THY- Euroleague

İlaçlarla kandırılıyoruz

İştahsızlık çok göreceli bir değerlendirmedir. Çoğunlukla anneler istedikleri kadar veya uygun gördükleri yemeği yemeyen çocuklarını iştahsız olarak değerlendiriyor.

13 Ekim 2018 Cumartesi 20:10
İlaçlarla kandırılıyoruz

Bebeğin boy ve kilosu normal sınırlarda sürekli ve düzenli olarak artıyorsa, iştah ilaçlarının kullanılmasına gerek yok.. Ancak bebek veye çocukta iştahsızlık olarak belirlenen sorun, “yemek yemeği reddetmek” ise ve çocuk yemek yemeğe tepki geliştirmiş ise, kısa bir süre, söz konusu direnci kırmasında yardımcı olması için kullanılması mümkündür. Buna elbette hekim karar vermelidir.

Genellikle alerji ilaçları iştahı da artırırlar. Ancak rutin ve yaygın bir uygulama olarak her çocukta kullanılmaları söz konusu değildir. Ayrıca beslenme sorununun düzelmesinde tek başına yeterli de olmazlar. Bu süre içinde “anne-çocuk-beslenme-yemek yeme ilişkisi” de düzenlenmelidir.

Vitaminlerden de fayda yok

Yaygın olarak sanıldığının aksine vitaminler iştah açmaz. Kilo aldırmaz.. Çocuğun beslenme hikayesi detaylı olarak değerlendirilmeli ve ihtiyaç duyulursa vitamin desteği yapılmalıdır. Suda eriyen vitaminler idrarla atılır. Yağda eriyen vitaminler ise diyetteki yağ ve vücudun depolarının ihtiyaçları doğrultusunda emilir. Ağızdan kullanılan vitaminlerde bu sebeple toksisite görülmez.

İlaçla soyuluyoruz

Leblebi gibi yutmayı marifet saydığımız, reçeteye yazmayınca doktoru doktordan saymadığımız ilaçlar için 2013’te 13 milyar 865 milyon 304 bin liralık harcamada bulunuldu. Ve inanır mısınız bu tutar, devletin son 4 yılda yaptığı en düşük ilaç harcaması olarak kayıtlara geçti. Kamu, 2009 yılında ilaç için 16 milyar 5 milyon 392 bin, 2010'da 14 milyar 897 milyon 455 bin, 2011'de 15 milyar 253 milyon 807 bin lira harcama yaptı. Kavga döğüş bu kadar oluyor.

İşin gerçeği, devlet hemen hemen tamamen dışarıya bağımlı olduğumuz ilaçlar için yabancı firmalara ve onların buradaki temsilcilerine milletin parasını kaptırmamak için sürekli mücadele veriyor. Fakat ilaç sanayicileri de bu kârlı kuyruğu asla ellerinden bırakmamak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Bunun için ağlaştıkları, battık batıyoruz şantajları yaptıkları görülüyor.. Oysa daha düne kadar mide ve tansiyon ilaçarından bunların çoğu (dikkat edin lütfen) % 5000 kâr etmekteydi. Bunu gören yabancı firmalar yerli firmaları satın almaya, ortak olmaya adeta hücum ettiler. Bu yerlilerin durumu bir zamanların otomobil montajcılarına benziyor. Marka dışarının, hammadde dışarının, bunlar burada sadece ambalajlayıp, türkçe prospektüs yazıp piyasaya sürmekte..
Bu arada kendileri gibi bildikleri bazı doktorları da ilaçlarını reçetelere yazsınlar diye, ağırlamakta ve gezdirmekte olduklarını artık sağır sultan bile biliyor. Düşünün bir ara bu amaçla yapılan seyahat masrafının 2 milyar dolar olduğu bile sızdı basına.. Yani kaz gelecek yerden tavuk esirgenmemekte..

 

Haber Tarihi: 13 Ekim 2018 Cumartesi 20:10

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    12 Aralık 2018