Çocuklar meraklıdır. Bu durum onlarda zehirlenmeye hazır bir ortam oluşturuyor. Çocuklar her yeri keşfetmeye ve çevrelerini incelemeye çaba gösterir. Buldukları her şeyi doğrudan ağızlarına götürürler. Tehlikeyi anlayamaz ve uyarı etiketlerini okuyamazlar.
Çocuklar açısından, kaplanmış tabletler, değişik renkli tablet ve kapsüller ile yumuşak ilaçlar çekicidir. Bunların ortalık yerde veya çocukların ulaşabilecekleri bir durumda bırakılmaları çok kötü sonuçlara yol açabilir. Zehirlenmeye sebep olan ilaçların büyük çoğunluğu, anne tarafından kullanılan ve olay sırasında kullanılmakta olan ilaçlardır. O halde özenli, dikkatli olmalısınız:
İlaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve tercihen kilitlediğiniz yerlerde saklayınız. Çocukların sandalye gibi araçlar kullanarak boylarının çok ötesindeki yerlere dahi ulaşabileceklerini unutmayınız.
Çocukların önünde ilaç kullanmayınız. Sizi taklit etmek isteyebilirler.
İlaç sürekli kullanılacak olsa bile, kullanır kullanmaz kapağını kapatıp sakladığınız yere kaldırınız..
Her ilacın ismini doğru kullanarak, ilacın şeker olmadığını çocuklara öğretiniz. İlaçların şeker ya da oyuncak olarak algılanmasına yol açabilecek davranışlardan kaçınmalısınız. İlaç kutularıyla veya kullanılmış enjektörlerle oynamalarına izin vermeyiniz.
Kullanılmayacak duruma gelmiş ilaçları kesinlikle yok ediniz. Bunu yaparken de çöpe atmayınız, tuvalete dökünüz.
Çocuğun ilaç kullanması gerektiğinde, ne maksatla ve ne vakit kullanılacağını kendisine onun anlayabileceği bir dille açıklayınız.
Çocuğun ilaç içmesini onunla pazarlık konusu yapmayın
İkna edici olmaya çalışmalısınız...
Genellikle çocuklar ilaç içmeyi sevmezler ve sonuna kadar da bu konuda mücadele ederler. Siz de içirmek için mücadeleye girişirsiniz. Elbette siz haklısınız. Sağlığı için çocuğun hekim tarafından verilen ilacı zamanında alması gerekir. Fakat bunu yaparken ne mücadeleye girişin, ne de bu konuyu onunla pazarlık konusu yapın. Kararlı olun.
Fakat ilacını almak istemeyen çocuğu cezalandırmayın. İlaç içmeyi hiçbirimiz sevmeyiz. Tutarlı ve ikna edici şekilde yaklaşımınızı sürdürün.
Ve çocuğunuz ilacını içince, kocaman bir kucaklama ve övgüyle onu ve kendinizi kutlamayı unutmayın.
Çocuğunuz ilaç içerken en az 45 derece açılı oturuyor ya da ayakta duruyor olmalı. Böylelikle boğulma ihtimali azalır.
İlacı ağzının yan tarafından verin. Ağzının tam ortasından verirseniz öğürme refleksini başlatmış olursunuz. Tablet halinde olanları dilinin gerisine koyun, yoksa tükürülme ihtimali artar.
İlacın tadı kötüyse, onu elma püresi, yoğurt, muhallebi veya reçel arasında verebilirsiniz. Çikolata veya yumuşak şekerle vermeyi de deneyebilirsiniz.
İlacı meyve suyu, hazır mama (süt şeklinde) ya da sütle karıştırmak aslında etkin olmaz; çünkü ilacın büyük bir kısmı bu sıvıyı içeren biberon ya da bardakta kalacaktır. Sıvıyla karıştırmanız gerekirse, az sıvı kullanın. Böylelikle ilacın tümü çocuğun sistemine ulaşmış olur..
Kaşık kullanırsanız ölçülü tüpte olanlarını kullanın. Yemek takımınızdaki kaşıklarınızı değil.
İlacı çocuğa asla “Şeker” diye adlandırmayın. İlaç olduğunu söyleyin ki; çocuğun aklında tehlikeli bir karışıklık olmasın.
Küçük çocuklardan kendi ilacını almasını istemeyin. İlacını alırken mutlaka yanında bulunun.
Pazarlık ya da vaatte bulunmayın. Çocuk, ilacını içmesinin şart olduğunu; pazarlık konusu olamayacağını bilmeli