Kanser şekeri çok seviyor

Sadece şekeri değil, “Üç Beyazlar”ı yani beyaz unu ve tuzu da çok seviyor.

12 Eylül 2018 Çarşamba 21:07
Kanser şekeri çok seviyor

Kanser çağımızın en korkulu rüyası. Hergün onu konuşuyor, ona tedbir almak için ne duysak kulak kabartıyoruz. Fakat kanser karşısında ümitsiz olmamak gerek. Özellikle kadınlarda meme, yumurtalık, erkeklerde testis kanserleri için... Hattâ böbrek kanserlerinde çaresizlik vardı eskiden. Artık yeni bir ilaç var. Karaciğer kanserinde de yine bir ilaç bulundu. Bütün kanser türlerine karşı büyük gelişmeler var.

Bilgilenmek, kanserle mücadelede en önemli adım..

Kanserde müthiş bir artış var. 2020 yılında 20 milyon belki daha fazla kişinin kansere yakalanacağı düşünülüyor. Tarım alanları böcek ilaçlarıyla zehirlendikçe, her doğan bebeğe bu zehirden yılda 2,5 kilogram düşüyor.

Bu zehirler suya karışıyor ve insanlar buu sularla zehirleniyor.

Bu sebeple bizde Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi’nde çay, fındık, sebze meyve üreticisi köylü arasında beyin tümörü, lenfama, lösemi artıyor. Çünkü içtikleri su zehirli. Böceksiz temiz ürün almak için kullanılan ilaçlama, zehir olup önce kendisini kullananları buluyor.

Çünkü şeker, doyurucudur. Şişmanlık artıyor. Obezite demek kanser demek. Kola’dan yemeklere kadar her yerde şeker.. Sadece bizde değil, Amerika’da ve Japonya’da da bu böyle.. Gıda sanayii, satışlarını artırmak için şekeri kullanıyor. Oysa şeker, kanserin en sevdiği besin..

Halk ucuz beslenmeyi ve fastfoodu seviyor tıpkı şeker gibi. Halbuki, bunlar da obeziteyi körüklüyor.

Beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan yani “üç beyaz”dan kaçınmak gerek. Tuz ihtiyacımız için kaya tuzu tercih edilmeli..

Hiç bir ürünü devamlı olarak kullanmayınız. Mesela suları 3 ayda bir değiştiriniz. Ne olursa olsun hepsinde ufak bir karışım vardır. Kronik olarak aldığınız bir şey uzun vadede kansere yol açabilir. Kaynatmakla ilgisi yok. Dağlardan tepelerden gelirken sulara bu bitkisel ilaçların sızması olayı vahim bir konuma getiriyor. Mutlaka ph değeri yüksek sular için.

Kepekli esmer ekmeğin kabuğunu tercih edin. Bunun da kanserden koruyan bir madde mevcut olduğunu belirtiyor uzmanlar..

Kuşkonmaz, fesleğen, rezeneyi bol tüketin. Rezeneyle beraber, taze zencefil, nane ve bir elmayı meyve sıkacağından geçirip yemeklerden önce bir iki çorba kaşığı için. Bu sizi mide kanserinden, ülser ve gastritten koruyacaktır.

Çemen çok faydalı.. Güneşte yapılmış ev işi domates salçası, sarımsak, arnavut biberi de öyle.. Arnavut biberi çok şifalıdır. Karahindiba, kuzukulağı, tere gibi birçok faydalı bitkiyi balkonlarda yetiştirebilirsiniz.

Ailenizde meme kanseri vakası olmuşsa kesinlikle hormon ilaçları kullanmamalısınız.

Kabızlıktan kaçının. Havuç, ananas kabızlığa faydalıdır. Posalı meyveler yemeli. Kırmızı etten uzak durulmalı, tuzlu ve bekletilmiş etler, sucuk, salam, sosis gibi yiyeceklerden ve fastfooddan kaçınılmalı.

Arpa, buğday, fasulye, soya, mercimekleri çimlendirip ve salatalarınıza katın. Bu filizler kanserden koruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Biberiye meme ve diğer kanser türlerinde çok büyük şifadır, depresyona da iyi gelir. Balkonda bile yetiştirebilirsiniz. Salatalarınıza katın. Kurusundan çayını yapıp için..
Keten tohumu alıp, öğütün. Her gün bir çorba kaşığı şifa kaynağıdır. Meme, kolon ve prostat kanserlerinde özellikle etkilidir.

Ancak keten tohumu ile soya yağı meme kanserine yakalananlara zararlıdır. Uzak durmalıdırlar.

Zeytin başlı başına bir şifadır. Fakat bunlara boya katıyorlar. Emin olduğunuz firmanın ürününü alın.

Havuç rahim ağzı kanserine karşı birebirdir. Onun gibi kırmızı besinler de öyle. Kırmızı olan her şeyin rahim kanserinde çok büyük bir etkisi vardır. Dulavratotu, civanperçemi çayı da bu kanser türüne karşı faydalıdır.

Zerdeçal, mucizevi bir nimet. Günde 2-3 çorba kaşığını çorbanıza koyup için.

 

Haber Tarihi: 12 Eylül 2018 Çarşamba 21:07

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    22 Eylül 2018