• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hastaları musîki ile biz tedavi ediyorduk

Yeniakit Publisher
2019-01-05 21:14:00 -
Hastaları musîki ile biz tedavi ediyorduk

Bugün Kayseri Mimarsinan Parkı içinde bulunan ve Selçuklular Döneminde yapılan Gevher Nesibe Medresesi dünyanın ilk uygulamalı tıbbiyesi idi. Musıki ile şifa dağıtan bu abide bina sustu, onun görevini Avusturya’da açılan klinikler sürdürüyor..


Darüşşifamızı ise biz, müze diye geziyoruz! Çünki Erciyes Üniversitesi’ne bağlı Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılmakta..

Gevher Nesibe Sultan, Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın kızıydı. Vasiyeti üzerine ağabeyi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1204-1206 yılları arasında Kayseri'de bu darüşşifa yaptırıldı. Darüşşifa'da Gevher Nesibe Hatun’un türbesi de bulunmaktadır.

EDİRNE ÖDÜL ALDI!

Padişah II.Beyazıd tarafından kurulan Edirne Darüşşifası da müze.. Üstelik bu müze 2004’te Avrupa’nın en iyi müzesi ödülünü aldı.

Darüşşifa’da Tabhane (Misafir ve Dinlenme Yeri), Tıp Medresesi, Cami, İmaret (mutfak, yemekhane, depo,) Köprü, Hamam, Un Değirmeni, Su Deposu, Sübyan Mektebi, Mehterhane, Muvakkithane (günün saatlerini ve takvimini bildirir) var.

Evliya Çelebi burada "hastalara deva, dertlilere şifa, divanelerin ruhuna gıda ve def'i sevda olmak üzere" on adet hanende ve sazende gulam (hizmetli genç) ayrıldığı, bunların üçü hanende, biri neyzen, biri kanuni, biri musikari, biri cengi santuri, biri udi olup haftada üç gün hastalara ve delilere büyük kubbenin altında musiki faslı verdiklerini; neva, rast, dügah, çargah ve suzinak makamlarını çaldıklarını bildirmektedir. Mevsim çiçeklerinin (gül, karanfil, sümbül, reyhan ve misk-i rum) koku ve renklerinde de tedavi yapıldığını yazmaktadır.

Binanın her tarafından dinlenebilen bu musıki kadar; su sesi ve güzel kokulardan yararlanarak ruh hastalarının tedavisi yoluna gidilirdi. Bu noktada önemli sayılan bir olgu; aynı yıllarda Avrupa'da delilik denilen hastalık durumlarında hastanın "Şeytandır" gerekçesiyle yakılmasıdır.

Aslında hastahane her türlü hastanın kabul edildiği bir yerdi ve tedavi parasızdı. Mesela göz tedavisi için de önemli bir merkezdi.

Bu hastahanede, zincire vurulması gereken akıl hastalarına, paslı demirin olumsuz etki yapma ihtimali düşünülerek altın ve gümüşle kapanmıştı.

Hastahane kadrosunda 1 baştabip, 2 tabip, 2 göz uzmanı, 2 operatör, 1 eczacı bulunmaktaydı.

Külliye, Trakya Üniversitesi’ne devredilmiş ve müzeye dönüştürülmüştür.

Avrupa uyguluyor

Depresyon, panik atak, parkinson, alzheimer, epilepsi, stres, otizm, uyuşturucu bağımlılığında, doğum ve kansere bağlı ağrılar dahil her çeşit ağrıda ve travmalarda musıkinin desteği ile tedavi yapılıyor.

Müzikle tedaviye müzikoterapi deniyor. Çok eski bir tedavi usulü bugün yeniden hararetle değer kazandı. Başıörtülü öğrencilere kapılarını açan ve onların başarılarıyla övünen Avusturya’da ayrıca Türk Musıkisi ile tedavi yapılıyor. Mieding Klinik’te her yıl yaklaşık 1000 hasta şifa buluyor. Komadaki hastalara bile her gün 20-30 dakika müzik dinletiliyor ve olumlu sonuçlar elde ediliyor.

Sadece o değil; musikinin, ameliyatlarda hastalar kadar hekimler üzerinde de olumlu etkiler yaptığı, ekibin operasyon sırasında en kötü olumsuz gelişme karşısında bile serinkanlılıklarını yitirmedikleri görüldü. Ameliyat edilecek hasta ise daha az narkoza ihtiyaç duyuyor, huzurlu oluyor.
Daha ilginci değişik makamların, değişik rahatsızlıklar üzerinde daha etkili olması.

Mesela, ● rast makamı spastik ve otistik hastalara, ● isfahan makamı ateşli hastalıklara, ● hüseynî makamı karaciğer ve kalp iltihaplarına, ● nihavent makamının ise baş, boyun, bel ağrısı ve hipertansiyon hastalarına iyi geldiği ileri sürülüyor.

Depresyon, panik atak, parkinson, alzheimer, epilepsi, stres, otizm, uyuşturucu bağımlılığında, doğum ve kansere bağlı ağrılar dahil her çeşit ağrıda, travmalarda musıkinin desteği alınıyor.

Musıki ile tedavinin bizde çok eski bir geçmişi var. Selçuklu döneminde Kayseri Darüşşifa’sında, Osmanlı döneminde ise Tunca nehri kenarındaki Darüşşifa’da bu usul başarı ile kullanılmıştı. Aynı dönemlerde akıl hastaları içlerine şeytan girdi diye Avrupa’da yakılıyordu. Ülkemizde ise su şırıltısının dahi tedavi maksadıyla kullanıldığı bir tıbbî seviye yaşanıyordu.

Şimdi Avrupa bizden aldığı ile binlerce hastaya şifa hizmeti sunuyor.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23