• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kalp krizlerinin yüzde 99'unun arkasında hep aynı neden!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
Kalp krizlerinin yüzde 99'unun arkasında hep aynı neden!

9 milyonu aşkın kişinin verilerinin incelendiği araştırma, kalp krizi ve felç vakalarının yüzde 99’unun yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri ve sigara kullanımıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu.

9 milyonu aşkın kişinin verilerinin incelendiği araştırma, kalp krizi ve felç vakalarının yüzde 99’unun yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri ve sigara kullanımıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Kalp krizleri ve felçler genellikle hiçbir uyarı vermeden ortaya çıkmaz.

Güney Kore ve ABD'den 9 milyondan fazla yetişkinin sağlık verilerini inceleyen araştırmaya göre, kalp hastalığı geliştiren ve ciddi bir kardiyovasküler olay yaşayan kişilerin neredeyse tamamında önceden dört büyük risk faktöründen en az biri bulunuyor.


 

Bu risk faktörleri şunlar:

Yüksek tansiyon
Yüksek kolesterol
Yüksek kan şekeri
Sigara kullanımı (halen içenler veya geçmişte içmiş olanlar)

2025 yılında yayımlanan uzun vadeli araştırmaya göre, bu dört faktör birlikte değerlendirildiğinde tüm kardiyovasküler olayların yüzde 99'undan önce mevcut durumdaydı.

Kalp-damar hastalığı riski en düşük grup olan 60 yaş altı kadınlarda bile kalp krizi veya felçlerin yüzde 95'inden fazlası bu risk faktörlerinden en az biriyle bağlantılı bulundu.

Araştırmada kardiyovasküler olaylarla en sık ilişkilendirilen risk faktörü ise yüksek tansiyon oldu.

ABD ve Güney Kore'de kalp krizi, felç veya kalp yetmezliği yaşayan kişilerin yüzde 93'ünden fazlasında önceden hipertansiyon bulunduğu tespit edildi.

Bu nedenle yüksek tansiyonun kontrol altına alınması, ileride ortaya çıkabilecek ciddi kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde kritik öneme sahip olabilir.

Araştırmanın kıdemli yazarı ve Northwestern Üniversitesi kardiyoloğu Philip Greenland, çalışmanın yayımlandığı dönemde şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu araştırmanın, söz konusu kardiyovasküler olaylardan önce bir veya daha fazla olumsuz risk faktörüne maruz kalmanın oranının neredeyse yüzde 100 olduğunu son derece ikna edici biçimde gösterdiğini düşünüyoruz."


 

Greenland sözlerine şöyle devam etti:

"Bundan sonraki hedefimiz, kolayca tedavi edilemeyen veya doğrudan neden olmayan başka faktörlerin peşine düşmek yerine, değiştirilebilir bu risk faktörlerini kontrol altına almanın yollarını daha güçlü şekilde geliştirmek olmalı."

Kadınlarda kalp krizlerinin nedeni farklı olabilir

Araştırmanın bulguları, son dönemde yayımlanan başka çalışmalarla birlikte değerlendirildiğinde önemli bir noktaya işaret ediyor:

Özellikle genç yetişkinlerde kalp krizlerinin nedenlerini tam olarak anlamıyor olabiliriz.

ABD'deki Mayo Clinic araştırmacıları tarafından Eylül 2025'te yayımlanan bir çalışmada, 65 yaş ve altındaki kişilerde görülen 1.474 kalp krizi vakası incelendi.

Araştırmacılar Minnesota eyaletindeki Olmsted County bölgesinde 2003-2018 yılları arasında kaydedilen vakaları değerlendirdi.

Tıbbi kayıtlar ve görüntüleme sonuçları ayrıntılı şekilde analiz edilerek her kalp krizinin temel nedeni belirlenmeye çalışıldı.

Geleneksel görüşe göre kalp krizlerinin çoğu, damarların tıkanmasına yol açan aterotromboz nedeniyle meydana geliyor.

Bu durumda damar içinde oluşan pıhtılar kalbe giden kan akışını engelliyor.

Ancak araştırmanın sonuçları özellikle kadınlar açısından dikkat çekici bulundu.

Kadınlarda görülen kalp krizlerinin yarısından fazlasının damar tıkanıklığı dışındaki nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıktı.

Kadınlarda kalp krizlerinin yarısından fazlası farklı nedenlerle gelişiyor


 

Araştırmaya göre:

Erkeklerde kalp krizlerinin yüzde 75'i aterotrombozdan kaynaklandı.
Kadınlarda ise bu oran yüzde 47'de kaldı.

Yani kadınlarda kalp krizlerinin yarıdan fazlası farklı mekanizmalarla meydana geliyor.

Bu durum, kalp krizlerinin önlenmesi ve tedavi edilmesi açısından önemli sonuçlar doğuruyor.

Kadınlarda kalp krizlerinin yüzde 34'ü, SSDM (Supply/Demand Mismatch Secondary Myocardial Infarction) olarak tanımlanan bir durumla ilişkilendirildi.

Bu durumda kalbin oksijen ihtiyacı ile oksijen arzı arasında dengesizlik oluşuyor.


 

Bu dengesizliğe yol açabilecek nedenler arasında:

Kansızlık (anemi)
Enfeksiyonlar
Vücut üzerindeki diğer ciddi stres faktörleri yer alıyor.

Araştırmada ayrıca şu nedenlerin de önemli rol oynadığı görüldü:

SCAD (Spontan Koroner Arter Diseksiyonu): Damar duvarında yırtık oluşması ve burada kan birikmesi.
Emboli: Vücudun başka bir bölgesinde oluşan pıhtının kalp damarlarına taşınması.

Araştırmaların ortak sonucu şu: Kalp krizi ve felçlerin büyük çoğunluğu önceden mevcut olan ve kontrol edilebilir risk faktörleriyle ilişkili. Özellikle yüksek tansiyonun erken dönemde teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi, ciddi kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde en önemli adımlardan biri olarak görülüyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23