Lübnan'a destek için uluslararası konferansa ev sahipliği yapacaklarını söylemişti.

Edib ise 26 Eylül'de Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gerçekleştirdiği ziyaretten sonra "Hükümeti kurma görevini aldığım sıradaki mutabakat artık yok." diyerek görevi iade ettiğini bildirmişti.

Bu gelişmelerin ardından Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, ekonomik kriz sebebi ile düzenlenen protestolar sonucu 29 Ekim 2019'da istifa etmek zorunda kalan eski Başbakan ve Müstakbel Hareketi lideri Saad Hariri'yi 22 Ekim 2020'de yeniden yeni bir hükümet kurmakla görevlendirmişti.

"Sonuçsuz kalacağı belliydi"

Siyasi analist ve yazar Tony Bouloss, Macron'un siyasi girişiminin "başından bu yana zayıf olduğunu ve zaman zaman canlandırılmaya çalışıldığını" belirtti.

Bouloss, "Lübnan'ın egemenliği ve bağımsızlığının göz ardı edildiği bu girişimin sonuçsuz kalacağı belliydi." diyerek ülkede siyasi manevra yapan Macron'un Hizbullah'ı ve yönetimdeki elitleri öne çıkardığını savundu.

Lübnanlı analist, halkın iradesine saygı göstermeyen bir girişimin başarı şansının olmadığını belirterek, Lübnan halkının ve dünyada birçok ülkenin Hizbullah'ı bir terörist örgüt olarak kabul ettiğini kaydetti.

"Macron'un değişim rüzgarı başarılı olmadı"

Lübnanlı siyasi analist Tony Ebu Necm de Fransız girişiminin, "Lübnan ve Fransa arasındaki tarihi bağların bir sonucu" olduğunu söyledi.

Necm, "Maalesef Lübnan'ın iç siyasetinde kontrol sağlayan partiler var. İran (Hizbullah yoluyla) siyasi kararları kontrol ederek, karşılığında yönetimdeki elitlerden (hükümet) kendi payını talep ediyor." dedi.

Macron'un Lübnan'da "değişim rüzgarı estirmeye çalıştığını" dile getiren Necm, "Bu siyasilerin performansını etkileyebilirdi ancak Macron'un değişim rüzgarı başarılı olmadı." dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ESPANYOL

yenimi aklinız yerine geldi sömürgeciler yakalanıp önce kırbaç sonra idam başka çaremiz yooook
  • Yanıtla

deniz

FRANSANIN BAGLANTILI OLDUĞU SÖMÜRGELERİNİN ÖNÜNÜ KESMEK GEREK LÜBNANDAN O PİS ELİNİ ÇEK MACRON  
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23