“Birçok rivayetler anlatılagelmiştir” Arap Dede Mezarı hakkında günümüze çok sayıda rivayetlerin ulaştığını ifade eden Özçakır, “Batı Gazi Bulvarı’nda yer alan kaldırım üzerindeki yatır, oradan geçen herkesin dikkatini çekse de orada kimin yatırı olduğu, geçmişi hakkında kimsenin net bir bilgi sahibi olmadığı bir gerçek. Zamanında Batı Gazi Bulvarı’nın yol genişletmesi sırasında bu bölgede bulunan geniş bir mezarlık alanı, konutlar ve yerleşimlere açılırken, bu yatırın da o dönemde kaldırılmak istendiği buna rağmen kepçe ile yapılan çalışmada mezarın yerinin oynatılamadığı günümüze kadar anlatılagelmiştir. Yaşlıların anlattıklarına göre kepçe çalışma yapmak istese de mezarı kaldıramamış, her çalışma sonrasında ise mezarın yeniden eski haline geldiği söylenmiştir. Bu yaşananların ardından mezarın yerinde kalması gerektiğine karar verilmiş. Burası hakkında günümüze kadar çok sayıda rivayetler vardır. Buranın üzerinde çok fazla araştırma yapılamadığı, üzerinde bir kitabe bulunmadığı için kimin mezarı olduğu çok bilinmese de burada yatan kişinin anlatılanlara göre eski erenlerden olan Arap Dede olduğu söyleniyor” dedi. Arap Dede ile ilgili anlatılan bir hikayeyi de aktaran Özçakır, “Bir söylenceye göre de Arap Dede, buradan geçen her cenazeye ‘Namaz kılmadan gidiyorsan yuh olsun’ dermiş. Bir gün kendi vefat etmiş cenazesi geçerken başka birisi de ‘Sen her geçen cenazeye, namaz kılmadan gidiyorsan yuh olsun diyordun, şimdi ne yapacaksın’ diye seslenmiş. O esnada cenazeyi taşıyanlar olduğu yerde durup kalmışlar ve birden cenazenin tabuttan kalkıp doğrulduğunu görmüşler ve Arap Dede; ‘Namazsız niyazsız gidiyorsam bana da yuh olsun’ dediği rivayet edilir. Bu mezar ve çevresi inanç gereği kutsal kabul edilerek, mezarın burada kalmasına müsaade edilmiş. Çünkü inancımız gereği mezarlarımızı kaldırmak, tahrip etmek çok uygun bulunmaz” dedi.