• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘Hırsız’ın mesajı kavga çıkardı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
‘Hırsız’ın mesajı kavga çıkardı

Kurduğu yolsuzluk şebekesi ile İBB’yi talan ettiği için hakkında 2.430 yıl hapis cezası istenen ve yaptığı vurgunları anlatmak yerine kariyer peşinde koşan suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun mektubu kavga çıkardı. İmamoğlu’nun pişkin mesajına tepki gösteren AK Partili belediye başkanları, hırsızlığın meşrulaştırılmasına izin vermedi.

Sebahattin Ayan  İstanbul

Kurduğu yolsuzluk şebekesi ile İBB’yi talan ettiği için hakkında 2.430 yıl hapis cezası istenen ve yaptığı vurgunları anlatmak yerine kariyer peşinde koşan suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun mektubu kavga çıkardı. Hiçbir vasfı olmadığı halde tutuklu olduğu Silivri Cezaevi’nden Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimine mektup gönderen İmamoğlu’nun pişkin mesajına tepki gösteren AK Partili belediye başkanları, hırsızlığın meşrulaştırılmasına izin vermedi. Divan Başkanı tarafından İmamoğlu’nun mesajını okumasına karşı çıkan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ile Cumhur İttifakı TBB Başkan Adayı Fırat Görgel’in tepkisinin ardından salonda arbede yaşandı. Kamu yararına faaliyet gösteren dernek statüsünde bir kuruluş olan ve farklı partilerden seçilmiş belediye başkanlarını aynı çatı altına toplayan TBB’nin CHP’nin arka bahçesi olmadığına dikkat çeken uzmanlar, ‘hırsızların mesajı TBB’de okunamaz’ görüşünde birleşti. Başkanlığa ise CHP’li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer seçildi.


 

PROVOKASYON GİRİŞİMİ

Konuyla ilgili gazetemize konuşan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, şunları söyledi: “Türkiye’deki 1389 belediyenin tamamını temsil eden ve kamu yararına faaliyet gösteren TBB, bir siyasi partinin arka bahçesi veya propaganda aygıtı değildir. CHP’nin girişimi devletin kurumlarına duyulan saygının ne denli ayaklar altına alındığının bir göstergesidir. Yolsuzluk şebekesi kurmak ve belediyeyi talan etmekle suçlanan bir şahsın, cezaevinden gönderdiği mesajın meşrulaştırılmaya çalışılması, sadece AK Partili üyelere değil, hukuk devletinin ilkelerine de bir saldırıdır. Milletin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının bulunduğu bir ortamda, mağduriyet edebiyatı üzerinden hırsızlık iddialarının üzerini örtme çabası, CHP’nin klasikleşmiş yavuz hırsız ev sahibini bastırır siyasetinin son örneğidir. TBB gibi uzlaşı kültürünün hâkim olması gereken bir platformda arbede yaşanması CHP zihniyetinin gittiği her yere kaosu da beraberinde taşıdığını kanıtlıyor. Divan başkanının yetkisini kötüye kullanarak, tarafsız kalması gereken bir makamdan suç örgütü liderliği ile suçlanan birinin mektubunu okuma ısrarı, CHP’nin demokratik süreçleri nasıl kendi ajandasına alet ettiğini göstermektedir.TBB bir siyasi sığınak değildir. Kamu kurumu niteliğindeki yapılar, suç dosyaları kabarık isimlerin itibar aklama yeri hiç değildir. CHP, belediyeciliği hizmet üretmek yerine kariyer planlama ve vurgunları örtbas etme aracı olarak gördüğü müddetçe, bu tür skandalların ardı arkası kesilmeyecektir. Milletin parasıyla, milletin iradesiyle kurulan bu birlik; yolsuzlukla anılanların değil, liyakatle hizmet edenlerin kürsüsü olmalıdır. AK Partili belediye başkanlarının bu pişkin girişime geçit vermemesi, sadece bir siyasi tavır değil, kamunun onurunu koruma mücadelesidir.”


 

AK PARTİ REZİLLİĞE GEÇİT VERMEDİ

Siyaset Bilimci Dr. Tunç Taşbaş da şunları dile getirdi: “İtalya’da 1990’larda patlak veren Mani Pulite yani Temiz Eller operasyonunu bugünlerde tekrar tekrar okumalıyız. Milano’da küçük bir rüşvet vakasıyla başlayan o süreç, Tangentopoli denilen ve tüm sistemi bir ahtapot gibi saran rüşvet, zimmet ve usulsüzlük ağını yerle bir etmişti. O gün İtalya’da siyasi partilerin sonunu hazırlayan şey sadece suçun kendisi değil, partilerin bu suçları sistematik bir şekilde sahiplenmesiydi. Bugün benzer bir idrak tutulmasını CHP’nin sergilediği tutumda görüyoruz. Siyasetin en temel meşruiyet zemini olan şeffaflık ve dürüstlük ilkeleri, blok halinde körlük politikasına kurban ediliyor. Karşımızda bir tablo var: Diploması şaibeli, servetinin kaynağı karanlık, dosyaları yolsuzluk, rüşvet ve hatta casusluk gibi ağır suç iddialarıyla tıka basa dolu bir figür... Ve bu figürün peşinden, sanki hiçbir şey yokmuş gibi gitmeye devam eden bir siyasi irade. Bu sadece bir siyasi tercih değil; devletin ve toplumun ahlaki kolonlarını kemiren bir çürümedir. Parayla usulsüz yatay geçiş yapanların, sınav sorularını çalanların veya diplomasını sahtecilikle elde edenlerin oluşturduğu o gri alan bugün en tepede siyasi bir koruma kalkanına dönüşmüş durumda. CHP, peşinden gittiği bu karanlık gölgenin içinde kaybolmadan önce şu soruyu sormalıdır: Temiz ellerin olmadığı bir sofrada milletin karnı doyar mı? CHP’nin hırsızlığı, yolsuzluğu meşrulaştırma girişimi AK Partili başkanlara takıldı.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Türkmen

Onlarda karşılık olarak Apo nun mektubunu okusalarmış...

hasel

Yaklaşık 2500 sene cezası kesilen insanın,resmi bile yayınlanmamalı.Yüzbinlerce vatandaşın verilerini Avrupa ülkesine verip casusluk yapan,İstanulu ve Türkiyeyi soyan bu zevatın hala daha duruşması SÜRÜYOR,LAÇKA,demokrasi YÜRÜYOR.İçeride bey gibi YATIYOR.Ülkeyi SATIYOR.(sattı)
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23