PKK elebaşı Mustafa Karasu’nun açıklamalarının ardından Başak Demirtaş’ın İBB Başkan adaylığından çekilmesini görmezden gelen Cumhuriyet, CHP’nin Kandil’le ittifakını perdelemek için dillendirdiği yalanlara bir yenisini daha ekledi.
Buğra Kardan İstanbul
Sokak olaylarına, darbelere, kirli ittifaklara umut bağlayan CHP ve medyası ilkesizliğe devam ediyor. Özel ile İmamoğlu’nun sesi olan gazeteciler, zillet ittifakında yeniden yer almaktan kaçınan partilere esip gürlerken Cumhur İttifakı’ndan çekilenlerden sitayişle söz ediyor. İttifak yapmadığı için İP’i dolamaya, Akşener’e itibar suikastı yapmaya yönelen fonlu kalemler, İstanbul’da aday çıkarma kararı alan DEM’e bile saldırıyor. Gerek Can Ataklı ve İsmail Saymaz’ın gerek İmamoğlu’nun trollerinin DEM’e taarruz etmesi yadırganırken CHP’li Gamze Pamuk’un Bursa’yı Refah sayesinde kazanacaklarını savunması siyasi ahlâka mugayir bulunuyor.
Komik durumdalar
Olan biteni akit’e değerlendiren gazeteci yazar Emin Pazarcı, şunları söyledi: “CHP’ye yakın medyanın hâli tuhaf ve komik. Bir gazeteci taraf olabilir. Ama bunlar taraf olmanın ötesine geçmişler, siyasete yön vermeye çalışıyorlar. CHP’nin komiseri, il ve ilçe başkanı gibi davranıyorlar. İttifaka gitmeyeni linç ediyorlar, AK Parti’yle ittifak etmeyene de güzelleme çekmek için yarışıyorlar. Çok gülünçler.
2024’te şartlar değişti
“Tabii 2024 seçimlerinin şartları 2019 seçimlerinden farklı. 2019 seçimlerinde neler olacağı bilinmiyordu. CHP’nin adayları büyük vaatlerde bulunmuşlardı ama yerine getirilmedi. Yavaş, İmamoğlu ve diğer CHP’lilerin iş yapmadıkları ortada idi. Tabii bunlar ve diğer CHP’li belediye başkanları algı operasyonlarıyla seçimlere gidecekler ancak olmuyor. Onun için şuna buna sarılıyorlar. DEM’den medet umdular. Refah’a umut bağladılar. Olanları izleyeceğiz. Vatandaş, 5 yılda yapılanları da yapılmayanları da gördü. Kararını verecek.” Gazeteci Yazar Serdar Arseven de şunları dile getirdi:
Ahlâk ilkeleri terk edilmemeli
“Medya, dikkatli olmalı. Siyasette de farklı düşünceler, görüşler olabilir. Ancak bu memleketi seven herkesin kırmızı çizgisi olmalıdır. PKK’dan kopmadıkça DEM’le ittifak yapılmamalıdır. Ne yazık ki CHP’nin böyle bir derdi yoktu, yok. Kılıçdaroğlu döneminde DEM’le irtibat kuvvetliydi. Özel döneminde de irtibatın daha kuvvetli olduğunu müşahede ettik. Bu CHP tabanını da tedirgin ediyordu. Ne olduysa DEM yerel seçimlerde tek başına gireceğini bildirdi. Şu anda fark ediyoruz ki CHP ve medyası DEM’e ittifaktan kaçındığı için saldırıyor. Burada konunun ittifaktan kaçınmak ya da kaçınmamak olmamalıydı. Konu kırmızı çizgi olmalıydı. İşte onun için hem CHP’nin hem diğer siyasi oluşumların Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne karşı duruş sergileyen yapılardan her ne pahasına olursun uzak durmalı.”