İşgalci İsrail'de "füze" paniği! Eli kanlı katillerden itiraf gibi "tehdit" açıklaması
Filistinli masumların kanı üzerine kurulu terör şebekesinin sözde üst düzey askeri yetkilisi, İran'ın balistik füze kapasitesinin kendileri için "varoluşsal bir tehdit" olduğunu itiraf ederek içinde bulundukları korkuyu dışa vurdu. Bölgedeki her türlü nükleer ve balistik çalışmayı kendisi için sonun başlangıcı olarak gören işgal yönetimi, İran’ın füze gücüyle bir arada yaşamalarının mümkün olmadığını savunarak yeni saldırganlıkların sinyalini verdi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, isminin açıklanmasını istemeyen askeri yetkili, İran'ın balistik füzelerine ilişkin, "İsrail, İran'ın balistik füzeleriyle bir arada yaşayamaz. İran'ın balistik füzeleri sınırlı bir askeri meydan okuma değil, varoluşsal bir tehdit." ifadelerini kullandı.
Askeri yetkili, İsrail'in İran'a son saldırıları öncesinde Tahran'ın yaklaşık 2 bin balistik füzeye sahip olduğunu ve o zamandan beri yeniden üretime geçerek füze sistemlerini kayda değer bir hızla genişlettiğini öne sürdü.
İran'ın aynı anda onlarca füze fırlatma kapasitesine ulaşmış olabileceğini iddia eden İsrailli yetkili, bu durumun gelecekteki olası çatışma senaryolarını daha karmaşık hale getireceğini ileri sürdü.
Askeri yetkili, İran'a yönelik olası bir saldırıda yalnızca nükleer programa odaklanılmasının yeterli olmayacağını savunarak, füze fırlatma altyapısı, depolama alanları ve üretim kapasitesinin de hedef alınması gerektiğini öne sürdü.
İsrailli askeri yetkili, İran'ın füze tehdidinin artık ikincil bir mesele olmadığını ve İsrail'in güvenlik stratejisinin merkezinde yer aldığını söyledi.
KAN'ın haberinde, olası bir ABD saldırısının kapsamı ve içeriğine ilişkin ise belirsizliklerin sürdüğü ifade edildi.
Oysa bölge halkları ve İslam coğrafyası için asıl ve tek gerçek tehdit, on yıllardır süren işgalini kanla besleyen siyonist İsrail’in ta kendisidir. Kendi nükleer cephaneliğini dünyadan gizleyen ancak komşularının savunma sistemlerini hedef gösteren terör şebekesi, bölgedeki huzursuzluğun ve istikrarsızlığın ana kaynağı olmaya devam ediyor.