Hak-İş ve Memur-Sen, “Daha Güçlü Demokrasi İçin Yeni Anayasa” sloganıyla üyelerini Konya’daki 1 Mayıs Bayramı’nda buluşturdu. Yeni anayasa talebinde bulunan sendika üyeleri, sendikal taleplerini huzur ve güven içinde Mevlana’nın diliyle “Ne olursan ol, yine gel” felsefesiyle iletti.
MUSTAFA ŞEVGİN / KONYA - 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı bahane ederek ortalığı savaş alanına çevirmek için eylem planlayan DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Halkevleri gibi örgütler, polisin yoğun güvenlik önlemleri sayesinde amaçlarına ulaşamazken, hak ve emek mücadelesini millet yararına veren Memur-Sen ve Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalara üye binlerce memur ve işçi Konya’da bir araya gelerek sendikal taleplerini huzur ve güven içinde Mevlana’nın diliyle “Ne olursan ol, yine gel” felsefesiyle ilettiler.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Vesayet bitmez, derin devlet bitirilemez, JİTEM tasfiye edilemez, terör ocakları söndürülemez sandılar. Vesayeti birlikte bitirdik. Özgürlükleri birlikte getiriyoruz. ‘Yeniden Büyük Türkiye’ bizim hedefimiz, hayalimiz, yolculuğumuzdur. Vesayetin tetikçileri, küresel baronların emir erleri bu yolculuğa darbe vurmaya çalışıyor. Biliyorlar ki, ‘Yeniden Büyük Türkiye’ kurulursa, sömürü düzenleri yıkılacak, vesayet hevesleri kursaklarında kalacak” şeklinde konuştu.
UMDUKLARINI BULAMADILAR
“Derin devletlerini kaybedenler, milletin içinde derin şebekeler oluşturarak yeni oyunlar peşindeler” diyen Yalçın, “Gezi’de yenildiler, 17-25 Aralık’ta yanıldılar. Taksim Gezi Parkı olaylarında ve 17/25 Aralık’ta beklediklerini bulamayanlar, hem Çözüm Süreci’ni hem de Türkiye’nin huzurunu hedef alarak 6/8 Ekim’de Kobani bahanesiyle kendisi gibi düşünmeyen Kürtleri yok etmeyi hedefleyen ‘Beyaz Kürtleri’ sokağa çıkardılar. Sokaklardan medet umanlar, umduklarını bulamayacaklar” dedi.
“Yeniden Büyük Türkiye için, önsöze, öncü adımlara ihtiyaç var” diyen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Bunun önsözü, ilk adımı Çözüm Süreci’dir. Çözüm Süreci, milletin hayalidir, yerli bir projedir. Çözüm süreci, eşit yurttaşlık temelinde, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in, Abhaza’nın, Sünni’nin, Alevi’nin, zenginin, fakirin, işçinin, işverenin, kamu görevlisinin eşit haklarla, eşitlik ve adalet zemininde birlikte yaşama iradesidir. Yeni Anayasa ise Yeniden Büyük Türkiye’nin yol haritasıdır, vesayetin bitişidir, demokrasinin vesayet altından çıkışıdır” ifadelerini kullandı.
MEMURLARIN TALEPLERİ
Yalçın taleplerini ise şu şekilde sıraladı: “4/B ve 4/C’li bütün sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini, üniversite mezunu işçilerin kadroya geçirilmesini istiyoruz. Örgütlenme hakkına ilişkin engellerin kaldırılmasını, kamu görevlilerine yönelik bütün kılık-kıyafet dayatmalarının sona ermesini, kamu görevlilerine siyaset ve grev hakkı verilmesini istiyoruz. Kamu görevlilerine refah artışından pay verilmesini, disiplin cezalarının affedilmesini, 2005’ten sonra göreve başlayanlara, başlayacaklara bir derece verilmesini istiyoruz. Emeklilerin maaşlarının ve emekli ikramiyesinin yükseltilmesini, ek ödemelerin tamamının emekli maaşına ve ikramiyesine yansıtılmasını, bütün kamu görevlilerinin ek göstergeden yararlanmasını ve ek göstergelerinin artırılmasını talep ediyoruz. Toplu sözleşmenin bütçeye yük olarak görülmesi yaklaşımından vazgeçilsin istiyoruz.”
İŞÇİLERİN TALEPLERİ
Hz. Mevlana’nın felsefesine dikkat çeken Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da, “Hz. Mevlâna’nın emeğe verdiği değere muhtacız” dedi. Arslan, “Buradan Mevlana’nın şehri Konya’dan, örgütsüz, sendikasız kardeşlerimize sesleniyorum, (Ne olursan ol, Yine Gel , Örgütlü Ol, Sendikalı Ol, Güçlü Ol) diyoruz. Emekçilerin özgür iradeleriyle örgütlenmelerinin önünün açılmasını istiyoruz” dedi. “Bizim “derdimiz var” onun için alanlardayız” diyen Arslan, kıdem tazminatı, taşeron ve mevsimlik işçilik, geçici işçilerin sorunları olduğunu, iş kazalarının can yaktığını söyledi.
Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, taleplerini şöyle sıraladı: “Taşeron şirketlerde çalışanların sendikal örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Geçici ve mevsimlik işçiler ile aileleri daha fazla mağdur edilmemelidir. Geçici işçilerin, mevsimlik işçilerin ve 4C’lilerin sorunlarının çözülmesi için haykırıyoruz. Kamuya kadrolu daha çok işçi alınmasını, gerçekçi bir norm kadro sistemi oluşturulmasını talep ediyoruz. Kıdem tazminatımız güvence altına alınsın diye alanlardayız. Güvencesiz çalışmayı, kayıtdışı istihdamı kabul etmediğimiz için alanlardayız. Hak-İş olarak, insanı ve çalışanı önceleyen ekonomi politikaları istiyoruz.”
Diğer yandan; bu yıl 1 Mayıs’ın Cuma gününe denk gelmesi, provokasyon hesapları tutmayan sol sendikaların davullu zurnalı eğlenceleri nedeniyle en çok Cuma Namazı kılan cami cemaatini rahatsız etti.
HAK-İŞ VE MEMUR-SEN, TERÖR ALGISINI KONYA’DA YIKTI
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, “İşçisiyle-memuruyla, genciyle-yaşlısıyla, kadınıyla-erkeğiyle haklarımızı haykırıyoruz” derken Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Yeniden Büyük Türkiye kurulursa sömürü düzenleri yıkılacak ve vesayet heveslerinin kursaklarında kalacak” diye konuştu.
Memur-Sen ve Hak-İş’e bağlı sendika üyeleri, Konya Şehir Meydanı’nda 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü ‘gerçek bir bayram’ havasında kutladı. .
DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Halkevleri gibi örgütler ise, güvenlik güçlerinin yoğun tedbirler aldığı İstanbul Taksim, Beşiktaş ve şehrin çeşitli bölgelerinde ellerinde molotof, taş, sopa ve sapanlarla ortalığı savaş alanına çevirdi