• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kuru temizleme sağlıklı değil

Yeniakit Publisher
2018-10-16 13:15:00 -
Kuru temizleme sağlıklı değil

Su yerine bir petrol ürünü olan çözücülerin kullanıldığı kuru temizlemedeki özensizlik size pahalıya patlayabilir.


Giysileri evde çamaşır makinesinde yıkarken kirleri çözen madde sudur. Ancak mesela; yünlü kumaşlarda olduğu gibi, birçok kumaş türünde su etkili olamayabilir.

Kuru temizlemede su yerine bir petrol ürünü kullanılır. İnsanlarda ıslaklık, suyla temas anlamında algılandığından bu işleme kuru temizleme denilmektedir. Aslında olay kuru ortamda yapılmamaktadır.

Joly Belin adında bir Fransız, kazara giysisinin üzerine kerosen dökmüş ve bunun üzerindeki lekeyi temizlediğini hayretle görmüştü. Bunun üzerine giderek 1840'lı yıllarda Paris'te ilk “kuru temizleme” işletmesini açmıştı.

Başlangıçta kuru temizlemede çözücü madde olarak gaz veya kerosen kullanılıyordu. Günümüzde ise hemen hemen tüm dünyada 'perkloroetilen' veya kısaca 'perk' diye tanımlanan bir çözücü kullanılmaktadır.

Elbiseler, kuru temizleyicide su yerine bu çözücü ile yıkanır. Çözücü buharlaşmasın, havayı kirletmesin ve tekrar kullanılabilsin diye her seferinde bir yerde toplanır. Bu şekilde temizlenen giysiler, ütülenince yeni gibi dururlar.

Kuru temizleme yapılan giysileri eve getirdiğinizde, beraberinde baş ağrısı ve mide bulantısı riskini de getirdiğinizi unutmayın. Kuru temizlemede kullanılan bu 'perk' isimli madde çok toksik olup, vücudumuzun önemli organları ve sinir sistemimiz üzerinde zararlı etkileri vardır.

İster inanın, ister inanmayın birçok kumaş türü kuru temizleme gerektirmez. Kuru temizlemenin tek avantajı kumaşların çekmelerine ve şekillerini kaybetmelerine yol açmamasıdır.

Üretici firmaların, giysilerin etiketlerine 'sadece kuru temizleme' şeklinde ikaz yazmalarının ana sebebi, garanti süresince geri almak zorunda oldukları giysileri, çekme ve deformasyon tehlikesinden korumak içindir. Özellikle ipek ve suni ipekten yapılmış giysiler güvenli bir şekilde elle yıkanabilirler.

Perk, havada milyonda yüz partikül olunca zararlı etkiler yapar. Kuru temizleme yapılmış bir giysinin, kapalı bir arabada on beş dakika kalması ile milyonda 350 perkler ulaşır.

Kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar, yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı? Kısaca anlatalım: Yünlü kumaş veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler.

Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bir çeşit düğümler ilave edilir.

Kumaş ıslanınca yün lifleri şişer. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler/düğümler arasındaki açıya da tesir eder. İplerin boylarının kısalmasına sebep olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden boyunun az miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun çekme kuvveti daha fazla olduğundan kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve lifler arasında yağlayıcı görevi yapan sabun; hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırırlar.

Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boydan kısalmaz.

Her kumaşın aynı ölçüde çekmemesi ise kumaştaki ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır.

Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde çekmez.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23