• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nurettin Veren
Nurettin Veren
TÜM YAZILARI

Gülen güçlü bir istihbarat teşkilatı kurmuştu

17 Şubat 2016
A


Nurettin Veren İletişim: [email protected]

Gülen artık herkesi istihbarat elemanı gibi çalışmaya alıştırmıştı ve biz bunu Devletimizi ihtilallerden koruma adına hayırlı bir görev yapar gibi yapıyorduk.

Fakat bu kadar sığ bilgilerle Devleti evhamlandırmak, inandırmak sıkıntı meydana getirdiği için.. Bu bilgileri getiren Kurmay Denizci Subay arkadaşlara, Hoca’nın bu şekliyle evhamlanarak beni sık sık Demirel’e gönderdiğini, bunun bizim işimiz olmadığını, onların da işi olmadığını, bu tip işleri yapmamalarını söyledim.

Fakat bu arkadaşlar “Nurettin abi, Hoca Efendi bizi odasına çekip, özellikle Askeriyenin içerisindeki bu Paşalarla ilgili her türlü bilgi ve belgeyi getirmemizi istiyor, biz de onun için getiriyoruz” dediler.

Artık herkes Devletin üstünde, Devleti koruyan bu misyonu severek yapıyordu. 

Hizmet insanları, gönül insanları, Fetullah Gülen’in Ajanları haline gelmişti.

Artık herkes Devlet’in Hoca Efendi tarafından daha iyi yönetilebileceği ne ve ülkenin sahipsiz olduğuna, siyasilerin yetersiz olduğuna inandırılıyor ve bütün kamu kuruluşlarının içerisinde Hocaya bağlı Paralel bir  örgütlenmenin daha hayırlı olacağını ve İslam-Kur’an adına Fetullah Gülen’e bağlı paralel bir örgütün kurulmasına ikna ediliyordu.

En son 1995 yılında FEM Dershanesi’nde yapmış olduğu “askeriyeyi, mülkiyeyi, yargıyı, ele geçirin; Devletin kan damarları içerisine girin, hissedilmeden buraları işgal edin, hissedildiğiniz zaman geriye çekilerek kendinizi belli etmeyin, fırsat bulduğunuz zaman tekrar ileri doğru yürüyün” talimatını verdiği zaman, ben buna katılmamıştım ve Gülen’le yol ayrımına gelmiştik.

Bu konuşmaları aynı zamanda kamera ile çektirip, bölge imamlarına da çoğaltıp veriyordu. Ben bugüne kadar bizim hiç böyle bir toplantımız olmadığı ve bu fikirlerin açıkça ifade edilmediğini, bu bilgilerin mutlaka Milli Güvenlik Kurulu’nun eline geçeceğini düşünerek, böyle bir şeyin bir facia olacağını ifade ettim. 

Zaten daha önceki yazımda da hatırlattığım gibi, bu itirazlarımdan sonra bana karşı güveni sarsıldı ve bir müddet sonra Aforoz Belgemi bana gönderdi, cemaate de bu Aforoz Belgesi ile bana karşı tavır almalarını öğütledi, 

Artık beni hain ilan etmişti, buna kılıf bulmak için değişik iftiralarla karalandım, Nurettin Veren siyasete girmek istiyor, ticaret yapıyor, hizmetin itibarını kullanıyor, zararlara sebebiyet veriyor, para zaafı var iftiralarıyla karalandım.. Gazetedeki, televizyondaki, görevlerimden derhal uzaklaştırıldım.

O zamana kadar hiç kimseyi, bu kadar açık belgeli olarak Aforoz etmediği için Fetullah Gülen’in bu şiddetli ve belgeli Aforozunun  altından kalkmak mümkün değildi.

Hiç kimse bana selam vermiyor, yolda görse bile yüzünü çeviriyor, telefonlarıma dahi çıkmıyordu. Ben tam bir konserve insan olarak artık bloke edilmiş, kağıt mendil gibi kullanılıp bir tarafa atılmıştım.

Ben, bu iftiralara karşı elimdeki tek imza ile yetkili olduğum Zaman gazetesi ve Feza gazetecilik adına bana verilen; “TÜRKİYE GENELİNDEKİ BÜTÜN BANKALARDAN PARA ÇEKMEYE, SINIRSIZ VE SÜRESİZ her türlü çek senet tanzim etme”ye ilişkin noter belgesini göstermeye ve yayınlamaya hazırım, sırası gelirse televizyon programında bunu da ibraz edeceğim.

1995 yılına kadar yani beni Aforoz ettikleri bu tarihe kadar, benim hiçbir ticari işim, çekim, senedim olmamıştır. Bununla beni karalayarak iftiralarla cemaatin içerisinde itibarsızlaştırıp, hain ilan ettiler.  Bu iftiralara karşı hakkımı helal etmiyorum. İDDİA EDENLER İSPAT ETMEK MECBURİYETİNDEDİR. ELLERİNDE HERHANGİ BİR BELGE VARSA İSPAT ETMEYE DAVET EDİYORUM.

Zaten şu içine düştükleri iftiralardan dolayı bana yaptıklarının bin beterini Allah onlara şu anda çektiriyor. Dünya içerisinde kendilerine kaçacak bir delik arayacak duruma düştüler. Bir mümin birisini neyle itham ederse, başına aynısı gelmeden ölmez.

Gülen dünyada bu iftiraların karşılığını gördüğü gibi ahirette de bunun bin katını görecektir.

Ben bu iftiraları tamir etme imkanım olmadığı için elimdeki tek sermayem olan arabamı sattım, bununla geçimimi sağlayacak bir iş yapmaya çalıştım. Ve hiçbir şekilde itiraz edip, üzerlerine gidecek maddi manevi gücüm yoktu. Talep edeceğim bir şey de yoktu. Kenarda oturup, kendi işime bakmaya çalıştım. Artık Gülen’in ufku açılmış, hareketine mani olacak herhangi bir durum kalmamıştı.. Büyük bir güç zehirlenmesiyle, kendisine Türkiye Hudutları dar gelmişti. Bu arada gelen ihbarlarla kendisinin tutuklanacağı ve Türkiye’de kalırsa hayati tehlikeye gireceği kulağına üflenerek, Alaattin Kaya, İlhan İşbilen, Moroviç, İshak Haleva, aracılığıyla papazlarla irtibata geçmiş ve Vatikan’a gitme projesini planlamıştı.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23