LGBT, ODTÜ’lüler, iğrenç diziler; köşe yazımızı mundar ettik!
Allah’ın birer mucizesi olan “renkler” üzerinden yapılan siyaset ve algı yönetimi iğrenç boyutlara ulaştı. Gökkuşağının o güzel renklerini LGBT denilen ve açılımını yazmaktan dahi imtina ettiğimiz örgüt(!) sahiplenmeye kalkıyor. Oysa renkler hepimizin!
Geçtiğimiz günlerde eş cinseller yürüyüş yapıp mübarek Üç Aylar’ın isimleriyle dalga geçtiler! Ve bir kez daha gördük ki hayvandan insana dönen yok, ama insandan hayvana dönen çok! Ben bunu deyince birçok tepki geldi; niye hayvanlara hakaret ediyorsun, onlar bile böyle yapmaz diye!
Renk demişken hatırlarsanız, “Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki” diye bir reklam vardı ve uzun süre ekranlarda döndü! Bu reklamın sahipleri görme engelli kardeşlerimizden ne zaman özür dileyecek çok merak ediyorum!
Sarı-kırmızı-yeşil renkleri bir arada kullanınca güya PKK’nın sembolü oluyor öyle mi? Neden böyle? Öyleyse tüm trafik ışıkları potansiyel örgüt propagandası yapıyor!
Ülkemiz özgürlükler alanında çığır açarken bir yandan da manevi bir buhrana doğru yol alıyor. İblisin uşakları karşımıza dizilerle çıkıyor. İblis diyerek “yobaz” olma imajını teğet geçerken bir gerçeği de ikrar edelim: O bizim en büyük düşmanımız!
Yeni çekilen dizilerle aile hayatı katliama uğruyor. Şu dizi isimlerine bak; Kır Çiçekleri, Aşk Zamanı, Aşk Yeniden, Güneşin Kızları, Yazın Öyküsü, İnadına Aşk, Adı Mutluluk, Kiralık Aşk, Kırgın Çiçekler, İlişki Durumu Karışık...! Utanmasalar, çok
özür diliyorum “O.Çocukları” diye dizi çekecekler ve “Bu diziyi çekerken gerçek hayatımızdan esinlendik” diyecekler, belki de çekmişlerdir!
Aynı kirli amaca hizmet eden tüm bu müptezel dizileri tek çatı altında toplayıp ortak isim versinler: “İblisin Pembe Sırtlanları”
Tüm bu keşmekeş içinde TRT’yi ve Genel Müdür Şenol Göka’yı tebrik ederim. Bataklığı kurutuyorlar, karanlığın içinden bir nur gibi yükseliyor ve sırtlarını topluma dayayan işler yapıyorlar! “Diriliş Ertuğrul, Filinta, Milat” gibi dizilerle yüzümüzü güldürüyorlar. Emeği geçen tüm yapımcı, yönetmen, senarist ve oyuncuları tebrik ederiz!
“ALICAM O SIPAYI, VURCAM KIRBACI, VURCAM KIRBACI”
Türkiye sinemasının bu repliğini hatırlayanlar el kaldırsın! Sezercik’in sahip olduğu “eşek sıpası Fıstık” açık artırma usulü satışa çıkar. Gaddar ve tombul oğlan “Nuri” yani Sıtkı Sezgin gayet keyifli bir şekilde “Benim olacak fıstık, bincem üstüne, vurcam kırbacı, vurcam kırbacı… Babam çok zengin benim, çuvalla para verir yine de alır.” şeklindeki ünlü repliğini söyler! Sıtkı Sezgin’le yıllar önce bir fuarda karşılaşmıştım, çok kibar tavırları vardı ve yalnızdı!
İşte ben bu repliği ne zaman duysam aklıma ODTÜ’lüler geliyor, niçin böyle oluyor bilmiyorum, elimde değil! Sanırsın ODTÜ’nün mezuniyet töreni inançlı milletimizin kutsallarına küfür etme yeri! Özgürlük bu mu? Biz onların kutsallarına küfür ediyor muyuz?
Başta ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar olmak üzere bu olaylara sebep olan herkese yazıklar olsun! Profesör olmuşsun ama vatandaşa saygılı bir adam olamamışsın! İlminizle ortaya çıkın, ağzınızdaki hakaretamiz kelimelerle, elinizdeki kokuşmuş pankartlarla değil! ODTÜ’de okuyan ve inançlara saygı gösteren tüm öğrenci ve akademisyenleri tenzih ederim!
Utanmaz arlanmazlar, siz gittiniz bebelerinizi Papa’nın şarap çanağında vaftiz ettiniz de karışan mı oldu! Siz evrimci olup soyunuzu maymunlara dayandırdınız da karışan mı oldu! Sizin zihniyetinizin anası belli ama babası yüz elli!
Tüm rezilliklerini mübarek Ramazan ayında sergiliyorlar! Tıpkı katil devletlerin Müslümanlara Ramazan’da saldırması gibi!
Bütün bunlar olurken siyasi arena “İktidar istemezük, muktedir istemezük, ele dümdük” diyenlerin çevirdiği dümenlerle toz duman oluyor. Bütün koyunları telef eden çobanın “Yer çatladı, gök patladı, üçünü verdim kasaba, gerisini katma hesaba” diyerek ağanın fırçasını yedikten sonra “Bu işten de yüzümün akıyla çıktım ağam” demesi gibi; bizim muhalefet de 7 Haziran sonrası işin içinden çıktığını sandı! Evdeki hesap çarşıya dar geldi!
Neyse efendim bağlayalım; çünkü bugünkü köşe yazımız mundar oldu! Düşünsene kimlerden bahsettik: LGBT, ODTÜ’lüler, İğrenç Diziler… Mübarek Ramazan’da sen bize sabır ve mücadele gücü ver ya rabbim ve Ramazan sonrasında da bu günleri unutturma! Hayat, 365 gün 6 saat!