Höyükte günümüze en yakın yani en üstteki dönemin, Hitit devrinin sonlarına rastlayan 3 bin 200 yıl öncesi olduğuna işaret eden Fidan, bu bölgede yerleşmenin dışında depolama ve çöp alanları tespit ettiklerini belirtti. Silolardan birinin içinde buldukları mührün çok değerli olduğuna dikkati çeken Fidan, "Buna 'Tavşanlı mührü' dedik çünkü başka bir yerde benzeri yok. Hem üzerinde Hitit yani Anadolu etkileri barındırıyor hem de kürekleri olan bir tekne motifi seçiliyor. Muhtemelen buradaki bir yöneticiye ait mühür, kırıldığı için işlevini yitirmiş ve çukurun içine atılmış. Bu çukurların altındaki arkeolojik tabakada ise muhtemelen saldırılar sonucunda yıkılmış, tamamı yanmış bir şehrin kalıntıları var." diye konuştu. Fidan, burada, günümüzden 3 bin 700 sene öncesine tarihlenen cadde ve sokakları, işlikleri, atölyeleri olan bir şehirle karşılaştıklarını bildirdi. Şehrin ticaret sayesinde gelişerek en parlak dönemlerinden birine bu çağda geldiğini tahmin ettikleri bilgisini veren Fidan, dokuma ve tekstil üretimi ile ilgili onlarca buluntu çıkardıklarını, devrin insanının metal eser üretiminde çok başarılı olduğunu belirlediklerini aktardı. Doç. Dr. Fidan, "Bulduğumuz pek çok bakır ya da tunç eser haricinde, günümüze çok iyi korunmuş şekilde gelmiş, perçin deliklerinin bile yerinde olduğu hançer, önemli bir buluntu. Ege dünyasındaki Miken kılıçlarını hatırlatıyor. Geçtiğimiz sene Miken kılıçlarına ait mermer bir topuz başını da kazılarda bulmamız, Tavşanlı Höyük ile Ege dünyası arasındaki ilişkileri perçinliyor." değerlendirmesini yaptı. Ayrıca Fidan, mevsim şartları elverdiği takdirde bu sezonki çalışmalarını ekim ayı sonuna kadar sürdürmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.